Cüceler benim canım ciğerim!

Cüceler benim canım ciğerim!
Cüceler benim canım ciğerim!
Cem Yılmaz imzalı 'Ali Baba ve 7 Cüceler', küçük bir esnafın Bond'vari bir kahramana dönüşmesini anlatan ve beklentileri karşılayan bir komedi. Film, 1100 salonda vizyona girdi.
Haber: UĞUR VARDAN - ugur.vardan@radikal.com.tr / Arşivi

ALİ BABA VE 7 CÜCELER (Not: 3/5)
Yönetmen: Cem Yılmaz
Oyuncular: Cem Yılmaz, Çetin Altay, Irina Ivkina, Zafer Algöz, Yosi Mizrahi, Bahtiyar Engin, Can Yılmaz, Fevzi Gökçe
Yapım: 2015, Türkiye
Süre: 110 dk.

Cem Yılmaz’ın daha önceki sinemasal hamleleri ‘GORA’ ve ‘AROG’ vasıtasıyla tanıdığımız Arif, hepimiz için bir ayna görevi üstleniyordu... ‘Bilgisi yok, fikri çok’ bu arkadaşımız, pragmatist, her konuya anında kendince bir çözüm getiren, cesur ve girişimci, her türlü zemin ve mekânda var olmanın üstesinden gelen, aslında her birimizde az ya da çok bulunan bütün bu özelliklerin ‘harika’ bir karışımına sahipti. Bu yüzden uzaya gittiğinde de, geçmiş zamana uzandığında da bir şekilde yolunu bulup ‘oraları’ da, kendi bilgi ve görgüsü ölçüsünde dizayn etmeyi, işleri yoluna koymayı başarıyordu. Yılmaz’ın bu hafta gösterime giren son filmi ‘Ali Baba ve 7 Cüceler’in ana karakteri Şenay da aslında Arif’in yeni bir versiyonu. Sanki uzay ve geçmiş zaman maceraları sonrası kendine farklı bir ufuk arıyor ve de buluyor: ‘Avrupa medeniyeti...’ Lakin onun için bu medeniyet hemen Edirne sonrasında başlıyor; soluğu Bulgaristan’da, Sofya’da alıyor ve bilmediği suları, bildiği yöntemlerle aşmaya çalışıyor.

‘Ali Baba ve 7 Cüceler’, bahçe aksesuvarı olarak bildiğimiz ‘cüce heykelleri’ satan bir karakterin yaşadığı serüvene odaklanıyor. Kartvizitinde ‘Şenay Cüccaciye! Bahçenizin Dostu, Evinizin Arkadaşı!’ ifadeleri yazan bu hayalleri büyük ‘küçük esnaf’ımız, kayınbiraderi İlber’le kimi yerel başarısızlıkların ardından şansını uluslararası sularda denemek üzere Sofya’daki bir fuara katılıyor. Lakin burada kimi tesadüfler sonucu kendisini kirli işlerin adamı Boris Mançov’un karşısında buluyor.

Sinemasal referanslar

Cem Yılmaz, senaryosunu da kendisinin kaleme aldığı ‘Ali Baba ve 7 Cüceler’de, çeşitli filmlere referanslarda bulunan ama temelde asıl göndermeleri kimi kültürel kod ve değerlerimiz olan gayet keyifli bir eğlenceliğe imza atmış. Bu yolculukta ana duraklar Barış Manço ve İzzet Altınmeşe ama küçük dokunuşlarla Cemal Süreya’dan Namık Kemal’e uzanan diyaloglar da var. Öykünün bir yerinde Şenay ve İlter’in yanı sıra iki Türk esnafının da dahil olduğu gruba yönelik ‘İnsan avı’ üzerinden ‘Açlık Oyunları’ serisine selam yollamak gayet iyi durmuş (ki fragmanı izleyen kimi sinemaseverler, buradaki göndermenin Eli Roth’un ‘Hostel’ine yönelik olabileceğine dair bir kanıya kapılmışlardı). Ama bence ‘Ali Baba ve 7 Cüceler’in asıl zarif, ince ve zekice hamleleri, Cem Yılmaz’ın kendi sinemasal geçmişine ilişkin hatırlatmalarda kıyıya vuruyor. Özellikle de türkü söyleme üzerinden ‘Av Mevsimi’ ve ‘Son Umut’ (‘The Water Diviner’) göndermeleri bence muhteşemdi.
Keza 2. Dünya Savaşı’nın bittiğinin farkına varmayan Japon asker misali, Sovyetler’in dağıldığından bihaber görevini ifa etmeye çalışan Azeri kökenli Rus askeri Memedov karakteri de benzer göndermelerden payını alıyor! Öte yandan ‘Ali Baba ve 7 Cüceler, yukarıda bahsettiğimiz kimi referansların dışında genel olarak bir ‘Bond filmi’, daha doğrusu ‘Ajan parodisi’ tadında.

Yılmaz-Algöz düeti bir harika

Oyunculuklara gelince: Cem Yılmaz her zamanki ustalığında ve de klasında... Belki şu küçük hatırlatma yapılabilir; Şenay’ın yanı sıra Boris Mançov’u da (bir anlamda Arif ve Komutan Logar eşleşmesi) canlandırıyor. Çetin Altay, kayınço İlber’de başarılı bir performans ortaya koyarken ‘Zombi’leşmenin keyfini de çıkarıyor. Memedov, öykünün Şenay’dan sonraki en derinlikli karakteri olurken bu rolde izlediğimiz Zafer Algöz, filme farklı bir ‘tat ve doku’ katıyor. Cem Yılmaz’ın ağabeyi Can Yılmaz da inançlı esnaf İsmail Coşkun’da, elinde kolonyasıyla adeta döktürüyor. Rus kızı Veronika’da Irina Ivkina ise performansından çok güzelliğiyle iz bırakıyor. Yosi Mizrahi de ‘Beyaz Türk’ Tayanç Pakça karakterine çok iyi oturmuş... Bahtiyar Engin de Mançov’un yardımcısı rolünde gayet başarılı.
‘Ali Baba ve 7 Cüceler’, bence beklentileri fazlasıyla karşılıyor. Kimi sahneleri çok komik, kimi sahneleri de göndermeleri itibariyle çok başarılı, ayrıca ‘Cem Yılmaz-Zafer Algöz düeti’ de filmin zirvelerinden. Ayrıca satır aralarına sıkıştırılmış politik espriler de gayet iyi. Kısacası gönül rahatlığıyla salonun yolunu tutabilirsiniz. Son bir not da ‘Steril seyirci’ye: Kimi küfürlü sahnelere yönelik olası eleştirilere bizatihi Yılmaz’ın kendisi, basın toplantısında cevap verdi: “Filmimde küfür, hayatta olduğu kadar var...”

Cem Yılmaz'ın 'Ali Baba'sına eleştirmenlerden övgü

Cem Yılmaz: Seçenekler üçtü, İrina'yı tercih ettim!