Demli çaydan işkenceye bir durak

Demli çaydan işkenceye bir durak
Demli çaydan işkenceye bir durak
"Bir çay koyar mısın?" ricasının kabulünden emirler yağmuru altında kendini helak ederek yerlerde sürünmeye ne kadar sürede varılır?
Haber: ZEYNEP AKSOY / Arşivi

En masum görünen istekler kontrol dışı bir sadizme nasıl evrilir? İlyas Odman’ın yeni işi ‘Başka Sesler’ bu sorularla uğraşan bir performans. ‘Altıdan sonra tiyatro’nun projesi ‘ gece hikâyeleri’nin ilki olan ‘Başka Sesler’de Odman, kendi adına bazı ilkler deniyor, metni olan, teatral bir işe soyunuyor, iki oyuncuyla çalışıyor ve “aşk”tan uzaklaşıyor. 

Bir masa etrafında, oyun üzerine bir sohbetle başlıyor “Başka Sesler”. Bazı gayet masumane isteklerle kesilip tekrar edilen diyaloglardan sinsice ciddi bir işkence sarmalına evriliyor, fiziksel ve de ruhsal… İpek Taşdan “dominatriks” işkenceci rolünde çok başarılı, Gülhan Kadim de ezilen olarak. İlyas Odman’ın oyunculuk meylini iyice açık ediyor bu iş, zamanlamalarının doğruluğu olan bitenin komik boyutunun altını çiziyor. Çünkü her ne kadar Odman’ın kendi ifadesiyle “baskı mekanizmasının fark edilmeden en gündelik kabulden nereye gidebileceğini” araştırsa da ‘Başka Sesler’, bu yükün altında ezilirken bir yandan komik olmayı da başarıyor. Ceza mekanizması ve ast-üst ilişkisinin tuhaflığı üzerine, sembolizmle gerçeklik arasında gidip gelen, teatral, fiziksel ve duygusal bir iş ‘Başka Sesler’, hiç bağlantısı yokmuş gibi durmasına rağmen içinde yaşadığımız ortamın yarattığı hayalet baskıdan izler de taşıyor. Dramaturjik anlamda çok ilginç detay ve geçişlere sahip ve kesinlikle son derece değişik.


    ETİKETLER:

    aşk

    ,

    Oyun

    ,

    Komik

    ,

    Ceza

    ,

    Gece

    ,

    ,

    derece