Emre Kınay: Türk sinemasında otosansür var

Emre Kınay: Türk sinemasında otosansür var
Emre Kınay: Türk sinemasında otosansür var
Yönetmen Ömer Vargı'nın 2004 yapımı 'İnşaat' filminin devamı olan 'İnşaat 2'nin çekimleri Yalova'nın Armutlu ilçesinde sürüyor. Hafta Sonu dergisi, Vargı'nın ilkinden çok daha fazla ses getireceğini söylediği filminin setine girdi; yönetmen Vargı ile başrol oyuncuları Emre Kınay ve Şevket Çoruh'la konuştu.

Armutlu’da küçük bir koyu film seti haline dönüştüren yönetmen Ömer Vargı, ilk filmden sonra herkesin ikinci filmi istemesi üzerine kolları sıvadığını söylüyor. ‘İnşaat’ filminin kariyerlerinde çok önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen başrol oyuncuları Emre Kınay ile Şevket Çoruh, 10 yıl boyunca nereye gitseler, “Filmin ikincisi gelecek mi?” sorusuyla karşılaştıklarını söylediler.

‘İnşaat’ filmini 10 yıl sonra tekrar çekiyorsunuz. Neler söyleyeceksiniz?
Ömer Vargı: Filmimizin adı ‘On Yılda Bir İnşaat 2’. Aradan 10 yıl geçtikten sonra böyle bir film yapmaya karar verdik. Emre ile Şevket yıllardır, “Abi bu filmin ikincisini çekelim” derlerdi.
‘İnşaat 2’ biraz ikinci film, biraz da tekrar yapım gibi oldu. Eski kahramanlar da var, aramıza yeni katılanlar da var.

İkinciyi çekme fikri var mıydı yoksa ilk film çok beğenildiği için mi ikinciyi çekmeye karar verdiniz?
Ö.V.:
10 yıl önce çekelim diye bir fikrimiz yoktu. Fakat arada çeşitli alternatifler aklımıza geliyordu; acaba bunların hapishane hayatını mı çeksek diye düşünüyorduk. Hapisten çıktıktan sonraki hallerini çekmeye karar verdik. Film ilk Suriyeli cesedinin tekneden düşmesiyle başlıyor ve kahramanlar yeniden gömmeye başlıyorlar. Birinci film vizyona girmeden bir gün önce, İngiliz Konsolosluğu patlamıştı. O patlamadan sonra Akmerkez salonunda filmi sadece bir kişi izlemişti; o da Akmerkez’de çalışan bir adamdı! Öyle bir şanssızlık olmuştu ama sonra çok izlendi.

Film birçok ödül aldı, bu aslında sizin için önemli bir durum. Neden akabinde çekmediniz?
Ö.V.:
Ben filmleri sadece ticari kaygıyla yapamıyorum. Süreç böyle ilerledi ve bugüne denk geldi.

Herkes filmin ne zaman vizyona gireceğini merak ediyor. Ne zaman izleyebileceğiz?
Ö.V.:
Bunu kesin olarak kararlaştırmadık. Dağıtımcılarla görüşüyoruz. Aralık, ocak ya da şubatta vizyonda olur.

Bunun da devamı gelir mi peki?
Ö.V:
Bilmiyorum. Şu an bu filme odaklandık.

10 yılda neler değişti?
Emre Kınay: Artık yaşlandık, sakallar beyazladı. Bizim gömü için alanımız büyüdü. Akşamları buraya birini gömmeye getirmek isterseniz buradayız, bekleriz. Alanımız bol (gülüyor).
Şevket Çoruh: İlk filmde 78 kiloydum, şimdi 90 kiloyum.

Peki karakterlere uzaklaş-ma olmuş mu bu 10 yıllık süreçte?
E.K.:
O konuda en doğru kararı siz verirsiniz. İzledikten sonra göreceksiniz.
Ş.Ç.: Bisiklete binmek gibi; bir kere yapınca unutmuyorsun. İkinci filmin okuma provalarında biraz garipsedik, farklı hissettik ama bu hoş bir durum. İlk günümüz en zor gündü. Oyuncu olarak mecburen hikayenin içine giriyorsun.

SiNEMADA OTOSANSÜR VAR
Bu filmin sizin kariyerinize nasıl bir etkisi oldu?
E.K.:
‘İnşaat’ en özel işlerimden biridir. Mesleğe başlarken de istediğim buydu; az ama öz filmim olsun. Dönüp baktığımda kendimle gurur duyabileyim diye.
Ş.Ç.: Sinemaya girişim ‘İnşaat’ filmi ile oldu. Bir oyuncu için her sahnede, her planda olduğunuz bir film. İlk filmde çok heyecanlıydım. Aynı duyguyu ikinci filmde de yaşadım. Çocuğuma hatıra olarak bırakabileceğim en iyi işlerden biri.

Türkiye ’deki film sektörünün gelişimini nasıl buluyorsunuz? Mesela Nuri Bilge Ceylan’ın filmi Cannes Film Festivali’nde çok güzel bir başarı yakaladı...
E.K.: Türkiye’de bir film sektörü yok. Nuri Bilge Ceylan’ın başarısı tamamen bireysel, kendi çabasıyla olan başarıdır. Devlet mekanizmasında yer alan hiç kimse, o başarının üzerinde hak iddia edemez. Bu ülkede televizyon, dizi sektörü var ama sinema sektörü yok. Dizi filmlerimiz 17-18 ülkede gösterimde. Bu durum sinema için geçerli değil. Bir otosansür gelişmiş durumda. Otosansürü aşamadığınız hiçbir noktada, sektörel olarak gelişmeyi evrensel boyuta taşıyamazsınız.