En sevdiğimiz salonları seçtik

En sevdiğimiz salonları seçtik
En sevdiğimiz salonları seçtik

Güher-Süher Pekinel, 15 Nisan?da İş Sanat?ta bir konser verecek.

Güher-Süher Pekinel, ilk DVD kayıtlarını çıkardı. Pekineller, bu DVD'ye en sevdikleri salonlarda yaptıkları kayıtları katmış
Haber: ARZU HAKSUN GÜVENİLİR / Arşivi

İSTANBUL - Güher  Süher Pekinel kardeşlerin geçtiğimiz günlerde ilk DVD  kaydı ‘Live in Concert’ piyasaya çıktı. Bu kayıt, Luzern, Zurich, Londra’da verdikleri konserlerini de içeren dört canlı konser performansını, söyleşileri, müzik hakkındaki düşüncelerini yaşamlarından kesitlerle gözler önüne seriliyor.  DVD’deki canlı konser kayıtları muhteşem, ama bir o kadar etkileyici olan 68 olaylarının kendi üzerindeki etkilerini anlattıkları belgesel bölümü... Nisan ayında İş Sanat sahnesinde  bir de konser verecek müzisyenler le yaptığımız bu söyleşide, müziğin toplum üzerinde aslında ne kadar etkili olabileceğini, DVD  kayıtlarını, yakın zamandaki konserlerini ve Türkiye’de müziğin  boyutlarını konuştuk...
DVD kaydı hazırlanırken verdiğiniz konserler ve çaldığınız eserler arasından nasıl seçim yaptınız?
Süher Pekinel: Her sanatçının kalbinde birlikte çalmayı arzu ettiği birkaç şef ve orkestra yatar. Sanatçıyı bu iki parametre kadar cezbeden üçüncü parametre ise akustik özellikleriyle salondur. Bu üçünün biraraya gelmesi sanatçı için olağanüstü bir durum, bir ayrıcalıktır. Yaptığımız seçimi bu şekilde değerlendirebiliriz. DVD’de yer alan üç konserde de gerek İngiliz Oda Orkestrası ve Sir Colin Davis ile Cadogan Hall’da, gerekse Zürih Oda Orkestrası ve Muhai Tang ile Zürih Tonhalle’de bu ayrıcalığa sahip olduk. Konserlerimizi büyük bir zevkle verdiğimiz konser salonları arasından seçtik. 

Konserler veriyorsunuz, albümleriniz yayınlanıyor ve son olarak da bir DVD kaydı yaptınız. Bu bağlamda ülkemizdeki müzik eleştirilerine ve eleştirmenlerine bakışınız nasıl?
Güher Pekinel: Türkiye’de klasik müzik eleştirmeni sanki yok gibi... Nedenlerine baktığımızda bunun da bir arz talep dengesi sorunu olduğunu düşünüyoruz. Türkiye’de kaç tane sanat dergisi, kaç tane klasik müzik dergisi, kaç tane örneğin ‘The Pianist’ gibi uzmanlaşmış klasik müzik dergisi var? Tüm günlük gazeteler arasında kaç tane sanat sayfası olan, bu sayfalarda klasik müziğe ciddi yer veren gazete var? Sanki o da bu soruların cevabında. Talebin olmadığı bir yerde arz da olmaz doğal olarak! 

Sanat insana kendini ve hayatı sorgulatır, toplum olarak somut problemlerle uğraşmaktan (açlık, sağlık, eğitim...) dünya düzenini sorgulamayı mı yitirdik? Ve müzisyenlere nasıl bir görev düşüyor? Müziğin zihinlere apansız girip kendi iradesini dayatma gücüne karşı uyaran bir yapısı var
SP- Gözleminiz çok doğru. Müziğin her türlü dayatmaya karşı çok güçlü bir iradesi var. Bu bağlamda size müzik aracılığıyla çocukların, gençlerin ve ailelerinin hayatını son derece olumlu değiştiren küresel bir hareket olan “El Sistema”yı örnek vermek isterim. 35 yıl önce Venezuelalı ekonomist ve amatör müzisyen Dr. Jose Antonio Abreu 11 çocuğu müzik yapmak üzere bir garajda topluyor ve “El Sistema” projesi başlıyor.  Bu proje kapsamında bugün  Venezuela`nın en fakir bölgelerinden 300.000 çocuğa müzik eğitimi veriliyor ve birlikte müzik yapmanın gücüyle bir ülkenin geleceği olan gençlerin ve onların yakın çevresinde bulunanların ve ailelerinin hayatlarının nasıl değiştiğini kanıtlıyor.Kendi sınırlarını keşfetmeyi müzik aracılığı ile hedefleyen  El Sistema`nın network`ünde tüm Venezuela’ya yayılmış 102 gençlik ve ayrıca  55 çocuk orkestrası  bulunuyor. Dünyanın müziğe ihtiyacı var. Bu sosyal  ihtiyacı gidermenin yollarını bulmak ise biz müzisyenlere düşüyor. 

15. Nisan ayında bir de İş Sanat’ta konseriniz olacak, repertuarınızdan biraz bahseder misiniz?
SP- İş Sanat’taki konserimizde  dünyanın seçkin oda orkestralarından biri olan, yurtdışında defalarca değişik ülkelerde turneler yaptığımız ve birlikte çalmaktan büyük keyif aldığımız English Chamber Orchestra eşliğinde Mozart’ın K365 mi bemol majör, Bach’ın ise BWV 1062 do minör iki piyano için konçertolarını seslendireceğiz. Bir ilk olarak piyanodan yöneterek şefsiz  bir konser vereceğiz.