En hakiki Bolşoy geliyor

Son yıllarda ülkemizi ziyaret eden birçok Rus bale topluluğunun 'Rusya'nın dünyaca ünlü Bolşoy Tiyatrosu' diye takdim...
Haber: ŞEHNAZ PAK / Arşivi

İSTANBUL - Son yıllarda ülkemizi ziyaret eden birçok Rus bale topluluğunun 'Rusya'nın dünyaca ünlü Bolşoy Tiyatrosu' diye takdim edilmesi, tıpkı tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye'de ilginç bir 'Bolşoy enflasyonu'nun da yaşanmasına neden oldu. Bu toplulukların öyle ya da böyle bir şekilde Bolşoy Tiyatrosu ile ilişkilendirilmesinin hikmeti nedir bilinmez ama rivayet o ki, topluluğun elamanları bu konuda ısrarlı, sonunda eylül ayında gerçek Bolşoy Tiyatrosu Türkiye'ye geliyor.
Topluluğun İstanbul, Bursa, İzmir ve Ankara turnesi çerçevesinde sahneleyeceği 'Don Kişot' ve 'Spartaküs' balelerinin koreografisi, Türk seyircilerin de sahnelediği 'Ferhad ile Şirin' ve
'Fındıkkıran'dan yakından tanıdığı, ünlü koreograf Yuriy Grigorovich'e ait.
35 yıldır dünyayı geziyor
Dünyada 89 şehirde 35 yıldır oynadıkları Khachaturyan'ın 'Spartaküs'ü ve L. Minkus'un 'Don Kişot'unun Türkiye turnesi sırasında Bolşoy Tiyatrosu'na Rusya Cumhurbaşkanlığı Orkestrası eşlik edecek. İki balenin de başrollerinde Bolşoy'un başbalerini Galina Stepanenko ve başbaleti Mark Peretokin var.
Birer koreografi harikası niteliğindeki 'Don Kişot' ve 'Spartaküs'ün dünya çapındaki en
iyi sahnelemeler olduğunu belirten Peretokin, 'Spartaküs'te bir ilki gerçekleştirdiğinin altını çiziyor:
"Spartaküs'te Grigorovich ilk defa erkek baletler üzerine de kurulu bir gösteri olabileceğini kanıtlamıştır. Daha önce yapılan gösterilerde her zaman balerin öne çıkıyordu."
'Spartaküs'ün kahramanlık destanı üzerine kurulu bir tragedya, 'Don Kişot'un ise komedi ögelerinin ağırlık kazandığı renkli bir hikâye olduğunu ifade eden Peretokin bu çerçevede her iki eser arasındaki farka dikkat çekiyor: "Spartaküs yaratıcı klasik bale koreografisinin en güzel örneklerinden biri. Don Kişot ise daha çok şov ve gösteri ağırlıklı bir çalışma. Rengâ renk karnaval niteliğinde seyirciye eğlenceli dakikalar geçirten gösteri."
Her iki gösterinin da koreografi açısından çok zor olduğunu vurgulayan Galina Stepanenko 'Don Kişot'u mu yoksa Spartaküs'ü mü kendisine daha yakın buluyor?' sorusuna "İkisi birbirinden çok farklı. İki ayrı zevk ve deneyim. Herhangi bir ayrım yapmam söz konusu değil" yanıtını veriyor.
Spartaküs'ün cazibesi
Mark Peretokin de Spartaküs'te kendini çok daha rahat hissettiğini itiraf ediyor: "Her bir gösteri kendi çocuğumuz gibi. Fakat tabii bazı rollerde kendinizi daha rahat hissedebiliyorsunuz. Benim de bu iki bale arasında en rahat olduğum Spartaküs balesi diyebilirim."
İtalya'da opera neyse Rusya'da da bale öyle hayati bir unsur. Bu çerçevede dünya bale tarihine Yuriy Grigorovich gibi bir koreografı armağan etmiş Rusya'da bugün
acaba uluslararası arenada kendine özgün bir yer edinebilecek yeni dehalar yetişiyor mu? Mark Peretokin bu soruya "Kesinlikle hayır" cevabını veriyor ve hemen ekliyor: "İçinde bulunduğumuz süreç bütün dünyada koreografların krizi olarak nitelendiriliyor.
Grigorovich'in ayarında üstüne üstlük klasik balede birinin çıkması zor. Elbette yeni çalışmalar ve özgün koreografiler çıkıyor ama bunlar genellikle modern dans alanında oluyor. Onları da Grigorovich'in yanına koymak imkânsız. Rusya çok eski bir bale geleneğine sahip. Rusya'da baleyi öldürmek için epey çaba harcamanız gerekir."
Bolşoy Balesi 'Spartaküs'ü 10-11-12 ve 13 Eylül'de İstanbul Park Orman'da, 21 Eylül'de
İzmir Açıkhava Tiyatrosu'nda, 23 Eylül'de Bursa Açıkhava Tiyatrosu'nda, 'Don Kişot'u 15 ve 16 Eylül'de Ankara Bilkent Odeon Salonu'nda, 21 Eylül'de İstanbul Park Orman'da sahneleyecek. Bilgi için tel: 0212 328 20 00