Egeart şimdi daha güncel

Egeart şimdi daha güncel
Egeart şimdi daha güncel
Ege Üniversitesi'nin düzenlediği Egeart, İzmir'in en geniş çaplı sanat etkinliği. Yüzlerce sanatçıyı bir araya getiren Egeart'ta bu yıl çağdaş sanatçıların ağırlığı dikkat çekiyordu.
Haber: CEM ERCİYES / Arşivi

“Sanatçılar birer hekim gibi, her gün bizi tedavi ediyorlar. Ama biz insanlar her zamanki bencilliğimizle onları alkışlamakta nedense çok cimri davranıyoruz...” Ege Üniversitesi'nin gerçekten ilginç ve hayranlık uyandıran rektörü Prof. Dr. Candeğer Yılmaz konuşmasında böyle şeyler anlatıyor. Sanata olağanüstü bir saygı ve hayranlıkla yaklaşan bir tıp doktoru Candeğer Yılmaz. Ve belli ki 6. yılında daha da büyüyüp gelişen Uluslararası Egeart Sanat Günleri'nin en önemli koruyucusu.

Egeart bir bieanal aslında. İki yılda bir gerçekleşiyor, kentin her yerine yayılıyor ve ortalama 500 sanatçının binlerce işini ağırlıyor. Bu yıl toplam 17 noktada sergiler var. Rektör Candeğer Yılmaz sergilerin olabildiğince kente yayılmasını, gündelik hayata sirayet etmesini, sanatın insanların karşısına çıkıvermesini hedefliyor.

Ölçülerin bu kadar büyük olmasına rağmen, çok küçük bir bütçeyle gerçekleşiyor. “Pekçok şeyi 'gönüllülük ve paylaşım' ile çözüyoruz” diyor, Egeart'ın arkasındaki süper güç Serpil Zeytin. Gönüllü öğrenciler ve üniversitenin memur kadroları ile gerçekleştirilen etkinliğin neredeyse profesyonel bir görünümü olmasında, Serpil Zeytin'in rolü büyük. Tamamıyla devlet kurumlarının katkısıyla gerçekleştirilen etkiniliğin özel sektörden tek destekçisi, yani ana sponsoru ise Akbank. Evet onca festival, tiyatro ve kültür merkeziyle Akbank sanat dünyamızını en önemli destekçilerinin başında geliyor. Ama İstanbul'un dışında bir kentte, ne yazık ki ulusal medyanın hiç ilgi göstermeyeceği bir sanat etkinliğini desteklemeleri sanırım herşeyden daha önemli...

SERGİLERİN KALİTESİ BELİRGİN BİÇİMDE ARTTI
İlk kez bundan dört sene önce 4. Egeart'a katılmıştım. O zaman da İzmir'de sanatla ilgili herkesi bir hareketlendiren, ilgil olmayanları da ilgilenmeye davet eden bu devasa etkinlikten etkilenmiş, ama bol bol da eleştirmiştim. (link: http://www.radikal.com.tr/yazarlar/cem-erciyes/iki-bin-resim-izmirlileri-bekliyor-1072739/) Şimdi buna hiç gerek duymuyorum. Çünkü o kadar çok olumlu gelişme var ki ne açılış törenindeki sıralama sorunu, ne eserlerin altında etiketlerin olmaması ne de başka şeyden söz etmeye gerek var. Sergilerin belirgin biçimde artan kalitesinden söz etmek yeter de artar.

Egeart'a danışmanlık yapan Rabia Çapa'nın varlığı kendini hemen göstermiş. Sergi belirgin biçimde güncelleşmiş, Türkiye çağdaş sanatının çok önemli pek çok ismi özellikle birer teşhir ile izleyiciye ulaşma fırsatı bulmuş.


Bu yıl onur sanatçısı ödülü heykeltıraş Seyhun Topuz’a verildi. Her biri küçük irer odada işleri sergilenen 'Ustaya Saygı' bölümündeki sanatçılar Sarkis, Azade Köker, Balkan Naci İslimyeli, Bingül Başarır, Füsun Onur, Genco Gülan, Hale Tenger, Koray Ariş ve Murat Morova. Giriş katında işlerinden küçük birer seçki sergilenen 'Yaşayan Anıt Sanatçılar' ise Atilla Atar, Ayfer Karamani, Can Göknil, Cuma Ocakla, İbrahim Balaban, Osman Dinç, Özdemir Altan, Süleyman Saim Tekcan. Bunun yanısıra AKM'nin büyük salonlarında akademisyen sanatçıların işlerinden bir seçki de sergileniyor. Hemen yandaki Resim Heykel Müzesi'nde ise genç sanatçıların bir sergisi var. Müge Selçuk'un 'Sanat Benim Neyime' adlı mutfak fotoğraflarından oluşturduğu fayans duvar herkesin dikkatini çekiyor. Başarı ödülü alan Sedat Gökçe'nin 4 Kuzgun adlı resmi çok güzel, Umut Reyhanlı'nın kanlı canlı işi Spiral Dinamikler ise ürpertici.


Egeart sayesinde kentin sanat hayatı şöyle bir kımıldıyor, hareketleniyor. Mesela Güzelyalı Kültür Merkezi'nde yabancı tekstil tasarımcılarının işlerinden oluşan ilginç bir sergi var. Bu yıl yabancı sanatçı katılımının her zamankinden az olduğu söyleniyor. Kırk ülkeden sanatçılar ağırlamaya alışmış Egeart'da bu yıl bölgedeki savaş gerilimleri uluslararası katılımı azaltmış. Ama yine de mesela K2 güncel sanat merkezinde yine çok ilginç bir ergi var, hem de Meksika'dan. Maddalena Forcella'nın sergisi yine yerel tekstil işlerinden izler taşıyor. Sanki bu yıl tekstil gizli bir tema gibi. Çünkü Özel Türk Koleji'nin Uşakizade Köşkü'ndeki sergi salonunda Murat İrtem'in keçeyle yaptığı resimler sergileniyor. Piyer alış veriş merkezindeki galeri Artiz'de ise Balaban sergisiyle karşılaşıyorum. Bu gerçek bir sürpriz. AKM'de sergilenen Balabanlar'ı ve daha fazlasını bu galeriden satın alabiliyorsunuz. İşte sanat merkezi ve sanat piyasasının şık bir paslaşması...