'Duygusal bir patlama istiyorum'

'Duygusal bir patlama istiyorum'
'Duygusal bir patlama istiyorum'

Daha önce bir Cohen projesine imza atan Martha Wainright artık gitarını eline alıp kendi şarkılarını söylemek niyetinde.

Bu gece, Caz Festivali'nde Edith Piaf şarkıları söyleyecek Martha Wainright, 'Bunlar fısır fısır değil, bağıra çağıra, haykırarak söylenecek güçlü şarkılar. Duygusal bir patlama yaşansın istiyorum şovda' diyor
Haber: ELİF EKİNCİ / Arşivi

İSTANBUL - 17. Uluslararası İstanbul Caz Festivali’nin merakla beklenen konserlerinden ‘Martha Wainwright Sings Piaf’ bu akşam İstanbullu müzikseverlerle buluşuyor. Sepetçiler Kasrı’nda gerçekleşecek konserde Kanadalı folk şarkıcısı Martha Wainwright Piaf’tan şansonlar seslendirecek. Abisi Rufus Wainwright’tan sonra caz festivalinin ağırlayacağı ikinci Wainwright’la kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.

Şovunuzda Edith Piaf şarkıları söylüyorsunuz. Ne zaman tanıştınız Piaf’la ve neden onu seçtiniz?
Piaf’la çok uzun yıllar önce, çocukken tanıştım. Küçükken, abimle en sevdiğimiz şarkıcıydı. Abim onun şarkılarını söylerdi evde, ben de eşlik etmeye çalışırdım. Sonra yıllar sonra bir gün yapımcım bana Piaf şarkıları söylememi teklif etti ama önce kabul etmedim. Pek iyi bir fikir olduğunu zannetmiyordum çünkü. O çok ünlüydü, çok büyüktü, yüzlerce şarkısı vardı. Ama sonra yeni bir şeyler denemek iyi olur diye düşündüm ve bu şov çıktı ortaya.
Riskli bir şey denemişsiniz. Üstelik, anadiliniz Fransızca değil...
Fransızca anadilim değil ama aksanım iyidir. Okulda öğrenmiştim Fransızcayı ve telafuzumun da oldukça düzgün olduğunu düşünüyorum. Edith Piaf çok büyük bir ulusal ikon olduğu için böyle bir şeyi Fransız birinin yapması aslında çok daha riskli bence. Bense bir Amerikalı olarak Piaf söylüyorum, bu daha farklı.
En sevdiğiniz Piaf şarkısı hangisi?
Çocukken ‘Milord’u çok severdim, zaten Piaf’ın en sevilen şarkılarından olmuştur hep. Ama bu tip çok favori şarkıları söylemeyi pek sevmiyorum artık. Zaten hiçbir zaman favorinin peşinde olmadım. Ayrıca ben Piaf’ın bütün şarkıları çok güzel söylediğini düşünüyorum.
Daha önce Cohen söylemiştiniz, şimdi Piaf, sırada ne var?
Bir dahaki projem artık benim kendi müziğim olsun istiyorum. Tekrar gitar çalmak istiyorum. Eskiden alışık olduğum gibi.
Ailenizdeki herkes müzisyen, bu sizi nasıl etkiledi? Hiç onlardan farklı olmak istemediniz mi?
Müzik benim için bir nevi aile mesleği. Küçüklüğümden beri hep birlikte şarkılar söyleriz, ben öyle büyüdüm. Müzik hep hayatımın bir parçası oldu ve beni eğlendirdi. Ben de bunu neden profesyonel anlamda da denemeyeyim diye düşündüm. Çünkü müzik yapmak çok güçlü ve tatmin edici bir şey.
Turneler dolayısıyla sürekli yollardasınız. Bu sizi eğlendiriyor mu?
Evet. Bir bebeğimiz var, o açıdan biraz zor ama fazla düşünmüyoruz, bebeğimizi kapıp yollara düşüyoruz. Ben kendi adıma turneleri çok seviyorum. Farklı yerlerde olmayı, farklı yemekler yemeyi seviyorum. Bence çok meditatif.
Türkiye’ye ilk kez geliyorsunuz, beklentileriniz neler?
Hep güzel şeyler duydum Türkiye hakkında, o yüzden beklentilerim çok büyük. Örneğin, hamamlarla ilgili çok fazla şey duydum ve mutlaka bir tanesine gitmek istiyorum. Gerçi bebekle bu tip şeyleri yapmak biraz zor oluyor ama... Onun dışında öylece yürümek istiyorum sokaklarda. Birkaç tarihi mekân görmek ve müze gezmek de planlarım arasında. Ve tabii en sevdiğim şeyi yapacağım; bol bol yemek yiyeceğim. (gülüyor) 
Peki bizim sizin şovunuzdan ne gibi beklentilerimiz olmalı?
Duygusal bir patlama yaşansın istiyorum şovda, muhtemelen olacaktır da. Konser saat 22.00’de başlıyor, bence Piaf şarkıları söylemek için oldukça uygun bir saat. Çünkü repertuvardaki şarkılar fısır fısır söylenecek şarkılar değil, bağıra çağıra, haykırarak söylenecek güçlü şarkılar. 


    ETİKETLER:

    caz