Dikkat kandırılıyorsunuz!

Avukat Tony Sonnet ve arkadaşları şu sıralar Los Angeles'taki ofislerinde başlattıkları hukuk savaşının ne kadar...

LONDRA - Avukat Tony Sonnet ve arkadaşları şu sıralar Los Angeles'taki ofislerinde başlattıkları hukuk savaşının ne kadar ileriye götürebileceklerini düşünüyorlar. Kendilerine 'Film Reklamlarında Gerçeği
İsteyen Vatandaşlar' adını veren Sonnet ve arkadaşları, eğlence dünyasına karşı belki de tarihin en büyük davasını açıyor.
'Film Reklamlarında Gerçeği İsteyen Vatandaşlar'ın başlangıcı 'Medyada Gerçeği İsteyenler' sivil toplum örgütünün kuruluşuyla başlıyor. Bu örgüt kendi web sitesini oluşturduktan hemen sonra siteye ardı arkası kesilmeyen mesajlar yağmaya başlıyor. Bu mesajların çoğunu ise sinemaseverin 'yakarışları' oluşturuyor. Hollywood'un 'görkemli' yapımlarına reklamlara ve kimi eleştirmenlerin övgü dolu yazılarına bakarak giden ve sonuçta hayalkırıklığı yaşayan seyirci, siteyi mesaj yağmuruna tutuyor ve verdikleri paraları geri almak istediklerini beyan ediyor.
Mutsuz seyirci öfkesi
'Mutsuz' seyircilerin gönderdiği maillerin çokluğu Tony Sonnet ve kendisi gibi
avukat olan arkadaşlarını son derece şaşırtıyor. Harekete geçiyor ve 'Film Reklamlarında Gerçeği İsteyen Vatandaşlar'ı kuruyorlar. Şu sıralar Los Angeles üst mahkemesinde tartışılan davanın davacılarını işte bu sinemaseverler oluşturuyor. Davalı ise Warner Bros., MGM, daha doğrusu Holly-
wood'un bütün eğlence dünyası. Davanın direkt hedefi olan isimler de var. Örneğin Maria Salas. Salas, film posterlerinin üzerinde gördüğümüz 'şaşaalı yazıların' mimarı.
ABD'de Oscar'ların tam tersi olarak en kötü yapımlara verilen Altın Ahududu ödülünü kazanan 'Battlefield Earth'e 'Amerika'yı sarsacak bir yapım!', 'Aşk Engel Tanımaz'a
'Son 10 yılın en romantik filmi', 'Derin Korku'ya ise 'son 10 yılın en korkunç filmi' gibi yakıştırmaları yapan Sallas. Ancak bu filmlere gidip de Sallas'la aynı fikirde olmayan o kadar çok sayıda seyirci var ki.
Kiralık kalemle savaş
Seyirciden tepkileri sayesinde bu dört film de davanın ana maddeleri arasında. Davanın kapsadığı bir diğer film ise Türkiye'de
'Âşıklar ve Sevgililer' olarak oynayan
'Dude, Where is My Car?', yani 'Arabam Nerede Dude?'. Seyircilerin bu filmle ilgili olarak Sonnet'e gönderdiği mesajlarda ise filmin isminde 'küçük' bir değişiklik dikkat çekiyor; 'Dude Bana Paramı Geri Ver!'
Tony Sonnet ve arkadaşları davanın kapsamını daha da genişletmeyi düşünüyor. Filmlerin reklamını yapmak üzere hazırlanan oyuncaklar,
bardaklar, tişörtler gibi promosyon ürünlerinin de bir kurul tarafından denetimini sağlamayı amaçlıyorlar.
Böylelikle Hollywood'un inanılmaz paralar kazandığı bu ürünlerinde seyircinin aldatılmasını engeleyecekler. Bir diğer konu ise eleştirmenler. Sonnet, 'tam bir hayalkırıklığı' olan filmleri birer şaheser gibi tanıtan kendi deyimiyle 'kiralanmış
kalemlere' savaş açmaya ve onları açığa çıkarmaya kararlı.
Tony Sonnet ve arkadaşlarının yakın dönemdeki tek amacı ise davanın Amerikan adalet sistemi tarafından ciddi alınmasını ve bir sivil harekete dönüşmesini sağlamak. Bu yıl olmazsa takip eden yıllarda bunu başarana kadar davayı tekrar tekrar açmaya kararlı olan 'Film Reklamlarında Gerçeği
İsteyen Vatandaşlar, ancak böylelikle ABD'nin can damarlarından biri olan sinema sektöründe, daha kaliteli yapımlar ortaya çıkacağını ve haksız kazancın engelleneceğini düşünüyorlar. Bakalım, hiçbir ülke sinemasının şu ana kadar alaşağı edemediği Hollywood seyircinin hışmı karşısında ne yapacak?
(The Guardian)