Demir leydiler sahada

Tayland sineması 1960'lardaki 'altın çağı'nı yeniden yakalamaya çalışıyor.

LONDRA - Tayland sineması 1960'lardaki
'altın çağı'nı yeniden yakalamaya çalışıyor. Bu konudaki en sağlam adım ise Yongyoot Thonkongtoon'un yönettiği 'The Iron Ladies' (Demir Leydiler). Eşcinsel, travesti ve transseksüellerden oluşan ve 1996 yılında Tayland'ın ulusal şampiyonasını kazanan Lampang Voleybol Takımı'nın gerçek öyküsünü anlatan film, İngiltere'de dağıtım şansı bulan ilk Tayland yapımı olacak.
Uzakdoğu'nun Londrası
Asya, Avrupa ve Amerika'da gösterildiğinde ödüllere boğulan 'The Iron Ladies'in, başrol oyuncuları May, June ve July filmin tanıtımı için İngiltere'de... Rengârenk kadınsı kıyafetlerle gittikleri her yerde dikkatleri üzerlerine topladıklarını belirten oyunculardan ikiz kardeşler April ve May, daha önce rol aldıkları bazı televizyon reklamlarında da yönetmen Thonkongtoon'la çalışmış.
April, Tayland'ı cinsel tercihini ifade edebilme anlamında 'Uzakdoğu'nun Londrası' olarak niteliyor ve ekliyor: "Singapur veya Malezya'da eşcinselseniz istediğiniz gibi giyinmeniz bile engellenir. Başka ülkelerden Tayland'ın Mardi Gras Festivali'ne katılmak için birçok eşcinsel geliyor."
Tayland'daki eşcinsel kültürünün kökenleri, seks ticaretinden daha eskilere dayanıyor. Vietnam Savaşı esnasında, Amerikalı askerlerin Bangkok'a akın etmesi şehri, seks ticaretinin yapıldığı global bir merkez haline getirmiş. Ama Bangkok tiyatroları, kadın rollerini oynayan erkek tiyatroculara asırlardır sahne oluyor. Bunun yanında ülkede Budist halk tarafından da kabul görmüş olan Batı çizgisinde eşcinsel işadamları var ve sayıları hiç de az değil.
Tayland hükümeti, seks ve eşcinsellik temaları içeren filmlere, Viktorya dönemini andıran şekilde karşı koymaya çalışıyor. Mesela izleyicilerin filmden önce ulusal marş için ayağa kalkmasını istiyor ve içki, sigara, kumar görüntülerini çıplaklıkta olduğu gibi 'tabu' olarak nitelendiriyor. Filmlerde bu temaların yer aldığı görüntüler 'bulanık' gösteriliyor.
İlk ama son değil
Eşcinsellik, resmi platformlarda rahatsızlıklara yol açıyor. 'The Iron Ladies'deki voleybol takımının gerçek hayattaki elemanları, hiçbir heteroseksüel erkeğin onlarla aynı saflarda yer almayı istememesi üzerine ayrı bir takım oluşturmak zorunda kalmışlar. Ayrıca eşcinsel oyunculardan oluşan bu takım ulusal şampiyonayı kazansa bile oyuncuları, ulusal
takıma kabul edilmemiş.
'The Iron Ladies', eşcinsellerin toplumdaki yerini ele almak, topluma mesaj vermek gibi sosyolojik görevlere soyunurken, eğlendirici ve basit anlatımıyla her kesimden seyirciye de ulaşabilmeyi hedefliyor. Filmin yönetmeni Thonkongtoon, "Takımın gerçek hayattaki mücadelesi ve arkadaşlık anlayışı beni bu filme çekti" diyor. Yönetmen, 'farklı yapıdaki insanların birlikte mutlu yaşayabileceği gerçeği'nin de altını çiziyor.
'The Iron Ladies', İngiltere'de gösterime girecek ilk Tayland filmi ancak sonuncusu olmayacak. Tayland, ağustos ayında İngiltere'de gösterime girecek ikinci filmi 'Tears of the Black Tiger'la (Siyah Kaplanın Gözyaşları) da İngiltere'yi sarsmaya devam edecek.
Cannes Film Festivali'nde gösterilen ve ardından Miramax tarafından dağıtım hakları satın alınan 'Tears of the Black Tiger'ın yönetmeni Wisit Sasanatieng. Film, 'kitch' bir aşk hikâyesi anlatıyor. (The Guardian)