Dikkat, 'silahlı ve tehlikeli'

Dikkat, 'silahlı ve tehlikeli'
Dikkat, 'silahlı ve tehlikeli'
2006'dan bu yana İstanbul'da 'rock' müzik yapılabilecek hemen her yerde sahneye çıkan, şarkıları MySpace'de yaklaşık 240.000 kişi tarafından dinlenen 'Kaçak' nihayet ilk albümünü çıkarttı

ELİF EKİNCİ

İSTANBUL - Türk müzik piyasasına bir muhalif ses daha eklendi. ‘Sen olduğun için, biz olduğumuz için müzik var. Senin, bizim gibiler olmasa müzik de olmaz. Hiçbirimizin aracılara ihtiyacı yok artık’ mesajıyla yola çıkan ‘Kaçak’ artık seslerini duyurma vaktinin geldiğini düşünmüş ve yıllardır söylemek istedikleri, çalmak istedikleri, biriktirdikleri her şeyi hafta başında müzik marketlerde yerini alan ‘Silahlı ve Tehlikeli’ albümünde toplamışlar.
Vokaller Ali Seval ve Övünç Dan’ın 1996’da Bodrum’da tanışmasıyla temelleri atılan ‘Kaçak’ın aktif müzik hayatı 2005’te Nokia Super Sound yarışmasında dereceye girmeleriyle başlamış. Övünç’ün Ali’ye sunduğu “Abi yarışmaya ikimiz ayrı katılalım, sen birinci ol ben de ikinci olayım” teklifiyle yarışmaya bireysel katılan gençler yarışmadan dereceyle ayrılıp yeteneklerini kanıtladıktan sonra, birlikte, Türkiye’de örneğine çok da fazla rastlanmayan iki ‘frontman’li yani sahneyi dolduran, iki vokalli ‘Kaçak’ı kurmuşlar. Bas gitarı Tuncay Mağden’e, davulu Burak Ersoy’a, lead gitarı da Hüseyin Can’a emanet edip çıkmışlar yola...

Sadece davulla konser
Grup müzik dünyasının içinden geliyor aslında. Şimdiye kadar Kurban’dan Kerem Tüzün ve Burak Gürpınar, Aylin Aslım, Ogün Sanlısoy ve Hande Yener gibi isimlerle sahneye çıkan grup üyeleri müzik yapmaya adeta aşık. “Evet, hayranlarımız için sahneye çıkıyoruz ya da albüm yapıyoruz ama biz de müziği çok seviyoruz ve sahnede çok eğleniyoruz” diyen grup bir performans sırasında elektrik kesildiğinde sadece davulla şarkı söylemeye devam edecek ve bir salon dolusu insanı orada tutmayı başaracak kadar seviyor müzik yapmayı.
“Şimdiye kadar 700 kişiye çaldığımız da oldu, üç kişi ve iki barmene çaldığımız da... ama hepsinde de çok eğlendik” diyen grup aktif müzik yaşamlarına başlamalarıyla albümü çıkarmaları arasında geçen dört yılı birçok kayıt yaparak ve konser vererek geçirmiş. Yani, yazdıkları sözleri, yaptıkları besteleri karıştırıp bir potada eriterek dinleyiciye sunan ‘Kaçak’ın müziği aslında birden bire ortaya çıkmış bir müzik değil, dört yıl içinde, zamanla yoğrulmuş. 2010’un hemen ilk ayında, şartlar elverince ilk albümleri ‘Silahlı ve Tehlikeli’ piyasaya süren grup için klasik tabirle; ‘amatör ruhlu profesyonel’ler denilebilir...
Rock sound’lu, yer yer rap’e kayan, bazı şarkılarda karşımıza brutal vokalle çıkan ama ne karaktersiz ne de ayarsız bir albüm ‘Silahlı ve Tehlikeli’. Dinlerken hiç sıkmayan, ‘son 20 dakikadır aynı şarkıyı mı dinliyorum acaba?’ hissiyatı vermeyen bir albüm. Albümdeki şarkıların farklılığı aşikar ama hepsi de ahenkle bir araya gelebilmiş. “Genelde gruplar sound tutarlılığını yakalamak için kök notayı aynı tutar ama biz farklı kök notalarla o tutarlılığı sağlamaya çalıştık” diyen grup bunu yakalamak için çok uğraştıklarını da eklemeden geçmiyor.
İlk kliplerini Esin İris’le düet yaptıkları ‘Slogan Yok’ adlı şarkılarına çeken grubun ‘Koymaz’a çektikleri ikinci ve ilkine nazaran daha çok ses getiren klibinin hikayesi de gayet ilginç. Klip fikri, senaryo, yönetmen, mekan her şey hazırken son gece yakın bir arkadaşlarından çıkan bir başka senaryo fikrini dinleyip çok beğenmişler ve anında herkesi arayıp bütün hazırlıkları iptal etmişler. Sonra da ortaya ‘Koymaz’ın o eğlenceli klibi çıkmış. Gayet de isabetli olmuş...

Zombilere bir şarkı
Grubun ‘Evlensen’ isimli şarkıları da bu hafta vizyona giren ‘Ada: Zombilerin Düğünü’nün film müziği olarak çıkıyor karşımıza. Aslında hiç müzik kullanılmayan filmin tek şarkısı son jenerik akarken çalan ‘Evlensen’. Yani, tek şarkılık bir ‘sound track’ söz konusu.
Grubun sahnedeki uyumu ve dinleyicilere verdiği elektrik de takdire şayan. Tabii çift vokal olmanın avantajlarından biri de bu. Vokaller daha az yoruluyor ve grubun performansı da otomatikman artıyor. Grup “Bize kalsa Burak davulun üzerine bayılana kadar çalarız” diyor ama Burak da enerjisi tükenir gibi olunca arkadaşlarından çikolata isteyip çalmaya devam edecek kadar inatçı bir müzisyen. Tıpkı diğer grup üyeleri gibi. Kısacası ‘Kaçak’ müziği çok seven, yaşama bakışlarını ‘Müzik iyidir’ üzerinden kuran bir grup ve kendi ifadeleriyle önümüzdeki 20 yıl hiçbir yere kaçmaya niyetleri yok...