DT çağdaş yazarları unutmuş gibi

DT çağdaş yazarları unutmuş gibi
DT çağdaş yazarları unutmuş gibi
Devlet Tiyatroları yeni sezonu 1 Ekim'de açacak. Yeni sezon repertuvarı ilk bakışta zengin ve dengeli. Ne var ki gerek yabancı gerek yerli yazarlarda çağdaş ve genç isimlerin yeterince yer aldığını söylemek zor

FİLİZ ELMAS
Yazının amacı, başlığından da anlaşıldığı gibi, Devlet Tiyatrolarının yeni sezon oyunlarını tanıtmak ve bu bağlamda da repertuar konusunda eleştiriler sunmaktır. Ancak son dönemlerde TÜSAK yasası ile Devlet Tiyatrolarının üzerine çöken karabasan hâlâ belirsizliğini koruyor. Bu nedenle Devlet Tiyatrosu konusunda yapılacak her eleştiride, TÜSAK için olumlu bir zemin oluşturma düşüncesi nedeniyle, biraz ürkek davranıyoruz. En azından ben öyle hissediyorum. Oysa tüm aydın insanlar gibi ben de TÜSAK adı altında yapılan yasal düzenlemenin sosyal devlet anlayışı ile örtüşmediğini düşünüyorum.
Devlet Tiyatroları devletin kültür hizmetinin bir sonucudur ve seyirci, oyuncu, yazar, yönetmen kısaca düşünen, tartışan bir toplum yaratmak için zorunlu bir yapılanmadır. Sosyal devlet anlayışına sahip her siyasal otorite devlet tiyatrolarını nasıl yok edeceğini değil, nasıl geliştirip yaygınlaştıracağını düşünmeli ve bu yolda politikalar belirlemelidir. Gelişmiş hiçbir ülkede devlet, tiyatroyu piyasa koşullarında yapayalnız bırakmaz. Kâr edenler ayakta kalsın, zarar edenler batsın diyemez. Çünkü tiyatro da tıpkı eğitim ve sağlık gibi kâr sağlayan bir yatırım değildir ve olmamalıdır. Devlet Tiyatrosu hali hazırda devam eden seyirci kapasitesi ile kitlelere ulaşma konusunda oldukça etkin çalışan bir kurumdur. Seyirci, klasik oyunları, geniş kadrolu, büyük yapımları izleme şansına ancak Devlet Tiyatrosu gibi bir örgütlenme ile sahip olabilir.

Cesaret Ana ve Çocukları

TİYATRO TARİHİNİN ÖNEMLİ YAZARLARI
Bu yılın repertuar listesine baktığımızda Henrik Ibsen (Hedda Gabler), August Strindberg (Alacaklılar), Moliere (Hastalık Hastası, Kibarlık Budalası, Scapin’in Dolapları), Shakespeare (Hırçın Kız, Cymbeline), Friedrich Dürrenmatt (Büyük Romulus) ve Arthur Miller (Satıcının Ölümü) gibi tiyatro tarihinin önemli yazarlarına yer verildiğini görüyoruz. Bu anlamda seçilen oyunlar başarılı gözüküyor. Ancak yabancı oyunların seçimi için iki hatırlatma yapmak gerekiyor: Birincisi, yabancı oyunlarda çağdaş dönem yapıtlarına ya da yeni akımların temsilcisi olan yazarlara yer verilmemesi eksiklik gibi gözüküyor. İkinci eleştiri ise seçilen oyunların hangi yönetmenlere emanet edileceği konusudur. Zira geçen sezon yaşadığımız iyi oyun, doğru yönetmen eşleşmesinin yapılamamasını hatırlayarak aynı sorunun bu dönemde de yaşanmamasını arzuluyoruz.

TÜRKİYE’NİN HER YERİNDEN MOLİERE YORUMLARI
Repertuar açıklamasında, geçen yıl Shakespeare ve Çehov ile birinci ve ikincisi gerçekleşen Ankara buluşmasına, bu yıl Ocak ayında 3. Ankara Buluşması Moliere Oyunları Haftası ekleneceği belirtildi. Geçen yıl bu anlamda gerçekleşen organizasyonlar başarılı olmuş ve oyunların biletleri birkaç hafta önceden tükenmişti. Yer bulma konusunda yaşanan sıkıntı çözülürse, seyirci için Ankara buluşmaları hem bölge oyunlarını görmek hem de klasik oyunların farklı yorumlarını izlemek olanağı veren sevindirici bir haber.

Bir Delinin Hatıra Defteri

DENGELİ YERLİ POLİTİKASI
Yerli oyunlara gelince oyun dağarcığında Güngör Dilmen (Kurban), Musahipzade Celal (Macun Hokkası), Turgut Özakman (Töre), Orhan Kemal (Murtaza), Adalet Ağaoğlu (Kozalar), Bilgesu Erenus (Misafir), Turan Oflazoğlu (Deli İbrahim), Necip Fazıl Kısakürek (Sabır Taşı) ve Tarık Buğra (Osmancık) yer alıyor. Burada eleştiriye meydan vermemek ve dengeyi korumak kaygısıyla listeye eklenen oyunlar dikkat çekiyor. Ancak yerli oyunlarda da yabancı oyunlarda yaşanan eksikliklere benzer sorunlar var. Listede klasikler dışında 20. yüzyıl çağdaş yerli oyun yazarlarının eksikliği görülüyor. Bu anlamda repertuarda sayabileceğimiz isimler çok az. Genç kuşağı ise Hüseyin Alp Tahmaz (İyiyim) ve Şirin Aktemur Toprak (Neşe, Dert, Aşk-Neşet Ertaş) temsil ediyor. Bu isimlerin yeni oyunları ile tanışmak sevindirici, ancak keşke genç yazarlarımızın sayıları daha fazla olabilseydi.

GEÇEN SEZONDAN KALANLAR
Basın bülteninde eski sezondan devam edecek başarılı oyunların listesi de açıklanmış. Bence listede bulunan Ankara oyunlarından hepsi başarılı sınıflamasında yer almıyor. Geçen sezon oyunları arasında bu sezonda devam edecek Cesaret Ana ve Çocukları, Bir Delinin Hatıra Defteri, Bernarda Alba’nın Evi, Hüzzam ve Nehir’i izlemediyseniz mutlaka görmenizi öneririm. Ayrıca bölge oyunları arasında Shakespeare haftasında izlediğim Othello’yu da görmenizi tavsiye ederim. Ancak eski sezonların diğer ödüllü oyunlarına da aynı şans tanınsaydı daha iyi olurdu diye düşünüyorum.
Ekim ayı başında yeni sezon başlıyor. Hepimize bol tiyatrolu ve TÜSAK’sız bir sezon diliyorum. 

Bernarda Alba'nın Evi