Dört yıl önceki Bana

'Truva' filmine 'Brad Pitt' diye girip 'Eric Bana' diyerek çıkanlar, Türkiye'de bu cuma günü gösterime girecek olan 'Kasap'ı görünce epey şaşıracaklar.

İSTANBUL - 'Truva' filmine 'Brad Pitt' diye girip 'Eric Bana' diyerek çıkanlar, Türkiye'de bu cuma günü gösterime girecek olan 'Kasap'ı görünce epey şaşıracaklar. Bana, kendisine Hollywood'un kapılarını açan 2000 yapımı 'Kasap'ta, ülkesi Avustralya'nın Al Capone'u ya da Kray kardeşleri sayılan 'Kasap' lakaplı Mark Brandon Read'i beyazperdede canlandırmıştı. Rolüne iyi hazırlanabilmek için 'gerçek' Kasap'la iki gün yaşamış ve onun 1986'daki görüntüsüne kavuşabilmek için dört hafta boyunca fast food'la beslenmiş, sonuçta 110 kiloya ulaşıp Mark Read'e dönüşmüş.
Herkesin bir çocukluk düşü vardır ya, 'Büyüyünce bilmemne olacağım' diye. Son derece dindar bir anneyle, geceleri dolu bir silahla uyumayı âdet edinmiş asker eskisi bir babanın oğlu olan Read'inki de, günün birinde azılı bir suçlu olmakmış. Çocukluğundan beri kurduğu hayali gerçekleştiren Read, en sonunda, hem dışarıda hem de hapiste uyuşturucu satıcıları ve hırsızların korkulu rüyası haline gelir. Onları haraca bağlar, tehdit eder. Kendisi de bıçaklanır, vurulur, sayısız defa hapse mahkûm olur ama bunların hepsinden kurtulur. Diğer suçluları öldürmek için ava çıkar. Öldürmek için tabanca ve bıcağın yanı sıra balta, bomba kullanır. Melbourne'de bir gece kulübünün önünde çok yakın mesafeden bir adamı vurarak öldürür ve bu cinayetin de bir nefsi müdafaa olduğunu iddia eder. Zaten mazereti hep aynıdır: "Dalaştığım insanların hepsi kendi kaşındı."
Hapishanede bıçaklanır ve ağır yaralı olmasına karşın ertesi gün hapishane revirinde, inanılmaz bir şekilde, şınav çekerken bulunur. Dikişleri patlamış ve bağırsakları dışarı fırlamıştır ama durmaz. Çünkü hasımlarından intikam alabilmek için formda kalması gerekmektedir. Hapisteyken, bir de yeraltı dünyasını anlattığı bir kitap yazar. Kitabı, Avustralya'da en çok satanlar listesinde bir numara olur.
Bu rol için biçilmiş kaftan
Read'in bugüne kadar yayımlanmış dokuz kitabı var. 10'uncusu yolda. Yeni Zelandalı Andrew Dominik'in ilk yönetmenlik tecrübesi olan 'Kasap'ın ilham kaynağı da, Read'in yazdığı kitaplarmış zaten. Bir de çocuk hikâyeleri yazıyormuş. Read resme de meraklı. Sergisi geçen yıl açılmış ve tablolarının hepsi bir günde satılmış. Hapisten çıktıktan sonra suç işlemediğini söylemiş, ama eski hasımları esrarengiz şekilde ortadan kaybolmaya devam ediyor.
Biyografik bir filmden ziyade kendini ulusal kahraman ilan etmiş Read hakkında bir karakter incelemesi olarak nitelendirilen filmin senaryosu için ayrıca polis kayıtlarından, mahkeme tutanaklarından, gazete haberlerinden ve Read'i tanıyan mahkûm, polis ve gardiyanlarla yapılmış söyleşilerden de yararlanılmış. Bana cephesine dönersek... 'Kasap' aynı zamanda Avustralya'nın en ünlü stand-up komedyenlerinden Bana'nın ilk başrolü. Filmin yönetmeni Andrew Dominik'e göre Bana, bu rol için biçilmiş kaftan. Çünkü biraz çarpık da olsa kendine has bir mizah anlayışına sahip olan Read'i ancak komedyenlikten gelme Bana anlayabilir.



Koş Bana koş
36 yaşındaki Eric Bana 'Kasap'taki performansıyla önce 'Blade Runner'ın yönetmeni Ridley Scott'ın dikkatini çekti. Scott'ın 'Kara Şahin Düştü'sünde rol aldıktan sonra da Ang Lee'nin 'Hulk'ında başrolü kaptı. 'Truva'da ilgi ve alakayı üzerine çekme hususunda Brad Pitt'ten birkaç adım öne geçen Bana, Steven Spielberg'in 1972 Münih Olimpiyatları'ndaki terör olaylarını konu alan 2006'da gösterime girecek 'Vengeance' isimli filmde başrol oynayacak.
(Kültür Sanat)