Dışarıdaki Pentagram

Fikirtepe'de bir garajının yanındaki merdivenlerden iniyoruz, karşımıza demir bir kapı çıkıyor.
Haber: DOĞU YÜCEL / Arşivi

İSTANBUL - Fikirtepe'de bir garajının yanındaki merdivenlerden iniyoruz, karşımıza demir bir kapı çıkıyor. İçeri girdiğimizde kendimizi, 89'daki ilk albümlerinden beri "Türkiye'nin en büyük heavy metal grubu" unvanını taşıyan Pentagram'ın prova stüdyosunda buluyoruz. Grubun çaldığı bölümün arkasında devasa Pentagram logosu dehşetengiz bir şekilde arzı endam ediyor. Pentagram'ın yeni albümü Unspoken 51 ülkede Megadeth, WASP, Bruce Dickinson ve Motörhead gibi dünya çapındaki isimleri bünyesinde barındıran Sanctuary Records'un alt firması Noise Records'tan çıktı. Türkiye'de ekonomik kriz yüzünden albüm ancak geçen hafta raflardaki yerini aldı.
Bir önceki albümleri Anatolia'nın satış rakamını sorduğumda beni "100 binden sonra takip etmedik" diye yanıtlıyor grup üyeleri. '100 bin', her gün televolelerde boy gösteren pop yıldızlarının bile ulaşamadığı bir rakam. Ancak grupta artık medyatik gitarist Demir Demirkan'ın olmadığını düşünürsek; ne kadar çok satarsa satsın medyamızın bir metal grubuna ilgi göstereceğinden emin olamıyoruz. Laf dönüp dolaşıp geçen yıl AGİT zirvesindeki Lirik Tarih Gösterisi'nde devlet başkanlarına çaldıkları performansa geliyor. "Amerikan Devlet Başkanı olmuş ya da başka biri olmuş. Hiç fark etmez. İnsan insandır, biz çalarız" diyor Hakan Utangaç.
Tamamı İngilizce
Pentagram'ın dördüncü stüdyo albümü Unspoken'da ikisi enstrümantal olmak üzere 11 İngilizce parça var. Atina'daki Sierra Stüdyosu'nda kaydedilen albüm Pentagram'ın en karanlık çalışması. Antimilitarist sözleri ile zamanında dikkat çeken Pentagram, bu defa daha zor anlaşılır temalarda mürekkep tüketmiş. "Eskiden savaş ya da başka objeler üzerine parçalar yazıyorduk ama son dönemde objelerden daha çok, daha derin, daha temel hislere yönelik şeyler yazıyoruz. İnsanın içinde yarattığı korku, duygusal olarak daha temelde yatan şeyler etrafında dolaşıyor son albümümüz. Sadece savaş da değil, çok yakın zaman önce bir deprem yaşadık ve etrafımızda tanıdığımız binlerce insan öldü. Ve sonrasında ekonomik olarak Türkiye güç günler geçirdi. Bunlar da kimseyi pek neşelendirmedi tabii ki" diyor grubun basçısı Tarkan. Yurtdışında Pentagram isminde başka bir grubun varlığı nedeniyle Pentagram'ın albümü dışarıda Mezarkabul ismiyle basıldı, yurtdışındaki konserlere de bu isimle katılacaklar. Unspoken'da dikkatimizi çeken bir unsur Pentagram'ın geleneksel heavy metal yapısının içerisine sıkıştırdığı yerel motifler. Grup, ney ve zurna gibi enstrümanlarla ve Türk ezgileriyle müziğini zenginleştiriyor. Ben de Ferzan Özpetek filmlerine yöneltilen
eleştiri gibi, 'oryantalist' olmakla eleştirilirseniz ne yanıt verirsiniz diye soruyorum. "Dönerli sandviç yerken yanında cola sipariş etmek ile lahmacun yerken yanında viski içmek farklı şeyler. Bazı şeyler uyuyor, bazı şeyler uymuyor. Biz içimizden geleni en uyumlu şekilde yapmaya çalışıyoruz" diyor Tarkan. Grubun yeni gitaristi Şebnem Ferah'la da çalışan, piyasanın yakından tanıdığı bir isim, Metin Türkcan. Şakayla karışık "Bayağıdır metalden kopmuşsun galiba" diyorum. "Demek ki içimde kalmış bir şeyler" diyor Metin Türkcan gülerek.
Pentagram'ın eylemleri 'Unspoken' ile sona ermiyor. Aralık ayının sonunda 'Bir' isimli sadece Türkçe parçalardan oluşan bir albüm daha çıkarıyorlar. Pentagram, 2 Ağustos'ta
'Dünyanın En Büyük Heavy Metal Festivali' olarak anılan ve 40 bine yakın seyircinin katılacağı Wacken Açık Hava Festivali'nde sahneye çıkacak. Türkiye turnesi ise 13 Ocak'ta Bostancı Gösteri Merkezi'ndeki konserle başlıyor.
Unspoken/Pentagram/ Universal Music-Böcek Yapım