@ErkanAktug

Devlet Ana'nın iflası

Ecevit'in isteğiyle Kemal Tahir'in 'Devlet Ana'sını filme çekecek olan Halit Refiğ 2.5 yıl sonra pes etti. Verilen 1 milyon dolar ise geri alındı.
Haber: ERKAN AKTUĞ / Arşivi

İSTANBUL - 1999 yılı mayıs ayı. Kültür Bakanı İstemihan Talay, Türkiye'de 'Ulusal Sinema'nın en ateşli savunucularından Halit Refiğ'i telefonla arayıp Başbakan Bülent Ecevit'in kendisini Ankara'ya Başbakanlığa davet ettiğini, Kemal Tahir'in 'Devlet Ana' romanının filme çekilmesi konusunda görüşmek istediğini belirtiyor... Ankara'ya gidiliyor ve Başbakanlık'ta yüz yüze görüşülüyor. Ecevit konuyu aktarıyor ve "Bu bir hükümet kararıdır" diyor...
Aradan 2.5 yıl geçti ve 'Devlet Ana' projesi başladığı yere geri döndü. Halit Refiğ, bazı problemler nedeniyle filmi Mimar Sinan Üniversitesi'yle (MSÜ) birlikte çekemeyeceğini belirtince Başbakanlık, biraz da ekonomik kriz nedeniyle olsa gerek projeyi askıya aldı ve MSÜ'ye gönderdiği
1 milyon dolar avansı geri istedi.
Üniversite de parayı faiziyle birlikte Başbakanlık Tanıtma Fonu'na iade etti. MSÜ Rektörü Prof. İsmet Vildan Alptekin, paranın, yaklaşık 168 bin dolar tutarındaki faiziyle birlikte iade ettiklerini söyledi.
Peki 'Devlet Ana' ne olacak? Şimdilik mechul. Başbakanlık, Halit Refiğ'in filmi
'Türker İnanoğlu Vakfı işbirliğiyle çekme' teklifine henüz bir yanıt vermiş değil.
İlk sorun telif yüzünden İbrahim Türk'ün,
Kabalcı Yayınları'ndan çıkan 'Halit Refiğ / Düşlerden Düşüncelere Söyleşiler' adlı kitapta Refiğ, 'Devlet Ana' ile ilgili olayları ayrıntılarıyla anlatıyor.
Kitaptan yola çıkarak projeyle ilgili gelişmeleri hatırlayalım. 'Devlet Ana' prodüksiyon açısından külfetli bir proje. Devlet, masrafları karşılayacak olsa da özellikle teknik altyapı açısından 'ciddi' bir kurum desteği şart. Ecevit-Refiğ görüşmesinde ilk akla gelen kurum TRT oldu.
Ancak Refiğ, 'Yorgun Savaşçı' deneyimini hatırlatıp sağlam bir teknik altyapıya sahip olan ve o zamanlar öğretim elemanı olarak görev yaptığı Mimar Sinan Üniversitesi Sinema TV Bölümü'nü öneriyor. Refiğ'in bu önerisi kabul ediliyor. Neticede Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan ile MSÜ'nün o zamanki rektörü Tamer Başoğlu arasında bir protokol imzalanıyor.
Devlet, 'Devlet Ana'yı hayata geçirmekteki kararlılığını hazırlıkların derhal başlaması için 1 milyon dolar tutarında avansı MSÜ muhasebesine yatırarak gösteriyor.
Peki sonrasında ne oldu? Görüşlerine başvurduğumuz Halit Refiğ, konunun ayrıntılarının kitapta yer aldığını hatırlatarak "Bir yerde hata yaptım. Projeyi Mimar Sinan Üniversitesi'yle birlikte hayata geçirmek istemem hataydı" diyor.
Kitaptan devam edelim. Refiğ, romanın telif haklarının alınması için girişimde bulunuyor. Kemal Tahir geride vâris bırakmadığı için bütün varlığı bir vakfın gözetimi altında. Refiğ de bu vakfa başvuruyor. Ancak vakıf yetkilileri, Kemal Tahir eserlerinin yayın haklarını Onk Ajans'a devrettiklerini, kendilerinin muhatap olmayacaklarını Osman Karaca ile muhatap olunması gerektiğini belirtiyor.
Onk Ajans'a üniversite adına Sinema TV Bölüm Başkanı Sami Şekeroğlu başvuruyor. Onk Ajans başlangıçta projesinin maliyetinin yüzde 10'unu istiyor. Anlaşamıyorlar ve Osman Karaca kendisini ahlaksızlıkla itham ettiği gerekçesiyle Sami Şekeroğlu'nu mahkemeye veriyor. Refiğ, o zamanki rektör Tamer Başoğlu ile birlikte tekrar Onk Ajans'a başvuruyor.
Refiğ ajansa o güne kadar aldığı en yüksek telif ne ise onu vermeyi teklif ediyor. Ajans, o güne kadarki en yüksek telifi, yine Kemal Tahir'in 'Yorgun Savaşçı' romanının HBB televizyonu tarafından ikinci kez çekilmesi için almıştı: 12 bin dolar. Neticede Onk Ajans 120 bin dolar telif istiyor. Rektör Tamer Başoğlu, bir an önce başlayalım diye bu teklifi kabul ediyor. Ancak bu kez Şekeroğlu 'Parayı vermeyelim. Yoksa ben davayı kaybederim' diyor. Osman Karaca da 'Hem parayı alırım, hem de davadan vazgeçmem' cevabını veriyor.
Bu noktada Halit Refiğ, yıllar önce Kemal Tahir'le birlikte yazdığı senaryodan ve daha sonra yayımlanan 'Devlet Ana' romanından yararlanarak filmi çekmeyi düşünüyor: 'Eğer bir bedeli varsa bilirkişi bunu tayin eder ve neyse ödenir.'
Refiğ'in bu fikrini hem İstemihan Talay, hem de Hüsamettin Özkan kabul ediyor. Sami Şekeroğlu ise bakanlardan, Başbakanlık'tan yazılı teminat almadan bu işe giremeyeceğini söylüyor. Halit Refiğ üniversiteyle bu işin olamayacağını anlıyor. Başka bir meseleden ötürü üniversiteden ayrılıyor ve Hüsamettin Özkan'a 'projenin üniversite tarafından yapılabilmesinden umudunu kestiğini, özel bir teşebbüs tarafından yapılması gerektiğini' belirtiyor.
Uzun yıllar birlikte çalıştığı Türker
İnanoğlu ile birlikte yapmayı öneriyor. Özkan bunu prensipte kabul ediyor ve Refiğ'den Başbakan Ecevit'e bu konuyla ilgili bir yazı yazmasını istiyor. Refiğ yazıyı yazıp gönderiyor ve bugüne kadar bir yanıt yok.
'Şekeroğlu'yla asla olmaz'
Usta yönetmen kendisi için kopuş noktasını şöyle özetliyor: "Benim için kopuş noktası MSÜ Sinema TV Bölüm Başkanı Sami Şekeroğlu'nun sorumluluğu altında bu filmi çekemeyeceğim gerçeğine varmış olmamdır. Belli kollularda inkâr edilemeyecek değerlerine rağmen film yapım meselesinde katiyyen Şekeroğlu'yla çalışmamın imkânı olmadığını gördüm. Rektörlüğe bu filmi yapmakta kararlıysanız muhatabımın Şekeroğlu değil rektör olması gerektiği konusunda başvurdum. Bir komisyon kurdular ve başına Şekeroğlu'nu getirdiler. Bunu da bana, yüz yüze değil yazıyla bildirdiler. O noktada filmi üniversiteyle yapamayacağımı Başbakanlığa bildirdim."
Şimdi 'Devlet Ana' başladığı noktaya geri döndü. Osmanlı'nın 700. kuruluş yıldönümü vesilesiyle 'bir hükümet kararı' olarak çekilmesi kararlaştırılan filmi bakalım Osmanlı'nın kaçıncı kuruluş yıldönümünde izleyeceğiz. Ya da izleyebilecek miyiz?
***
Rektör: Faiziyle iade ettik
Prof. İsmet Vildan Alptekin (Mimar Sinan Üniversitesi Rektörü): Başbakanlık vazgeçti projeden. Bizden gönderilen paranın iadesini istedi, dökümle-riyle birlikte. Biz de parayı Başbakanlık Tanıtma Fonu'na iade ettik, faiziyle birlikte. Faizi yanlış hatırlamıyorsam 168 bin dolardı. Birtakım anlaşmazlıklar oldu biliyorsunuz. Halit Refiğ kesinlikle üniversiteyle birlikte çekmeyeceğini söyledi. Dışarıda çekilirse maliyet daha da artacaktı. Biraz da ekonomik kriz nedeniyle zanneder-sem Başbakanlık projeyi geri çekti.
***
1966'dan beri uğraşıyor
Devlet Ana'nın Halit Refiğ'in hayatında özel bir yeri var. Türk sinemasının başyapıtlarından sayılan 'Haremde Dört Kadın'ı çektikten sonra Acar Film ondan tarihi bir film yapmasını istiyor. Bunun üzerine Kemal Tahir'e başvuruyor. Çeşitli müzakerelerden sonra 'Osman Gazi / Osmanlı Devleti'nin Kuruluşu' projesi çıkıyor ortaya. Refiğ, senaryo taslağını Acar Film'e götürüyor ama şirket maliyetin yüksek olacağını ifade edip vazgeçiyor. Yıl 1966. Bu arada konuyu cazip bulan Kemal Tahir, Refiğ'le yaptığı senaryo taslağından yola çıkarak 'Devlet Ana' romanını yazıyor.