Efsanelerin yürüdüğü sahil

Efsanelerin yürüdüğü sahil
Efsanelerin yürüdüğü sahil

Robert Redford, 1972

Cannes Film Festivali 64 yıldır yıldızların en unutulmaz anlarına ev sahipliği yapıyor. Sinemanın dev isimleri, jet set partiler festivalin ölümsüz karelerini yarattı

Yarın sinema endüstrisinin ve dünya jet set’inin ajandasındaki en önemli gün. Cannes Film Festivali resmi açılışı için tüm hazırlıklar tamam. Yarım yüzyıldan fazla zamandır sinemanın ve sosyetenin en prestijli etkinliği sayılan festival, bu yıl da uluslararası parti ağının buluşma noktası olacak.
Uzun yıllardır Cannes partilerini kaçırmayan yönetmen ve Johnson & Johnson vârisi Jamie Johnson, festivalin en önemli özelliklerinden birinin, ikonik film efsaneleriyle vakit geçirmek olduğunu söylüyor. “Sohbet konusu olan perde arkası hikayelerinde herkese ismiyle hitap edildiğini fark edersiniz” diye anlatıyor Johnson. “Mesela Jack, Jack Nicholson, Roman, Roman Polanski, Warren da Warren Beatty anlamına gelir.” 

Yılın tatili
Büyük yıldızlarla Cannes sahillerinde vakit geçirmek, sosyal statünün bir anda tavan yapması anlamına geliyor.
Cannes’ın bir diğer büyüsü de, programları her daim dolu sosyelitlerin bahara gelen etkinliği asla kaçırmaması. Fransız Riviera’sının en güzel dönemini yılın tatil fırsatı olarak görmek 64 yıllık serüvenin bir numaralı geleneği.
Cannes film endüstrisinin büyük isimlerini ağırlasa da, sadece sinema için değil eğlence için sahile gelenler kendi özel partilerini düzenliyor. 

‘Ticari’ eleştirilerine rağmen
Geniş bahçeli villalar, limana demirli ya da açıklarda gözden uzak süper yatlar yılın dedikodularını besliyor. Festivalin fazla ticari olduğu her yıl biraz daha fazla şikayet konusu olsa da, burası Cannes. Jack ve Warren’ın hikayeleri kırmızı halıda değil, otel barında kadehlerin şıkırtısı eşliğinde konuşulmaya devam edecek.

İhtişamlı program
Bu yıl Cannes’ın parlak sezonlarından birini yaşayacağız. Terrence Malick’in merakla beklenen ‘Tree of Life’ı Brad Pitt ve Sean Penn’i bir araya getiriyor. Ama asıl ağır top, Woody Allen’ın son filmi ‘Midnight in Paris’, filmin geçtiği şehir, Carla Bruni’nin rolü ve Fransa’da Allen’a duyulan hayranlık göz önünde bulundurulursa kulislerde en çok konuşulan konulardan birinin bu film olacağını tahmin etmek zor değil. Festivalin ‘ticari’ bombası ise ‘Karayip Korsanları’ serisinin sonuncusu. Johnny Depp ve Penelope Cruz elbette kırmızı halının en popüler isimleri olacak. Jodie Foster’ın ‘Beaver’ı ise başrol oyuncusu Mel Gibson’a özlediği ilgiyi geri getirebilecek mi göreceğiz.