Dünyanın görmeye hazır olmadığı işler

Dünyanın görmeye hazır olmadığı işler
Dünyanın görmeye hazır olmadığı işler
Genç ve deneyimli sanatçıları bir araya getiren 'TIO ILAR' sergisi Yunanistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda açıldı. Sergiyi küratörü Panos Malamis ve sanatçılardan Beyza Boynudelik anlattı.
Haber: Asya Robins - asya.robins@gmail.com / Arşivi

Genç yetenekleri profesyonellerle bir araya getirmeye nasıl karar verdiniz?

Panos Malamis: TIO ILAR, antik Attika lehçesinde ‘Bir çatı, koruma ve sığınak sağlamak’ anlamını taşıyor. Bizim bu buluşmamızın temel fikri de sanatçıların dünyadan biraz uzaklaşıp kendilerine dönmesini sağlayan bir çatı oluşturmak. Dünyadaki tüm sanatçıların üzerinde bir baskı var, genellikle en değerli ve en önemli işleri atölyelerinde gizli kalıyor, ta ki dünya görmeye hazır olana kadar. Biz, dünyanın henüz görmeye hazır olmadığı bu işleri göstermek istiyoruz. ‘TIO ILAR’, sadece bir sergi olmaktan çıkıp, yerleşmiş sanatçıların yaratıcı süreçlerini genç sanatçılarla birlikte canlandırabileceği bir platforma dönüştü.

Yunanistan’da sanat dünyasının durumu nasıl?

Gelecekte Yunanistan’ın sanatından bahsederken bu günleri özellikle konuşacağız. Son birkaç yılın finansal ve sosyal krizi dolayısıyla 10 yıldır değer görmeyen sanatçıları artık kabullenmeye başladık. Bu sanatçılar seyirciyle buluşabildi, bunun için yeni mekânlar varoldu. Sokaklarda daha önce hiç olmayan bir ifade özgürlüğü oluştu.

Hangi sanatçıları bir araya getireceğinize nasıl karar veriyorsunuz?Etrafında olan biteni düz bir şekilde tercüme eden değil de bunu içinden gelerek yapan sanatçılar arıyoruz. Sürekli aktif, işleri ile çevreyi betimleyebilen sanatçılar bunlar. 75 yaşında olsa bile, bu yaratım sürecini hâlâ canlı tutabilmişse, önemli bir adaydır.

Bu sergilerin yaratıcılık ve ifade özgürlüğünü desteklediğini söylüyorsunuz. Sizce günümüz sanat dünyasında sanatçılar gerçekten istediklerini ifade edebiliyor mu?Evet. Gittikçe daha fazla hatta. Popüler kültür sürekli yeraltı sanatçıları arıyor kendi içine çekmek için fakat bu yeraltı sanatçıları da ne anlatmak istedikleri konusunda çok kararlı. Çok ilginç bir sanat zamanındayız şu an.

İkinci defa İstanbul’da yer alıyor bu sergi. İlki nasıldı?İlki bir denemeydi. Arada geçen zamanda olup biten aslında ilginç olan. Bu zaman diliminde İstanbul çok değişti. Bundan sonra New York ve Berlin gibi yerlerde yeni sanat ararken insanlar artık İstanbul’a da bakmalı mutlaka.Türk sanatçıları iletişim kurmayı, hikâye anlatmayı, seyircinin ruhunu yakalamayı çok iyi biliyorlar. Biz de Türk sanat işlerine baktığımızda sanatçının ruhunu görebiliyoruz, çok büyüleyici.

Beyza Boynudelik:Farklı kuşaklar arasında mesafe yok

Ünlü sanatçıları genç yeteneklerle buluşturma fikrini nasıl buluyorsunuz?Hızlı iletişim çağında farklı kuşak sanatçılar arasında mesafe kalmadığını düşünüyorum. Tüm bilgiye, yöntemlere, tekniklere, gelişmelere ve hevese sahip genç sanatçı, zaten tanınan sanatçılarla birçok ortak paydada buluşabiliyor. Aradaki tek fark, deneyimleme süreci.

İstanbul’da yaşayan aktif bir sanatçı olarak şehri nasıl buluyorsunuz şu an?İstanbul, belki de dünyanın en değişken ve hareketli metropollerinden biri. Hava kirliliği, çarpık kentleşme ve tarihsel değerlerin korunmaması, Haydarpaşa’nın akıbeti, yeşil alan azlığı gibi konularla ilgili sıkıntı duyduğumu söyleyebilirim. Artık şehri duyamıyorum. Diğer yandan da sayıları az da olsa çevre bilincine sahip, duyarlı insanlar da mahallelerde aktif hale gelmeye başladı. Mesela Kadıköy’deki işgal evi, sadece bir mekânı işlevsel hale getirip dönüştürmeye değil, komşuluk, paylaşım ve empati konularında geliştirici olmaya da sevk ediyor insanları.

Gündem konularını, son bir sene içinde yaşanan tüm olayları projelerinize dahil ediyor musunuz?Yapıtlarım zaten kent-birey ilişkisi, bireyin ‘ötekilerle’ olan ilişkisi ve içine kapalı, apatik, şuursuz, kısa hafızalı hale gelmiş bugünün bireyi üzerinden şekilleniyordu. Geçen yazdan beri yaşanan olaylar ise zaten sokaklarda kendini gösterdi, yazılamalarla, fotoğraflarla, graffitilerle, görselleşmiş sloganlarla. Halkın kendiliğinden ürettiği son derece yaratıcı ‘yapıtların’ üstüne daha fazla söz söylemenin gerekli olduğunu düşünmüyorum.

TIO ILAR, 31 Mayıs’a kadar Yunanistan İstanbul Başkonsolosluğu’nun Sismanoglio Megaro binasında.