'Dizilerle rekabet etmek zorundayız'

'Dizilerle rekabet etmek zorundayız'
'Dizilerle rekabet etmek zorundayız'

?Dullar? İstanbul Şehir Tiyatroları?nda sahneleniyor.

Yönetmen Hülya Karakaş, 'Dullar'ı tek perdelik, müzikli, eğlenceli, muzip bir oyun haline getirmiş. Çünkü Karakaş'a göre 'evlerde izlenen dizilerle rekabet etmek' gerek
Haber: GÖNÜL KOCA / Arşivi

Hülya Karakaş, ‘Oyun bir saat 20 dakikayı geçince ben de sıkılıyorum’ diyor.

İSTANBUL - ‘Dul alan borç alır’, ‘Bir ay dul kalmaktansa, bir ömür bekâr olmak yeğdir’, ‘Tanrı’nın öfkeli anında yarattığı en kötü kadın, dulluğu meslek edinen kadındır’... Bunlar dul kadınlar için söylenmiş çeşitli deyimler ve atasözleri. 
Şimdi de sırada erkekler için söylenmiş fıkralar var; ‘Erkeklerin vicdanı neden temizdir? (Hiç kullanmadıkları için)’, ‘Tuzruhunun içindeki erkeğe ne denir? (Çözülmüş bir problem)’, ‘Hapisteki erkeğe ne denir? (Doğal ortamındaki hayvan)’
Bu sözler çağdaş Alman yazarlarından şair, senarist ve oyun yazarı Fitzgerald Kusz’un ‘Dulllar’ adlı oyundan.
Gencinden yaşlısına beş dul kadın hakkında komik ve grotesk aynı zamanda trajik sahnelerle dolu oyun, tüm neşe ve üzüntüsüyle dulluk durumunu anlatıyor. Oyunda Helene Weigel, Cosima Wagner ve Yoko Ono gibi ünlü dulların yanı sıra kocasının ölümünden bir yıl sonra bile gardrobu açamayan, köpeğini hayatının merkezine koyan, gazetede kendi ölüm ilanını okuyan, ölen kocasını kahraman ya da düşman ilan eden dul portreleri de çıkıyor sahneye. 

Şiirsel bir komedi
Kusz 2004’te yazdığı oyunda, dulluk durumunu dramatik biçimde ele almak yerine komedi öğeleriyle beslemiş. Ama farklı sahnelemelere de imkân tanımış, tabii bunu da kullandığı dilin şiirselliğine ve kendi deyimiyle sık sık yaptığı tren ve tramvay yolculuklarına borçlu. Ama bu sadece ‘Dullar’ oyununda değil yazarın bütün çalışmalarında görülen özellikler. Zaten bu nedenle de Almanya’da sık sık oyunları sahnelenen yazarlar arasında yer alıyor. 
Ve ‘Dullar’ yeni sezonda İstanbul Şehir Tiyatroları yapımı olarak, Hülya Karakaş rejisiyle sahneleniyor. Bu arada yazarın Türkçe’ye çevrilen ve Türkiye’de sahnelenen ilk oyunu olduğunu da belirtelim. Yazarı keşfedense dramaturg Sibel Arslan Yeşilay. Çağdaş Alman yazarları üzerine yoğunlaşan ve yazarlar erkek olduğu için kadın rollerinin az olduğundan yakınan Yeşilay, oyunun adını görünce ilgisini çekmiş, bütün rollerin kadınlar için yazılmış olmasından duyduğu mutlulukla hemen çevirmiş.
Hülya Karakaş ise yerel öğelerin yoğun olduğu bu oyunu Türk izleyicisine yakın hissettirmek için Türk atasözleri ve deyimlerle süslemiş. Oyunda yer alan ölüm ilanlarınıysa şarkıya dönüştürmüş. Daha önce Garajistanbul’da okuma tiyatrosu olarak sahneledikleri ve “Çok farklı sahneleme olanaklarına sahip” olduğunu söylediği ‘Dullar’ı tek perdelik, müzikli, eğlenceli, muzip bir oyun haline getirmiş. Kendisi de itiraf ediyor, “Bir saat 20 dakikadan sonra ben de sıkılıyorum çünkü” ve ekliyor;  “Daha önce Garajistanbul’da okumasını yaptığımızda daha dramatik almıştık biz bu metni. Daha derinlemesine analiz ettiğimde Türkiye’ye denk düşmesini istedim. Ben hep kadın oyunları ama daha avangard işler yapan biri olarak tanınıyorum. Bu kez seyirciyle buluşmak ve söylediğimizi daha rahat anlatmak istedim. Tabii bunu sahnenin bütün estetik duygularını gözeterek yaptım. Çünkü, insanların evlerinde pijamalarıyla oturup televizyonda izleyebileceği yüzlerce dizi var, biz bunlarla rekabet etmek durumundayız.” 

Aktif dul kadınlar derneği
Karakaş ayrıca oyunda anlatılan kadınların şehirli dullar olduğunun da altını çiziyor. “Metin çok yerel olduğu için oyunda sorunlarını çözmek için terapiste, psikoloğa, sosyalleşmek için de ‘Aktif Dul Kadınlar Derneği’ne giden kadınlar var. Ama dulluklarının ve kadınlıklarının yanı sıra diğer ortak noktaları yalnızlıkları. Çift olduklarında bile yalnızlar. Bizde de kendi yalnızlıklarında boğuluyorlar. Ya töre cinayetleriyle öldürülüyor ya da dul kalmışsa amca oğluna, ölenin kardeşine veriliyorlar. Metni bu şekilde de yerelleştirebilirdik, ama tiyatromuzun yapısı buna müsait olmadığı için yapmadık. Öte yandan Türkiye’de de artık kadınların dulluk ya da yalnızlık sorunlarını onlar gibi çözmeye başladığını görüyoruz. Kafelerde, sivil toplum örgütlerinde sosyalleşme alanlarında... Tabii daha çok şehirli kadınların. Ben de bir sürü yere girip çıkan biri olduğum için birçok derneğin arkasında aslında müthiş bir kadın gücü olduğunu biliyorum. Oyunun imkanlarından da faydalanarak kendi bildiğimiz kadınları anlattık aslında.”

Hülya Karakaş ile birlikte Güzin Özyağcılar, Hale Akınlı, Neslihan Öztürk ve Süeda Çil’in oynadığı ‘Dullar’ 7 Şubat’a kadar Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde izlenebilir. 0212 526 53 80