Dünyanın gözü İstanbul Bienali'nde

Dünyanın gözü İstanbul Bienali'nde
Dünyanın gözü İstanbul Bienali'nde
The New York Times'dan The Guardian'a, Financial Times'dan Le Monde'a, Frankfurter Allgemenine Zeitung'tan El Mundo'ya uluslararası medyanın yağun ilgi gösterdiği 14. İstanbul Bienali, eylül başında dünya genelinde 250'den fazla habere konu oldu. İlk 15 günde yaklaşık 100 bin ziyaretçiyi ağırlayan bienal, ücretsiz gezilebiliyor.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Koç Holding sponsorluğunda düzenlenen 14. İstanbul Bienali, ‘TUZLU SU: Düşünce Biçimleri Üzerine Bir Teori’ başlığıyla 5 Eylül’de kapılarını açtı. Carolyn Christov-Bakargiev tarafından bir dizi işbirliği içerisinde şekillendirilen 14. İstanbul Bienali, açıldığı tarihten bu yana yoğun ilgi görmeye devam ediyor.

2-3-4 Eylül tarihlerindeki ön izleme günlerinde 5.000’e yakın sanat profesyoneli, eleştirmen, gazeteci ve yazar tarafından izlenen 14. İstanbul Bienali, halka açıldığı 5 Eylül tarihinden bu yana 15 gün içinde 36 mekânda toplam 100.000’e yakın ziyaretçiyi ağırladı. Dünya basınının yoğun ilgi gösterdiği 14. İstanbul Bienali, uluslararası medyada şimdiden 250’den fazla habere konu oldu.

1 Kasım 2015 tarihine kadar ücretsiz olarak izlenebilecek 14. İstanbul Bienali, aralarında The New York Times ve The New York Times T Magazine, Artforum, Art in America, Artnet, Artinfo, Modern Painters (ABD); Financial Times, The Guardian, The Art Newspaper, Art Review, Monocle (İngiltere); Frankfurter Allgemenine Zeitung, Der Tagesspiegel, Die Tageszeitung, Süddeutsche Zeitung, Die Welt, Die Zeit, Art das Kunstmagazin, Deutschland Radio, Frieze d/e, ZDF (Almanya); Le Monde, Les Echos, Le Quotidien de l’Art (Fransa); Il Corriere della Sera, La Repubblica, Il Sole 24 Ore, L’Espresso, La Stampa, Flash Art International, Artribune (İtalya); Die Presse, Parnass, Spike Art Magazine (Avusturya), El Mundo - El Cultural (İspanya); The Australian, ABC Radio (Avustralya); Folha de Sao Paulo, Arte Brasileiros, Casa Vogue (Brezilya), The Daily Star (Lübnan); Canvas (BAE); Art Asia Pacific, Art Hong Kong Ocula (Hong Kong), Bijutsu Techo (Japonya), China Daily (Çin), gibi önde gelen yayınların bulunduğu birçok gazete , dergi, TV, radyo ve online mecrada yer alıyor.

New York Times, 16 Eylül, ABD
New York Times gazetesinde 16 Eylül’de yayımlanan “İstanbul Bienali’nde Bağlantılar Kurmak” başlıklı yazısında Jason Farago, Carolyn Christov-Bakargiev’in, İstanbul Bienali’nde, dOCUMENTA sergisinde olduğu gibi, farklı disiplinlerden katılımcılarla sanatı geniş bir işbirlikleri ağının parçası haline getirme çabasını sürdürdüğüne değiniyor ve bu bienalin, sanatın (ve sanat olmayanın) farklı koşullarda farklı anlamlar kazandığını düşünen izleyiciye önemli bir vaatte bulunduğunu vurguluyor. Farago, bienalde özellikle Fahrelnissa Zeid, Cevdet Erek, Aslı Çavuşoğlu ve Esra Ersen gibi farklı dönemlerden Türkiyeli sanatçıların işlerinin öne çıktığını belirtiyor.
(http://www.nytimes.com/2015/09/16/arts/design/review-making-connections-at-istanbuls-biennial.html?_r=0)

Le Monde, 13 Eylül, Fransa
Philippe Dagen, 13 Eylül tarihli Le Monde gazetesinde yer alan yazısında, sanat dünyasının en etkili isimleri arasında gösterilen Christov-Bakargiev’in bu yılki İstanbul Bienali’nde, tarihi eserler ve yıldız sanatçılara ağırlık verdiğini vurguluyor. Sergideki en ilgi çekici işlerin, Beyoğlu ve çevresindeki eski ev, otel ve galerilerde yer aldığını belirten Dagen, Walid Raad, Zeyno Pekünlü, Wael Shawky, Michael Rakowitz, Prabhakar Pachpute ve Francis Alÿs’in projelerini öne çıkararak, detaylı biçimde okuyucularına aktarıyor.

II Sole 24 Ore, 13 Eylül, İtalya
13 Eylül tarihli Il Sole 24 Ore gazetesinde çıkan yazısında Gabi Scardi, 14. İstanbul Bienali’nin çok yönlü temasından ötürü, içerik olarak hırslı bir sergi olduğundan bahsediyor. Serginin organik ve akışkan olduğunu, ziyaretçiyi kendi yolunu bulmaya sürüklediğini söyleyen Scardi, özellikle bienali bu yıl ilk kez ağırlayan Büyükada’nın serginin en şaşırtıcı anlarından birini yaşattığını belirtiyor.

Die Zeit, 12 Eylül, Almanya
12 Eylül tarihli Die Zeit gazetesinde Hanno Rauterberg, bu bienalde sanatçıların kendilerine ait ve farklı hikâyelerini anlatmaya teşvik edildiklerinin ve bienalin daha önce hiç olmadığı kadar şehre açıldığının altını çiziyor.
(http://www.zeit.de/2015/37/istanbul-biennale-kunst-krieg)

Financial Times, 11 Eylül, İngiltere
Financial Times gazetesindeki 11 Eylül tarihli yazısında Catherine Milner, Tuzlu Su temasının ve Christov-Bakargiev’in bienalin kataloğunda yer alan insan akışları, düşünce dalgaları ve tarihin düğümleri üzerine yazılarının, bölgesel ve global konjonktür bağlamında son derece yerinde olduğu ve bu yıl ilk kez şehrin tamamının, mimari çeşitliliğinin tüm ihtişamıyla, sanat sergilemek için kullanıldığı tespitlerinde bulunuyor.


El Mundo-El Cultural, 11 Eylül, İspanya
11 Eylül’de El Mundo gazetesinin El Cultural ekinde yayımlanan haberinde Javier Hontoria, birçok başarılı sanatçının sergideki varlığı ve Christov-Bakargiev tarafından tüm küratoryel dogmaların sistematik biçimde reddedilmesiyle, bienalin belirli bir plan doğrultusunda hazırlanmış bir eser seçkisinden ziyade organik, açık, öngörülemeyen ve aritmik yapıda, kendi başına harika bir yapıta dönüştüğünü vurguluyor. (http://www.elcultural.com/revista/arte/Politica-y-futuro-en-la-Bienal-de-Estambul/36903)

Corriere della Sera, 11 Eylül, İtalya
Francesca Pini’nin 11 Eylül tarihli Corriere della Sera’daki, “Tüm dünya bazı cevapları İstanbul’da arıyor” başlıklı yazısında, İstanbul Bienali’nin 2015 yılının hit bienalleri arasında yer aldığından bahsedilirken, sergilenen eserlerin sanatın dönüştürücü gücünü gösterdiği söyleniyor. Yazıda ayrıca Michelangelo Pistoletto, Pellizza da Volpedo, Elena Mazzi gibi bienalde yer alan İtalyan katılımcılara vurgu yapılıyor.

The Australian, 10 Eylül, Avustralya
10 Eylül tarihli The Australian gazetesindeki yazısında Fiona Gruber, uluslararası küratör ve akademi çevrelerinde provokatif yönüyle tanınan Christov-Bakargiev’in, bilim insanları, tarihçiler ve felsefecileri sanatçılarla bir araya getirdiği, basit bir sergilemeden ziyade “fikir akademileri” olarak adlandırılabilecek etkinliklerle tanındığının altını çiziyor. Gruber, Vernon Ah Kee ve Djambawa Marawili gibi sanatçıların projeleriyle bienaldeki Avustralya katılımına dikkat çekerken, Christov-Bakargiev’in, sanatın değişimi sağlayıcı gücüne inandığına dair sözlerine de yer veriyor.
(http://theaustralian.newspaperdirect.com/epaper/showarticle.aspx?article=b6523c27-1e47-45a2-a5df-13e21a59eb4a&viewmode=2)

Folha de Sao Paulo, 9 Eylül, Brezilya
9 Eylül tarihli Folha de Sao Paulo gazetesinde İstanbul Bienali’ne dair iki ayrı yazı yayımlandı. Fabio Cypriano, bienali şekillendiren Christov-Bakargiev’in güncel sanat üretimini yerel bağlam ve tarihleri kucaklayan bir çeşit portala dönüşmek üzere kışkırttığını vurgularken, Silas Marti ise, küratörün, bienalin sanatçı listesini önceden açıklamamayı tercih ederek, görsel sanatların dikkatini kahramanlarının egolarından ziyade, yarattıkları eserlere çekmeyi hedeflediğinin altını çiziyor.
(http://www1.folha.uol.com.br/ilustrada/2015/09/1679205-bienal-de-istambul-aponta-relacoes-num-jogo-nao-convencional-na-arte.shtml)
(http://www1.folha.uol.com.br/ilustrada/2015/09/1679206-14-edicao-da-bienal-de-istambul-comeca-com-formula-nada-secreta.shtml)

The Daily Star, 9 Eylül, Lübnan
The Daily Star gazetesinin 9 Eylül tarihli sayısında, “Sanat, Mekan ve Tuz’un Diyaloğu” başlığını taşıyan yazıda Jim Quilty, bienal başlığının, İstanbul’un (ve elbette tüm insanlığın) su, tuz ve deniz tuzuyla olan ilişkisinde kavramsal bir mihenk taşı olduğunu vurgulayarak, başta Anna Boghiguian’ın Tuz Tacirleri projesi olmak üzere bienaldeki birçok işin bu başlığa doğrudan referans verdiğini belirtiyor. Quilty, seçilen mekânların serginin bütünleyici bir parçası olduğuna ve sergilenen işlerle diyalog kurduğuna, hatta bazı mekânların sergilenen işlere artı değer kattığına değiniyor.

The Guardian, 8 Eylül, İngiltere
8 Eylül tarihli The Guardian gazetesinde yer alan “İnsan Sefaletinin Gelgitleri Üzerine Kuvvetli bir Düşünüş” başlıklı yazısında Adrian Searle, Tuzlu Su başlığı ve Düşünce Biçimleri Üzerine Bir Teori alt başlığıyla sunulan bienali birçok yönden akıl ermez nitelikte bulduğunu belirterek; Christov-Bakargiev’in dalgaların kıvrımları, tuzlu su akıntıları ve düğümleri, denizlerin dolaşımı, bedenlerimizdeki kan, Boğaziçi’ndeki akıntılar, gözyaşlarımızdaki tuz, dünyanın ve düşüncenin kendisinin çalkantıları gibi birçok konuyu ele alarak, şiirsel bir tutarlılık ve nihayetinde imkânsız görünen küresel bir konumlanma çabası içerisinde olduğunu belirtiyor.
(http://www.theguardian.com/artanddesign/2015/sep/07/istanbul-biennial-2015-an-overwhelming-meditation-on-the-tides-of-human-misery?CMP=share_btn_fb)


Die Tageszeitung, 8 Eylül, Almanya

Ingo Arend, Die Tageszeitung gazetesinde 8 Eylül’de yayımlanan haberinde, Christov-Bakargiev’in İstanbul Bienali’nin ayırt edici özelliğinin, politik baskıların yaşandığı bir dönemde, göz kamaştıran politik sanat veya ucuz jestler yerine, derinliğinin erdemi ve taşıdığı form bilinciyle ikna edici olan politik eserler sunması olduğunu savunuyor.

Die Tagesspiegel, 7 Eylül, Almanya
7 Eylül tarihli Die Tagesspiegel gazetesinde yer alan yazısında Nicola Kuhn, Christov-Bakargiev’in sahip olduğu topografya bilgisiyle, İstanbul’a ilginç mekanlar açısından zengin bir bienal kazandırdığını belirtiyor. Kassel’deki dOCUMENTA sergisinde yaptığına benzer biçimde disiplinler arası bir düşünce biçimini benimseyen küratörün, bu yaklaşım klasik sanat kurumlarına daha henüz ulaşırken, İstanbul Bienali’ni teorik açıdan zamanının ötesini taşıdığı da sözlerine ekliyor.

Frankfurter Allgemeine Sonntagszeitung, 6 Eylül, Almanya
Frankfurter Allgemeine Sonntagszeitung’un 6 Eylül baskısında yer alan yazısında Boris Pofalla, Christov-Bakargiev’in sanat deneyimini yavaşlatmak istediğini ve bunda başarılı olduğunu belirtirken, mekânların atmosferinin sergilenen işlere, galeri mekânına kıyasla farklı bir boyut kattığını vurguluyor.

L’Espresso, 6 Eylül, İtalya
6 Eylül tarihli L’Espresso gazetesinde yayımlanan yazısında Alessandra Mammì, Christov-Bakargiev’in küratörlüğünün temel öğelerinden birinin güncel hayatta insanları hem kalbinden hem de beyninden vurmak ve bu doğrultuda eserlerle buluşturmak olduğunun altını çizerken, 14. İstanbul Bienali’nin izleyiciye adeta beş duyunun işlevlerini kaybettirerek etkileyici bir deneyim sunduğunu belirtiyor.
(http://mammi.blogautore.espresso.repubblica.it/2015/09/06/biennale-di-instabul-dallart-work-allhard-work/)

Frankfurter Allgemeine Zeitung, 5 Eylül, Almanya
5 Eylül tarihinde, Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesinde yayımlanan yazısında, Kolja Reichert, Christov-Bakargiev’in yönteminin önemli bileşenleri şu şekilde özetliyor: “Düşünce tarihinden fiziksel bir kavşak (Troçki’nin evi); çağdaş bir sanatçının imalı jestleri; post-hümanist bir arka plan gürültüsü; ve hepsinden önemlisi, uzun yollar.” Reichert, 36 mekana yayılan ve diğer büyük sergilerdeki kadar fazla sayıda sanatçının yer aldığı bienalde, mekanların birer başkahramana dönüştüğünü vurguluyor.
(http://www.faz.net/aktuell/feuilleton/kunst/eroeffnung-der-biennale-in-istanbul-13785994.html?printPagedArticle=true)

La Repubblica, 4 Eylül, İtalya
4 Eylül tarihli La Repubblica gazetesinin Sera ekindeki yazısında Cloe Piccoli, 14. İstanbul Bienali’nin bir tecrübe, bir yolculuk ve seyirciye müzelerin içindeki sanat aracılığıyla keşfedilen gerçeklikten farklı bir bakış açısı sunduğundan bahsediyor; bienalin dünyaya geniş açılı ve eleştirel bir şekilde baktığının altını çiziyor.

Uluslararası medyada yer alan 14. İstanbul Bienali haberlerine 14b.iksv.org/media.asp linkinden ulaşılabilir.

BAYRAMIN 1. GÜNÜ KAPALI
5 Eylül – 1 Kasım tarihleri arasında Carolyn Christov-Bakargiev tarafından bir dizi işbirliği içerisinde şekillendirilen 14. İstanbul Bienali’nde; Afrika, Asya, Avustralya, Avrupa, Ortadoğu, Latin Amerika ve Kuzey Amerika’dan 80’in üzerinde katılımcının 1.500’e yakın eseri iki ay boyunca şehrin farklı noktalarında gezilebilecek.
14. İstanbul Bienali’nin tüm mekânları Kurban Bayramı’nın birinci günü olan 24 Eylül’de kapalı olacak. İstanbul Modern, Pera Müzesi, ARTER ve Masumiyet Müzesi, Kurban Bayramı’nın ikinci gününden itibaren, 25–27 Eylül tarihleri arasında ziyaret edilebilecek.
Ayrıntılı bilgi için: 14b.iksv.org