Düzene karşı müzikal itirazın 25'inci yılı

Düzene karşı müzikal itirazın 25'inci yılı
Düzene karşı müzikal itirazın 25'inci yılı

Konserde Tuncel Kurtiz şiir okuyacak, Suavi, Yasemin Göksu, Nejat Yavaşoğulları ve pek çok sürpriz isim şarkı söyleyecek. Fotoğraf: Muhsin Akgün

Yorum, 25'inci yılını İnönü Stadyumu'nda bir konserle kutluyor. 12 Eylül ortamında bir grup üniversite öğrencisi tarafından kurulan grup, kimine göre bir mücadele alanı, kimine göre bir okul, ama herkese göre bütün baskılara ve olumsuzluklara direnmeyi bilmiş bir kurum oldu
Haber: GÖNÜL KOCA / Arşivi

İSTANBUL - Kimi zaman üyeleri tutuklandı, kimi zaman albümleri toplatıldı, konserleri engellendi. Ama 25 yılı doldurmayı başardılar. Grup Yorum’dan bahsediyoruz. 12 Haziran Cumartesi İnönü Stadyumu’nda dev bir 25. yıl konserine hazırlanan Grup Yorum’dan. Saat 20.00’de başlayacak konserde Yorum’a İstanbul Syhmphonic Project adlı 60 kişilik senfoni orkestrası eşlik edecek. Tuncel Kurtiz şiir okuyacak, Ruhi Su Dostlar Korosu, Suavi, Yasemin Göksu, Nejat Yavaşoğulları birer Yorum şarkıları söyleyecek.
Konser öncesinde Grup Yorum’u, yaşadıklarını, yöneltilen eleştirileri eski üyeleriyle birlikte, bir şekilde Yorum’la ilişki içinde olmuş müzisyenlere sorduk. Nice yıllara Grup Yorum diyerek sözü o isimlere bırakıyoruz...

Aynı zamanda başkaldırı
Metin Kahraman (Eski Yorum üyesi):  Grup Yorum kurulduğu dönemde üniversitelerin içinde bulunduğu durum biliniyor. 12 Eylül’ün hâlâ çok fazla etkisini gösterdiği ve hiçbir sosyal faaliyetin yapılmadığı bir dönem. Grup Yorum’un o dönemde okulda baskıya karşı sosyal faaliyet grubu oluşturma çabası önemli. Grup Yorum o anlamda herhalde İnsan Hakları Derneği ve TAYAD ile de yaşıt bir ‘dernek’. Aynı zamanda bir müzik grubu aynı zamanda bir başkaldırı. Bütün sisteme başkaldıran bir grup yani. Sonraki çalışmalarında başarılar diliyorum. 

Üretim ilişkisi çok değerli
İlkay Akkaya (Eski Yorum üyesi): 12 Eylül’ün hemen ertesinde üniversitede olmak, cezaevlerinde, karakollarda yaşanan vahşet, toplumdaki suskunluk ama bir yandan da yükseltilmeye çalışılan muhalefet... Kendini müzikle ifade etmek isteyen genç insanları bir araya getirdi ve tarihin o dönemine tanıklık ettik. Sanata bakışım o kollektif içinde şekillendi, şarkı söylemeyi öğrenmeye orada başladım. 1986-88 arasında Yorum’da yaşadığım üretim ilişkisi, yolculuğumun başlangıcı ve çok değerli benim için.

Devrimci bir mesaj iletiyor
İbrahim Karaca (‘Uğurlama’nın söz yazarı): Benim tanık olduğum Grup Yorum, eleştirilerden kaçmaz, sıkılmaz. Grup Yorum, baskı üreten mekanizmaya karşı müzikal bir itiraz yükseltiyor, müziğiyle devrimci bir mesaj iletiyor, toplumsal imecenin önemli bir parçası oluyor. Zaten saldırılan şey aslında yalnız müzik değil, ana dili müzik olan imecedir. Yorum, bunun ete kemiğe bürünmüş halidir. O sadece  kendinin değil, daha güzel bir hayatı düşleyen bütün itilmiş, kakılmış, ezilmişlerin Yorum’udur. Grup Yorum, bu düzene karşı yükselen müzikal bir itirazdır.

Başlı başına bir zafer
Zülfü Livaneli (müzisyen, yazar, yönetmen): İlk günden beri büyük bir ilgiyle, onurla dinlediğim ve müziğimizde toplumsal sorumluluğun yerine getirilmesinde hep öncü olmuş bir grup. Ve bunca güçlüklere, yasaklamalara, baskılara rağmen direnip ayakta kalmış olmaları, bugün stadyumlarda konser vermeleri, insan haklarını savunmaları başlı başına bir zafer. ‘Bir ülkenin türkülerini yapanlar, yasalarını yapanlardan daha güçlüdür’ sözünün doğru olduğunu kanıtlayan müthiş yürekli müzisyen arkadaşlarım. Dünyadaki örnekleri gibi mesela, Şili’den İnti İllimani gibi müziğin onu eğlenceden daha çok onurlu bir duruş sergilemesi gerektiğini kanıtlayan arkadaşlarım. Son derece mutluyum Grup Yorum gibi bir grubumuz olduğu için. Konserlerini ve ulaştıkları bu başarıyı gönülden kutluyorum. 

Türkiye’nin İnti İllimani’si
Şevval Sam (şarkıcı, oyuncu): Grup Yorum, 12 Eylül sonrası çektikleri onca sıkıntılara rağmen üretimini hiçbir zaman durdurmamış, tepkisini, isyanını müziğiyle 25 yıldır dile getirmeyi başarmış bir grup. Protest müziğin Türkiye’deki son temsilcisi, Türkiye’nin İnti İllimani’sidir. Müziğin kitlelerin dönüşümünde büyük rolü olduğuna inanıyorum. Bu yüzden Grup Yorum’un misyonu çok önemlidir. Hayata karşı durduğum yer ve fikrim itibarıyla ‘Başeğmeden’ albümünde yer almaktan büyük mutluluk ve gurur duyduğumu belirtmeliyim. 

Çokdilliliğe de sahip çıktılar
Vedat Yıldırım (Kardeş Türküler, Bajar): Sol muhalefet üzerine ölü toprağının atılmaya çalışıldığı bir ortamda, ‘yok olmadık-mücadeleye devam’ imgesi, albüm isimleri ve güftelerde ağırlıklı temadır. Bunun yanı sıra; albümlerindeki Arapça, Kürtçe, Çerkezce şarkılarla Türkiye’deki çokdilliliğe de sahip çıkmışlardır. Muhalif müzik yapanlar için bu alan halen yeterli olarak değerlendirilebilmiş durumda değil. Toplumsal kutuplaşmanın arttığı bu dönemde toplumsal barış için, özgürlükçü ve adil bir memleket için bu kimyanın yakalanması gerekiyor. Nice yıllara Grup Yorum... 

Sert duruşlarını eleştirdim
Yasemin Göksu: Binlerce kişi üzerindeki etkisi, gücü nedeniyle, devlet tarafından hep tehdit olarak algılandı. Konserlerin, albümlerin yasaklanması, müzisyenlerin hapishanelerde zulüm görmesi, bu ülkede yaşayan herkes, hepimiz için utanç verici. Herkes uçakla, onlar otobüsle getirilirdi. Birçok sanatçı otelde, onlar dersliklerde yatırılırdı. Kararlı, mücadeleci yapılarına hep saygı duydum. Ancak, sahnedeki sert, keskin duruşlarını hep eleştirmişimdir. Bir de şarkılarındaki ulusalcı ifadeleri, enternasyonalist bir bakış açısıyla yeniden değerlendirmelerinde yarar görüyorum. Ama... Bunların ötesinde, onlar ailem, kardeşlerim. Çok kıymetli...

Okul özelliği taşıyor
Orhan Kahyaoğlu (‘Kar Makinesi’ adlı Grup Yorum kitabının yazarı): Yorum’un başına gelenler Türkiye’deki iktidarların demokrasi kültürünü on yıllardır nasıl hazmedemediğinin bir göstergesidir. Tüm baskılara rağmen devamlı değişebilen dinamik kadrolarıyla 25. yıllarını tamamlıyorlar. Her grup gibi, onların da dillerden düşmeyen şarkı ve türküleri olmuştur. Sıradanlığa yaklaşan örnekleri de. Bana en ilginç gelen bir başka noktaysa, bir ‘okul’ özelliği taşıyıp, onlarca müzisyenin gün ışığına çıkmasını sağlamalarıdır. Grubun, hiç eksilmeyen, hepsi de ‘politik’ olmayan binlerce, on binlerce dinleyicisi var. 

Ayakta alkışlıyorum
Suavi (müzisyen): 1980 faşist darbesinin hemen ardından o günün koşullarının doğurduğu bir gruptur. Dolayısıyla kendi gerçeğini yaşanan acıların üzerinden kurgulamıştır. 25 yıl kimine göre çok kısa kimine göre çok uzundur. Örneğin Erdal Eren’in ulaşamadığı yaşı, Deniz’lerin ise ancak göğüslediği bir süreçtir. Grup Yorum bu acıların toplamına tekabül eden bir noktadan merhaba diyecektir 25. yıl buluşmasına. Müthiş baskılar gördüler, işkenceye varan acılar çektiler. Tek tek gelmiş geçmiş grup üyelerini, Yorum’un ideolojik donanımdan gelen direniş yöntemini, hâlâ ayakla kalma kabiliyetini sürdürme noktasındaki kararlılığını da bir dostları olarak ayakta alkışlıyorum.

Grup Yorum 25. yıl konseri, 12 Haziran’da İnönü Stadı’nda. Tel: 0212 237 70 51