Duke Ellington dinleyebilseydi çok severdi

Duke Ellington dinleyebilseydi çok severdi
Duke Ellington dinleyebilseydi çok severdi
Çağdaş caz aleminin en yetenekli ve tutkulu kadın sanatçılarından davulcu ve besteci Terri Lyne Carrington, 21 Kasım Cumartesi akşamı 'Mosaic Project: Love & Soul' temalı performansıyla CRR Konser Salonu'nda olacak. İki Grammy ödülü bulunan Carrington'ı yoğun programı arasında yakalamayı başardık ve merak ettiklerimizi sorduk.
Haber: CAN TOGAYHAN / Arşivi

Son albümünüz ‘Money Jungle: Provocative in Blue’, 2013 yılında yayınlandığında, özellikle eleştirmenler tarafından büyük ilgiyle karşılanmış ve oldukça iyi yorumlar almıştı. Çağdaş bir sound ve klasik caz arasında gidip gelen oldukça güçlü şarkıların bir arada sunulduğu bir albüm bu. Albümü oluştururken izlediğiniz eklektik anlayışı nasıl tanımlarsınız?
‘Money Jungle’ aslında Duke, Mingus ve Max Roach’a adanmış bir projeydi. ‘Money Jungle’ benim için oldukça özel bir albüm. 1962 yılından bugüne hala etkisi çok güçlü. Bu albümde yer alan orijinal Ellington şarkılarını çağdaş bir sound ile yeniden kaydettim. Eğer dinleyebilseydi, bu çalışmayı çok seveceğine inanıyorum; çünkü Duke, her zaman yeni şeylerin peşinde olan bir müzisyendi. Caz dünyasında eklektizmin gücünü yeniden hissettirmeye başladığı böyle bir dönemde bu albümü yayınlamış olmak benim için büyük bir şans!

Bir albümü kaydetme sürecinde sizin için en zorlu aşama hangisidir?
Yeni bir albüme başladığımda, elimde sağlam ve iyi bir plan olmasına dikkat ederim. Böylece tüm bakış açımı önceden belirleme şansım da oluyor. Ancak bazen, doğru sound ve düzenlemeleri ortaya çıkarmak düşündüğümden ve hedeflediğimden daha fazla zaman alabiliyor.

Bir müzisyen olarak, sizi nasıl şarkılar kendine çeker ya da şöyle diyelim, onu performanslarınıza taşımaktan mutlu olursunuz?
Bir melodinin benimle konuşuyor olması gerek. Aynı şekilde onu güzel bulmalıyım tabii... Sözlerin durumu da tamamen aynı. Şarkının benimle özel bir bağ kuruyor olması gerek. Zekice yazılmış şarkıları seviyorum. Enteresan ritimlere ve güçlü bir armoniye sahip olan şarkılar beni her zaman etkilemiştir. Tüm bunlar biraraya geldiğinde müzisyen, gerçek bir zanaatkar gibi şarkısını işler ve ona derinlik katar, ki ben de tam olarak bunu yapmaya çalışıyorum.

Geriye dönüp kariyerinize kuş bakışı olarak baktığınızda, kendinizle en gurur duyduğunuz şey nedir?
Sadece tek bir şeyden söz etmem zor. Yazdığım her iyi şarkı beni ayrı ayrı gururlandırıyor. Stüdyoya girip yaptığım her iyi kayıt aynı şekilde... Sanki yolunu kaybetmiş birine, doğru yolu gösterip ona yardım ediyormuş gibi hissediyorum bu durumlarda. Son albümüm de beni kesinlikle çok gururlandırıyor. Enstrümental caz kategorisinde Grammy kazanan ilk kadın müzisyen olmaktan dolayı da fazlasıyla mutluyum.

Bugüne kadar gerçekleştirdiğiniz tüm konserler ve turnelerin ötesinde, müzik hayatınızda sizde derinden iz bırakan başka bir şey var mı?
Açıkçası bu soruya tam olarak evet yanıtını vermem zor. Çünkü gerçekleştirdiğim her turne ve tüm konserlerim inanılmaz birer deneyimdi.
Terri Lyne Carrington ‘Mosaic Project: Love & Soul’/ 21 Kasım Cumartesi 20:00/ CRR Konser Salonu