En zengin, en uzun ve en mistik besteciydi

En zengin, en uzun ve en mistik besteciydi
En zengin, en uzun ve en mistik besteciydi
İslam ve tasavvuftan etkilenerek bestelediği 'Allah'ın Güzel İsimleri' adlı eserinin uluslararası prömiyeri 2007 yılında Aya İrini'de yapılan ve aynı yıl İstanbul Müzik Festivali'nden onur ödülü alan İngiltere'nin en önemli bestecilerinden Sir John Tavener, 69 yaşında hayata veda etti. Ünlü bestecinin 'Song for Athene' adlı şarkısı Prensesi Diana'nın cenazesinde çalınmıştı.

The Beatles’dan Björk’e birçok önemli isimle çalışmalar yapan ve özellikle İslam ve Doğu’dan esinlendiği birçok besteye imza atan İngiltere’nin en büyük klasik müzik bestecisi John Tavener, 69 yaşında İngiltere’nin güneyinde Child Okeford’daki evinde hayata veda etti. Genetik marfan hastalığı nedeniyle boyu sürekli uzayan (2007 yılında 1.9cm boyundaydı) Tavener, 1968 yılında The Beatles grubunun yardımıyla ‘Balina ve Kelt Requemi (The Whale)’ ile üne kavuşmuştu. 1970’lerde Ortodoksluğu seçen ve bestelerinde Bizans makamlarını kullanmaya başlayan Tavener, 30 yaşındayken felç, 1991 yılında aort kapağındaki sızıntı nedeniyle zor bir ameliyat geçirmiş ve Sufi müziğine, Kıpti ikonlara ve Kızılderili sanatına ilgi duymaya başlamıştı.
Tavener, 11 Eylül sonrasında de birbiri ardına İslam mistisizminin simgelerini içeren dev koral eserler yazmaya başladı. Yedi saatlik dev eseri ‘Veil of Temple’da Mevlana şiirlerini kullandı, ‘Leyla ile Mecnun’ operasını yazdı. Daha sonra Allah’ın 99 isimden oluşan ‘Allahın Güzel İsimleri’ni besteledi.
1999’da bir dizi sempozyum için Türkiye ’yi ziyaret eden, bu gezide ilk kez Doğu kültürüyle doğrudan yüz yüze gelen ve birçok eserine bu ziyaretten izlenimler yerleştiren bestecinin bir hayali de ‘Bu eserlerin dinler arasındaki hoşgörüyü artırması ve bir gün İstanbul ’da da seslendirilmesi’ydi. Tavener, bu hayalini 2007 yılında gerçekleştirmişti. Tavener’in ‘Allah’ın Güzel İsimleri’ isimli bestesininin uluslararası prömiyeri, 35 İstanbul Müzik Festivali kapsamında Haziran 2007’de İstanbul’un görkemli tarihi mekanı Aya İrini’de yapılmış ve ünlü besteciye festival tarafından onur ödülü verilmişti. Konserde eseri 200’ü aşkın kişiden oluşan BBC Senfoni Orkestrası ve Korosu seslendirmişti.
Tavener, ‘Allah’ın Güzel İsimleri’ni besteleyiş nedenini Andante dergisinde yayımlanan söyleşisinde şöyle açıklamıştı: “İslam’a karşı Batı’da büyük bir önyargı var. Bu olumsuz yaklaşım beni rahatsız ediyor. Çünkü İslam sanatını ve İslam’la bağlantılı her şeyi, Kuran’ı seviyorum. Allah’ın Kuran’da anlatılan ve Müslümanlar tarafından algılanan güzelliğini bir eserde yansıtmak istedim.”
Müslüman olup olmadığını soranlara “Hâlâ Ortodoksum, müzik başka ibadet başka” cevabını veren Tavener, ‘Allah’ın her ismiyle ilgili kendi iç sesini yansıttığı’ yapıtında Türk kökenli tasavvuf temalarını kullanmıştı.
Prens Charles’ın yakın arkadaşı olan ve Leydi Diana’nın cenazesinde çalınan ‘Son For Athena’yla hafızalara kazınan, Björk’le yaptığı çalışmalarıyla hatırlanan Tavener iyi bir besteci olduğu kadar da ilginç bir kişilik. İngiliz edebiyatçı William Blake’in ‘The Lamb’ şiirinden bestelediği çalışması Noel şarkıları arasında yerini alalan Tavener, İngiltere’nin en zengin ve en uzun boylu bestecisiydi. Marfan hastalığı nedeniyle boyu sürekli uzayan Tavener’in boyu 2 metreyi aşmıştı. Aynı hastalık bestecinin Bizans kültüründen etkilenip Theodora ve Sofia adlarını verdiği kızlarına da genetik miras kalmış.


TAVENER VE BESTELERİ

John Tavener, ilk defa 1968’de London Sinfonietta’nın açılış konserinde prömiyerini gerçekleştirdiği oratoryosu The Whale ile dikkatleri üzerine çekti. The Whale, daha sonra Beatles’ın plak şirketi Apple Corp etiketiyle yayınlandı.
Tavener’in 1970’lerdeki avangart çalışmaları, ismiyle özdeşleşen yapıtlarındaki manevi arayışı yansıtan estetik yetkinlikle tezat oluştursa da, sanat hayatının ilerleyen dönemlerinde geliştireceği dilin izleri o zamandan görülebilir.
Tavener’in erken dönem besteleri, özellikle Royal Opera House tarafından görevlendirilerek bestelediği “Thérèse” (1973) ve Dostoyevski’nin kısa öyküsünden esinlenen “A Gentle Spirit” (1977), ruhanilikle mistisizmin besteci için temel ilham kaynakları olduğunu gösterdi.
Doğu geleneklerinin Batı’nın yitirdiği ilksel özü koruduğuna inanan Tavener, 1977 yılında Ortodoks Kilisesi’nin öğretilerini benimsedi. “The Lamb” (1982) ve görkemli koro yapıtı “Resurrection” (1989) besteleri bu döneme rastlar.
Tavener, 1989 yılında “The Protecting Veil” yapıtının BBC Proms festivalindeki prömiyeri sayesinde yeni bir dinleyici kitlesinin müziğini keşfetmesi ile tekrar ilgi odağı oldu.
Bestecinin “Mary of Egypt” isimli operasının prömiyeri, 1992 yılında Aldeburgh Festivali’nde gerçekleştirildi. Aynı yıl, Glimpses of Paradise isimli özel bir belgesel BBC2 televizyon kanalında yayınlandı.
1994 yılında BBC tarafından düzenlenen Ikons Festivali ile kutlanan Tavener’in 50. yaşı dolayısıyla Proms festivali, besteciyi yeni bir eser için görevlendirdi: “The Apocalypse”.
1997 yılında, Prenses Diana’nın cenaze töreninin sonunda “Song for Athene” adlı yapıtının çalınması, Tavener’in müziğinin konser salonlarının dışında da yankı bulduğunu gösterdi.
1999 yılının son dakikalarında Londra’daki Milenyum Kubbesi’nde gerçekleştirilen A New Beginning prömiyerinin ardından, 4 Ocak 2000 tarihinde St Paul Katedrali, televizyon ve radyoda yayınlanan “Fall and Resurrection” adlı yapıtının prömiyerine sahne oldu.
Millennium Honours List (Milenyum Onur Listesi) dahilinde şövalye unvanı ile onurlandırılan besteci adına, aynı yıl Londra’da South Bank Centre tarafından bir festival düzenlendi. Yurtdışından gelen yeni beste siparişlerinin artmasıyla, Tavener San Franciscolu Chanticleer korosu için “Lamentations and Praises” (2000) (albümü yayımlanan bu çalışma, Tavener’e 2003 yılında “En İyi Çağdaş Klasik Beste” dalında Grammy Ödülü’nü kazandırdı) ve Minnesota Orkestrası için “Ikon of Eros” (2001) eserlerini besteledi.
İsveçli metafizikçi Fritjhof Schuon’un tüm dini gelenekleri kucaklayan evrenselci felsefesinden etkilenen Tavener, alternatif ilham kaynakları araştırmaya yöneldi.

Tavener’in vizyonundaki bu değişimin izleri, 2001 yılından sonra bestelediği yapıtlarda, özellikle “The Veil of the Temple”, “Lament for Jerusalem” (hem Hıristiyan ve İslam metinlerinden yararlanan bir yapıt) ve Hint, tasavvuf, Hıristiyan, Musevi ve Kızılderili müziklerinden yararlanan “Hymn of Dawn’da görülebilir.
Tavener’in diğer besteleri arasında şarkı zinciri “Schuon Lieder”; piyano ve yaylı çalgılar için Pratirupa ve Wales Prensi tarafından sipariş edilen “Elizabeth Full of Grace” gibi çeşitli koro yapıtları bulunmakta. Nicola Benedetti tarafından görevlendirildiği solo keman ve yaylı çalgılar için “Lalishri” konçertosu ve Liverpool Avrupa Kültür Başkenti kutlamaları kapsamında 2008 yılında prömiyeri gerçekleştirilen “Requiem” da Tavener’in besteleri arasında.
Ünlü besteci İzlandalı şarkıcı Bjork için de 2004 yılında “Prayer of the Heart” şarkısını yaptı.