DaVuDi

DaVuDi
DaVuDi
Haber: UĞUR VARDAN / Arşivi

Bir zamanlar Batı’da...

Yönetmen: Ömer Faruk Sorak
Oyuncular: Cem Yılmaz, Ozan Güven, Zafer Algöz, Demet Evgar
Yahşi Batı

‘Bizi, bize en iyi anlatan adam’ olarak Cem Yılmaz, ‘Türk’ün her bişeyle imtihanı’ serisinde önce uzaya açılmış, sonra çok çok uzak bir geçmişte uzanmıştı. Son imtihan ise ‘Western âlemi’nde veriliyor. Bu kez ‘GORA’ ve ‘Arog’dan farklı olarak öykünün ‘Türkleri’ Arif gibi kendi yolunu kendi bulmaktan ziyade, ‘okumuşlar, mürekkep yalamışlar’ olarak Batı’da boy gösteriyorlar. Üstelik Türk sayısı birken iki olmuş ve biri daha çok aklı, diğeri de daha çok duyguyu temsil eder bir hale bürünmüş. Hikâye kısaca şöyle: Yıl 1880. Amerika’yla ilişkilerin iyi tutulması yönünde iki Osmanlı bürokratı Lemi Bey’le (o bir monşer) Aziz Efendi (o da Teşkilatı Mahsusa’dan), Sultan’ın başkan Garfield’a hediye edilmek üzere verdiği elmasla yola çıkıyorlar. Ne var ki, ülkeye adım attıktan hemen sonra başlarına her türlü ‘kovboy belası’ geliyor. ‘Vahşi Batı’ya ilişkin gösterime çıktığı dönemde filmin Cem Yılmaz için bir geri adım olduğu, hikâyedeki esprilerin fazla argo içerdiği ve yer yer küfre dayandığı türünden eleştiriler vardı. Bana kalırsa bütün bunlar laf-ı güzaf. ‘Yahşi Batı’, ‘Cem Yılmaz standartları’nı tutturan, temel olarak güldürmeye hedefleyen ve bunu başarabilen bir yapım...
 Dağıtımcı firma: Tiglon

Umut ve Zafer

Yönetmen: John Boorman
Oyuncular: Sebastian Rica Edwards, David Hayman, Sarah Miles 

2. Dünya Savaşı ortamına küçük bir çocuğun, dokuz yaşındaki Bill’in gözünden bakış... John Boorman’ın yıllar yıllar önce İstanbul Film Festivali’nde gösterildikten sonra müdavimler arasında ‘kült’leşen filmi, savaşın yıkıntıları arasından yeşeren umudu en iyi ifade eden yapımlardan biri olarak dikkati çekiyor. Sık sık bombalanan Londra sokaklarında insanların, önce aile fotoğraf albümlerinin kurtarılıp kurtarılmadığını merak etmesi, çocukların okulun sürekli tatilinden dolayı savaşa olan sempatileri, hatta “Teşekkürler Adolf” diyerek müteşekkir olmaları vs. Boorman’ın filminden geriye kalan güçlü tortular. Bu sempatik ve hüzünlü klasiği, zamanında izlemediyseniz kaçırmayın derim.  Dağıtımcı firma: Tiglon


    ETİKETLER:

    Mayın