Esen festivale küskün

Aydın Esen kısa sayılabilecek bir aradan sonra yepyeni bir albümle çıktı karşımıza; 'Living'.
Haber: RAİFE POLAT / Arşivi

İSTANBUL - Aydın Esen kısa sayılabilecek bir aradan sonra yepyeni bir albümle çıktı karşımıza; 'Living'. Üstelik dünyanın en iyi basçılarından sayılan Miroslav Vitous ve özellikle Sting ile yaptığı çalışmalarla sivrilen davulcu Vinnie Colaiuta'yı da bir araya getiriyor albüm. Bu gelişmeyi fırsat bilip ünlü piyano sanatçısı Aydın Esen'le konuştuk...
Aydın Esen uzun yıllar albüm çıkarmadı. Sonra bu süreci düşünecek olursak peş peşe diyebileceğimiz iki albüm geldi. Aradaki zamanın kısalmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Üç-dört yıl albüm yapmadık, ben de zaten albüm yapmanın peşinde değildim o kadar. Biraz uzağında kalmayı tercih ettik denilebilir. Bilinçaltı, hesaplanmış bir şey değil ama... Plak çıkarmak, normalde birkaç senede bir olabilir. Yılda üç tane albüm çıkaran arkadaşlarımız da var. Müzikal boyutunu düşünecek olursak, zamanlamamız normal. Ticari açıdan değil belki ama müziğin akışı açısından normal.
Miroslav Vitous'la buluşmanız, bu projede bir araya gelmeniz nasıl oldu, biraz anlatır mısınız?
Yıllarca çaldık biz Miroslav'la. Sonra dört beş yıl yok olduk, koptuk. Kulaklar çınlatıldı, Avrupa'da birkaç kez görüşüldü fakat bir araya gelemedik. Herkes çok meşgul. Bu özel grubun bir araya gelmesi bir olay, güçlerin birleşmesi. Bir anda oldu üstelik. Bir-iki hafta içerisinde gelişti. Neden olmasın dedik, hatta başlangıçta böyle bir şeyin olabileceğine inanmıyorduk bile,
ama gerçekleşti.
İsrail'de bir konser verdiniz. Gönül isterdi ki bu üçlüyle İstanbul'da Caz Festivali'nde de dinleyebilelim sizi. Biraz konserden söz edebilir misiniz?
İsrail çok güzeldi. Bir-iki konser ve bir de yeni müzikle ilgili bir workshop yaptık. İsrail'de çok güzel bir müzik okulu var. Dünya çapında, çok ilerici bir okul. Orada yaptım workshop'u. Hava çok sıcaktı ve halk güvenlik açısından biraz rahatsızdı. Ben de çok rahatsız oldum.
Güzel günler yaşamıyorlar sonuçta.
Biraz öyle. Yer güzel, insanlar ellerinden geleni yapıyorlar ama politik durum hoş değil. Genelde iyi geçti ama bunları da görmezden gelemiyorsunuz. Yine de insanlar eğlenmesini biliyor. Konserler güzel geçti. Oranın all star'larıyla çaldım. Hepsi de çok gençti. Oradan Kıbrıs'a geçtik, eşim Randy ile. Magosa'da çok güzel bir konser verdik. Çok elit, kaliteli bir festivalleri var. Otello Kalesi'nde verdik konseri. Ama orada da problemler vardı. Bu ülkenin Kıbrıs'ı biraz unuttuğunu gördüm. Ben ilk kez Kıbrıs'a gittim. İnsanlar çok iyi ama biraz boyunları bükük doğrusu. Onu görmekten hiç hoşlanmadım. Önümüzdeki günlerde de İtalya'da çalacağız; ben ve Miroslav Vitous.
İstanbul'da bir şey yok galiba.
Olmadığı açık. Biz çocukluğumuzdan beri iki türlü konser yapmayı öğrendik. Birisi davet edilirsiniz, ikincisi büyük çalışmalarla kendi konserinizi yaparsınız. Gençken ikincisini çok yaptık. Herkes her zaman sizi aramaz, özellikle gençler için söylüyorum bunu. Bizim yaşımıza geldiğinizde artık aranıyorsunuzdur da. Şu anda konserlerimin yüzde 99'u davetlerle oluyor. Ama benim de çalmak istediğim yerler oluyor ve bu demek değildir ki ben hiç kimseyi aramam. İstanbul Festivali'nden de beni her zaman aramışlardır. Son günlerde de festivalde neden çalmadığım soruluyor.
O zaman biz de soralım; neden İstanbul'da çalmıyorsunuz?
Çalmak istemediğimden değil, fakat
içerik değiştirmeleri, boyutlarını değiştirmeleri, ne bileyim maddi olarak bir sürü, kısıtlama değil tam olarak ama daha bilinçsizliğe doğru gitmeleri hoş değil. Ondan sonra 'bizi niye boykot ediyorsunuz' dediler bana. Aramızda bir şey geçmedi değil, geçti. Birkaç yıl önce...
Çizgilerine, seçtikleri insanlara inanamamıştım. İki üç yıldır tekdüze programlar oluşturuyorlar. Artık müzik dünyası çok kalabalıklaştı bu nedenle doğru komiteyi seçip doğru insanları davet edebilmek çok önemli. Festival demek bu değildir, karnaval tarzı şeyler bunlar bana göre. Ben çocukluğumdan beri İstanbul Festivali'ni dünyadaki bazı festivallerle bir görürdüm. Değerlidir, elittir, araştırır, bulur. Ben İstanbul Festivali'ni öyle bilirim. Bilirdim demek istemiyorum.
İstanbul Müzik Festivali, biraz daha güzel tabii. Ben belki ona bir şeyler yaparım diye düşünüyordum, o da olmadı. Caz festivaliyle birlikte ikiye ayrılması müziğin aleyhinde oldu diye düşünüyorum.
Living/Aydın Esen/Universal