Daha başka rekorlara hazırlıklı olun

Daha başka rekorlara hazırlıklı olun
Daha başka rekorlara hazırlıklı olun
Galeri yöneticileri Burhan Doğançay resminin 2.2 milyon liraya satılmasını son yıllardaki eğilimin bir sonucu olarak tanımlıyor. Önümüzdeki dönemde bu artışın devam etmesi bekleniyor




İSTANBUL - Türk soyut resminin önde gelen sanatçılarından, dünyanın pek çok ülkesinde sergiler açmış, pek çok müzenin koleksiyonunda eserleri bulunan Burhan Doğançay; şimdi de 1987 yapımı ‘Mavi Senfoni’siyle adından söz ettiriyor.
80 yaşındaki sanatçı, ressam Adil Doğançay’ın oğlu. Ekonomi eğitimi alan Burhan Doğançay, farklı görevler üstlense de hayatı boyunca resim yapmaya ara vermedi. 60’larda bir resmi Gugenheim koleksiyonuna alındı, Pompedieu gibi müzelerde sergiler açtı. Duvar fotoğrafları, Aubusson halıları gibi farklı projelere imza attı.
1987 yılında yaptığı ‘Mavi Senfoni’, önceki gün Antik AŞ’nin müzayedesinde 2 Milyon 200 bin TL’ye satılarak Burhan Doğançay’a yaşayan Türk ressamları arasında bir eseri en yüksek fiyata satılan sanatçı ünvanını kazandırdı. Son bir ay içerisinde yapılan müzayedelerde Ömer Uluç’un ‘Fahişeler’i 500 bin TL’ye ve Yüksel Arslan’ın ‘Mechandise’ının da 400.00 TL’ye alıcı bulmasıyla başlayan bu artışta, Burhan Doğançay’la ivme kazanan müzayede satışlarını sanatçı ve sanat eleştirmenlerine sorduk.

Yahşi Baraz (Galeri Baraz):
Burhan Doğançay çağdaş resimde öncülük yapmış bir sanatçıdır. 85’ten sonra Türkiye’de ünlü bir isim olmaya başladı. 2000’li yıllardan sonra da önemli koleksiyonerlerin dikkatini çekti. ‘Mavi Senfoni’ benim atölyemde yapıldı, 1987 İstanbul Bienal’inde sergiledik eseri, 1990’da da AKM’de ama satılmadı. Basının ilgisinin çok büyük katkısı var ‘Mavi Senfoni’nin bu fiyata satılmasında. Müzayedeye ilgi gösterilmesiyle birlikte eser birçok koleksiyonerin dikkatini çekti. Fakat zannedilmesin ki başka sanatçılar da milyonlarca liralık resim satacak. Bu bir süreç ve zamanla gelişecek. Doğançay’ın eseri diğer sanatçılara bir yol açmış oldu. Türkiye’de bir pazarın oluştuğunu da gösterir bu. Ömer Uluç da Türk resminin en özgün ressamıdır. Onun şanssızlığı dünyaya açılamaması oldu. Aslında Eserinin daha da yüksek bir fiyata satılması gerekiyor. Kendini gerektiği kadar tanıtamadı. Türkiye’de özel müzelerin kurulması Türk resim fiyatını daha da arttıracaktır. Bu gelişmenin hızla ilerlediğinin gün geçtikçe göreceğiz.

Azra Tüzünoğlu (Galeri Outlet):
Genel kanının aksine sadece bir ressama belli bir değer biçiliyor olması, dönemdaş ya da diğer çağdaş ressamların yaptığı eserlerin de fiyatının yükseleceği anlamına gelmez. Seçilen kişilerin fiyatları tavan yaparken sanat piyasasının çökmemesi adına adım adım ilerlenmesi taraftarıyım.

Kerimcan Güleryüz (Galeri X-İst):
Burhan Doğançay’ın eserinin yüksek fiyata alıcı bulması Türk modern çağdaş resminin ciddi bir şekilde yükselişte olduğununun göstergesidir. Bu çıkış bazılarının kafasında soru işaretleri yaratabilir, insanları tedirgin edebilir tek bir ismin bu fiyata alıcı bulmasına fakat bu bir başlangıç olarak görülmeli. Arkadan gelecek sanatçılarında fiyatları eş yüksekliğe gelebilir. Türk çağdaş sanatında ciddi bir yükselme olacağını düşünüyorum.

Levent Çalıkoğlu (İstanbul Modern Şef Küratörü):
Çok şaşırtıcı bir sonuç değil 2000’li yıllar Türkiyesi’nde sanat ekonomisi kendi varlığını farketti. Özellikler 4-5 yıldan beri yapılan satışlarda çağdaş sanatın çok popüler olduğu göze çarpıyor. Bu rakamlar şüphesiz hak edilen rakamlar. Nereye doğru gideceği de önemli çünkü sanat ekonomisinin bizdeki en büyük sorunu devam ve istikrar. Bu durum sadece ekonomiyle değil sanatçılara olan ilginin artmasıyla da ilgili bir durum. Burhan Doğançay, Ömer Uluç gibi sanatçılar elbette ki herkesin tanıdığı ve bildiği çok önemli isimler ve bu sanatçılar artık kendilerinden öte bir durum yarattılar kontrollerinde olmadan. Bunun en önemli yansımasının uluslararası olması gerektiğini düşünüyorum. Bu sanatçılarımızın uluslararası sanat ağında görünürlüklerini destekleyecek büyük sergiler açmamız gerekiyor.

Rabia Çapa (Maçka Sanat):
Hayırlı oldu. Doğançay çok iyi sanatçıdır ama bu durumu ve bir ay içerisinde yapılan bu tip müzayedeleri normal bulmuyorum. Bu şekil müzayedeler galerilerin ziyaretçilerini azaltıyor. Sanatçıları galeriler meşhur ediyor fakat müzayede salonları kazanıyor ve yanlışlık burada başlıyor. Bir yanlış diğer yanlışları da getiriyor.

Rafi Portakal (Portakal Sanatevi):
Alanı ve satanı kutluyorum. Türk çağdaş resmi için çok önemli bir nokta bu. Klasik modern ve çağdaş Türk resmi bir ivme kazandı. Gönlüm bunun enternasyonal pazarda değer kazanması için muhakkak suretle dünyadaki önemli müze ve koleksiyonerlerin de dikkatini çekmesidir iç pazardan çıkabilmek adına. Alıcıların giderek bilinçlendiği ve eserle şaheser arasındaki farkın algılandığını görüyoruz.

Oğuz Erten (Sanat Tarihçisi):
Burhan Doğançay’ın ‘Mavi Senfoni’ adlı resmini yakından inceleme fırsatı bulanlar göreceklerdir ki bu parasal değeriyle kıyaslanamayacak bir yapıta bakmaktadırlar. 1990 yılında Türkiye’nin köklü galerilerinden olan Galeri Baraz’ın ‘Etkinlikler Sürecinde 15. Yıl’ sergisinde AKM’de sergilenen Mavi Senfoni, o günlerde 6-7 bin dolardan satışa çıkmasına rağmen hiçbir koleksiyonerin ilgisini çekmez. Aradan geçen 19 yıl gibi bir zaman içerisinde Burhan Doğançay, bu yapıtı sayesinde şu an Türk sanatının yaşayan en pahalı sanatçısı. Mavi Senfoni’nin satışı birkaç yıldır büyük kıpırdanmalar yaşayan çağdaş Türk sanatı içinde önemli bir dönüm noktası. En son bu heyecanı 2004 yılında satılan Osman Hamdi Bey’in Kaplumbağa Terbiyecisi adlı yapıtının satışında yaşamıştık. O günlerden bu günler basamak basamak ilerleyen Türk sanatının değer kazanması hem yurt içi hem yurt dışı müzayedelerdeki satışlarla parlak bir dönem yaşıyor diyebiliriz. Bu tür rekor satış haberlerini daha çok duyacağımızı rahatlıkla söyleyebilirim... (Kültür Sanat)

Sanatçılar temkinli
Ömer Uluç (Sanatçı):
Sanatın müzayede fiyatıyla ölçülmesine karşıyım.

Hüsamettin Koçan (Sanatçı):
Bu durumdan çok memnunum. Yalnız müzayedelerle ilgili bir çekincem var; müzayedeler sanatsal beklentiyi pazar elemanlarına yüklüyorlar, müzayedeler borsa gibi işlemeye başlıyor. Sözüm büyük sanatçılarımızla ve Burhan Doğançay’la ilgili değil ama müzayedelerin günümüz sanatına bu kadar ilgi göstermesini biraz kritik buluyorum, geleceği pek iyi görmüyorum. Bir sanat yapıtı sadece mali olarak değerlendirilmemeli. Bu durum etrafında bir takım yapay oluşumlar üretilebilir diye bir kuşkum var. Bununla beraber Burhan Doğançay’ın ya da büyük sanatçılarımızın eserlerinin yüksek fiyatlara satılması beni mutlu ediyor ama bu durum sadece ustalarla sınırlı kalsın. Galeriler önemini kaybetmesin.