Ermeni ve Türk dansçılardan karanlıkta bir ışık prizması

Ermeni ve Türk dansçılardan karanlıkta bir ışık prizması
Ermeni ve Türk dansçılardan karanlıkta bir ışık prizması
Türk, Ermeni ve ABD'li dansçıları sahnede buluşturan dans gösterisi 'Unsettled', New York ve  Erivan'dan sonra İstanbul seyircisiyle buluştu. Dans sahnesinden bir 'uzlaşı' çağrısı yapıldı.
Haber: BAHAR ÇUHADAR - bahar.cuhadar@radikal.com.tr / Arşivi

Sahnedeki müzisyenlerin parmaklarının ucundan ses veren yaylılar, vurmalılar az sonra başlayacak gösteri için sabırsızlanmaya başlayan kalabalığın parmak uçlarını şıkırdatmaya başlıyor. Doğunun ritmik melodileri salona yayıldıkça, omuz kırıtmalar, alkışlar artıyor. Pazartesi akşamını bir modern dans gösterisine ayırmış izleyiciler değil de gelinle damadın artık salona girmesini bekleyen neşeli eş dost akrabayı görüyor gibi hissediyorum, salondaki hareketli kalabalığa göz attığımda. Sahnedeki müzisyenler de bu tempolu alkışlardan, eğlenmeye hazır bekleyen kitleden memnun gibi. Seyircinin, birazdan sahneye çıkacak olan dansçıların kendilerine yapacağı teklifi memnuniyetle karşılamaya hazır bir hali var. Zira New York ve Erivan’dan sonra dün gece İstanbul ’da sahne alan dans gösterisi ‘Unsettled’ın önerisi ‘uzlaşmak’. 

ÖFKE, ACI, UMUT, TEMAS... 
Performansın başlamasıyla birlikte; sahnedeki Amerikalı, Türk, Ermeni dansçılar ve müzisyenler bizi acıtan, öfkelendiren, ürperten, üzen, gülümseten, yükselten, umutlandıran ve en nihayetinde anlaşmaya, dokunmaya, harekete geçmeye davet eden bir 50 dakikanın içine almaya başlıyor. Geleneksel Anadolu ezgilerinden rock’n roll’a uzanan bir canlı müzik performansı eşliğinde…

Zorlu PSM’nin Drama Sahnesi’nde İstanbul’daki tek gösterilerini dün gece gerçekleştiren topluluk, 1915 Nisan’ına yaklaşırken, Türkiye ve Ermenistan halklarının acıyla dolu geçmişinden yola çıkarak tüm dünyaya seslenen bir uzlaşı çağrısı yapmak üzere çıkmış yola. Dün gece ABD Konsolosluğu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen gösteri Türkiye’den Korhan Başaran Dans Grubu, ABD’den David Dorfman Dancs dansçıları ile Ermenistan’dan ekibe davet edilen iki genç dansçı Karen Khachatryan ve Davit Grigoryan’ı bir araya getirmişti.
İki gün önce Erivan’da dakikalarca alkışlandıklarını, sabah ekiple yaptığım mini söyleşide öğreniyorum. İstanbul’da da Evrim Akyay, Korhan Başaran, David Dorfman, Davit Grigoryan, Raja Feather Kelly, Karen Khachatryan, Alper Marangoz, Kendra Portier, Christina Jane Robson, Bryan Strimpel ve Aslı Güneş Sümer’in performansı sona erdiğinde Ermenice ve Türkçe çığlıklar, alkışlara karışıyor. Sabahki sohbetimizde Korhan Başaran ‘uzlaşıdan’ ve Ermeni tehcirinden yola çıkmış olsalar da neticede ortaya çıkanın evrensel bir insanlık durumu olduğundan bahsetmişti. Sahnede savaşı, tehciri, katliamları, ölümleri, ‘özür dilemeye’ duyulan büyük ihtiyacı en nihayetinde yeniden iletişime geçip tekrar bir arada durabilmeyi anlatan sahneler neden burada olduğumuzun altını belirgin bir şekilde çiziyordu elbet. Ama dansçıların kostümlerinin naif pastel tonları bile bize evrensel bir ‘dokunma, temas etme, uzlaşma daveti’ yolluyordu.

‘Unsettled’in ilk adımı; ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından fonlanan, Brooklyn Academy of Music’in prodüktörlüğünde gerçekleştirilen DanceMotion USA adlı programın ilk olarak David Dorfman’a teklif götürmesiyle atılmış. Türkiye’den dans konusunda işbirliği yapacak birini arayan Dorfman’ın Korhan Başaran’la bir araya gelmesinin ardından Ermenistan’daki ABD konsolosluğu ve DanceMotion USA’in önerisiyle Ermeni dansçıları projeye katıp, gösteriyi ‘uzlaşı’ üzerine yapma kararı almışlar. Dorfman anlatsın: “İki ülkenin sorunlu tarihi ve 1915’in Nisan’daki 100’üncü yıldönümü için böyle bir teklifle geldiler. Korhan da ben de kabul ettik, bu korkutucu ama çok çok heyecan verici bir fikir diye düşündük. İkimiz de dansla bir şeyler yapabileceğimizi, dansı izleyen bazı insanları değiştirebileceğimizi düşündük. Sahnede gördükleriniz dünya dans sahnesinden genç dansçılar. Ülkelerinden, uluslarından bağımsız olarak ‘uzlaşma’ üzerine bir dans yapıyorlar… Umarız insanları etkileriz.”

ORTAYA ÇIKARDIĞIMIZ İŞ, DÜNYAYA VERECEĞİMİZ MESAJ
Ekip geçen ağustos ayını ABD, Maine’de bir arada geçirip projeyi hayata geçirmiş. Korhan Başaran, Maine’de toplandıktan sonra ilk yaptıklarının kısaca birbirlerini tanıdıktan sonra kendilerini stüdyoya atmak olduğunu anlatıyor: “Birbirimizi bedensel olarak tanımaya başladık. Fikirler de gelmeye başladı. Evet, bir uzlaşma söz konusu… Öyle bir yere çektik ki bence işi, çok insani bir ton yakaladık. Erivan’da bana yapılan en önemli yorumlardan biri buydu. Sadece Türkiye ve Ermenistan’ı ilgilendiren bir yerde kalmamış iş, bütün dünyayı ilgilendiren bir yere ulaşmış. Her yerde, her yere oynayabilirsiniz. Başlarda ilk cümlelere herkes hep tedirgin yaklaşıyordu. Davit, “Ortaya çıkaracağımız iş zaten dünyaya vereceğimiz mesaj” dedi. Çok doğru bir tespitti.”
Davit Erivan’da kendi ailesi ve arkadaşları olmak üzere çok olumlu tepkiler aldıklarını  anlatıyor ve ekliyor: “İlişkiler üzerine konuşabiliriz.”
Projete Ermenistan'dan katılan dansçılar Davit Grigoryan, Karen Khachatryan ile koreograflar David Dorfman ve Korhan Başaran (soldan sağa)  

ŞİDDETLE DOLU BİR DÖNEMLE UĞRAŞMAK HEPİMİZİ TÜKETTİ
‘Uzlaşı’ temasını masaya yatırırken iki ülke arasındaki ‘açık yara’ olarak tabir ettikleri mesele üzerine ne kadar derine indiklerini merak ediyorum. Başaran anlatıyor: “Bu süreçte araştırma da yaptık ama bir noktada yaptığımız şey belgesel değil. Çok konuştuk. Kafaları ve kalpleri açmak gerekiyordu. Zaten herkes ona çok açık gelmişti, kimse ‘Ben bu memleketin kimliğini taşıyorum’ şeklinde gelmedi. Şiddetin her türlüsüne karşı insanlarız. Biz sanatçıyız, hayatı dönüştürmeye çalışıyoruz. Şiddet içermiş bir dönemle uğraşmak zaten hepimizi duygusal olarak çok yordu ve tüketti. Zaten o tükenmeyi de yaşamamız gerekiyordu ki yaptığımız iş değsin. Öyle bir nokta ki; bir karanlıktan, kendimizi sanki ortaya bir prizma olarak koyduk ve o karanlıktan ışık çıkardık ortaya.”

David Dorfman ise hem kendi koreografileri hem de Sam Crawford, Liz de Lise, Emre Kesim, Timothy Quigley ve Karine Hovhannisyan’ın müzikleriyle geçmişe de gittiklerini, seyirciyi gelecek üzerine de düşünmeye davet ettiklerini vurguluyor ve ekliyor: “Biz hayatta ve sahnede attığımız her adımın davranışlarımızı azıcık da olsa değiştirmesini umarız. Umarım sahnede göreceklerimiz seyirciyi de dönüştürür.”