Erkek olmak ne zormuş!

Ne şahane, ne sıradan, ne karmaşık, ne basit, ne tahammülü zor ve ne olmazsa olmaz canlıdır erkek! Kadın güruhunun yorduğu kafanın, yoğurduğu yüreğin ne kadarına yakın, ne kadarına uzak tartışmaya açık 'erkek'.
Haber: ŞEHNAZ PAK / Arşivi

İSTANBUL - Ne şahane, ne sıradan, ne karmaşık, ne basit, ne tahammülü zor ve ne olmazsa olmaz canlıdır erkek! Kadın güruhunun yorduğu kafanın, yoğurduğu yüreğin ne kadarına yakın, ne kadarına uzak tartışmaya açık 'erkek'. Erkek şimdilerde, ruhu ve bedeniyle ziyadesiyle erkeksi Mehmet Güleryüz'ün fırçasında dile geliyor. Erkek egemen bir toplumda erkek olmanın ve erkeklik hallerinin kurcalandığı 'Erkekler?' sergisi, plastik sanatlar dünyamızın çiçeği burnunda galerisi Galeri X-ist aracılığıyla sanatseverlerle buluşuyor. 'Erkekler?'de Güleryüz'ün yağlıboya, kraft kâğıt üzerine akrilik ve desenlerinin bulunduğu yeni çalışmaları yer alıyor.
1960 sonrası Türk resim sanatına, 'figür'e getirdiği özgün, özgür, cesur ve kışkırtıcı yorumlarla damgasını vuran Güleryüz, bu kez insan ile olan sorununa doğrudan 'erkekler'in üzerinden bakıyor. Güleryüz, insanlığın meseleleri kritiğinde, resiminin külliyatı içinde 'Erkekler?'in varılan bir nokta olduğunun altını özenle çiziyor; "Bu erkek ne? Bu sergi tam bunun cevabı falan değil. Bu bir tespit. Resmimin varolan bütünü içinde erkeklik ilk defa ele aldığım bir konu değil. Ama erkekler başlığını koyduğum zaman sadece onun üzerinde duruyormuşum gibi oldu."
Erkeğin bugün için zor bir durumda bulunduğunu düşünen Güleryüz erkeklik ve erk sahibi olmak arasındaki bağa dikkat çekiyor; "Erkek, erk sahibi... Tüm gücüyle o erkin üzerinde duruyor gözüküyor. Türkiye'nin genelinde böyle bir bakış hâkim. Ama çok kapalı, her şeyin merkezinin kendisi olduğunu zanneden bir erkek. Her şeyin erkeğin kendi etrafında döndüğü zannettirilen bir yapı. Ama bu yapı giderek zedeleniyor."
'Erkeklik çoktan yitirilmiş bir erk'
Erkek gücünü yitirmeye başladığının ayrımında mı ya da varmak istiyor mu? "Şu an farkında değil. Ama ister istemez varacak" diye cevaplıyor bu soruyu Güleryüz. Erkekliğin çoktan yitirilmiş bir erk olduğunu ifade eden Mehmet Güleryüz; "Bugün kanunlar değişiyor. Kanunlar değişmese de bu toplumda kadın zaten erk sorununu çoktan başka bir yönde çözmüş. Kadının gücü erkekten daha fazla bu toplumda. Bunu söylemek pek kolay bir şey değil ama böyle. Çünkü erkeğin odaklandığı, her şeyiyle hâkim olmaya uğraştığı bir ilişki çeşidi var. O zedeleniyor. Aslında erkek zor durumda" diyor.
Erkeğin zor durumda bulunmasına neden olarak ise Güleryüz kadını gösteriyor; "Ona atfedilen, yüklenen güç aslında kadın tarafından yüklenen güç. Anneler tarafından... Annelerin yetiştirdiği o oğullar başkalarının babaları, kocaları ve sevgilileri olacak. Kadın, erkek aracılığıyla kadın üzerindeki hükmünü sürdürmeye bakıyor."
Çoktan yitirdiği erkin peşindeki erkeğin, aynı zamanda egemen ve tutsak olduğunu söyleyen sanatçı, gelinen noktada törelerin payına işaret ediyor; "Egemenlik değişmemeyi de beraberinde getiriyor. Belli bir statünün korunması meselesi. Hâlâ bir töre toplumu. Ve törede belli bir hiyerarşi var. Erkek olmak yetmiyor. Erkekler arasında erk sahibi olmak önemli. Bu erk çoğu zaman kaba bir güç. Düşünce gücünün erki yok. Kaba gücün hâkim olduğu bir toplumda düşünceye ayrılan süreç iktidardan ayrılmakla kabul olunabilir. Bu da dönebilir. Bizde olduğu gibi. Bu sefer ortaya entelektüelin erki çıkıyor..." 'Erkekler?' 30 Ekim'e kadar Galeri X-ist'te. Tel: 0212 327 84 86



Koleksiyoner bilinci oluşturmak
Yeni açılan Galeri X-ist, sanatın gelecekteki yaratıcılarını keşfetmeyi ve Türkiye'de koleksiyonerlik bilincinin yaygınlaştırılması amacıyla kurulmuş. Galeri X-ist'in kurucuları Kerimcan Güleryüz ve Daryo Beskinazi, bakış açılarını şöyle özetliyor: "Türkiye'deki koleksiyonerlik bilinciyle şu anda yurtdışındaki koleksiyonerlik anlayışı arasındaki fark ortada. Bizde biraz dededen, babadan kalma, kulaktan dolma bilgilerle insanlar biraz da görsel şahsi zevklerini ön planda tutarak resim alıyorlar.
Koleksiyonerlik bilinci belli bir çağın içerisinde, birtakım gelişimleri özümseyerek, onun koleksiyonculuğunu yaparak spesifik bir biriktirmeye yöneliktir. Biz bu bilinci yaygınlaştırmayı amaçlıyoruz. Şu anda mevcut bulunan koleksiyonerlik üzerine belli bir yaş grubundan başlayarak yeni olanlarını ilave ederek bunu nasıl geliştirebiliriz? Bilgi birikimlerimizi paylaşarak, o var olan birikimin dışavurumu olarak burada beraber çalışmayı düşündüğümüz sanatçıları vurgulayıp, koleksiyonerleri onlar doğrultusunda yönlendirmek amacımız."