Eski ajan yeni âşık!

Eski ajan yeni âşık!
Eski ajan yeni âşık!
Haftanın romantik seçeneği 'İki Aşk Arasında' yaşlı bir edebiyat profesörünün gönül maceralarını anlatıyor. Film Pierce Brosnan, Salma Hayek ve Jessica Alba gibi isimlerden oluşan kadrosuyla ilgi çekici!
Haber: UĞUR VARDAN - ugur.vardan@radikal.com.tr / Arşivi

İKİ AŞK ARASINDA (Not: 2.5/5)
HOW TO MAKE LOVE LIKE AN ENGLISHMAN
Yönetmen: Tom Vaughan
Oyuncular: Pierce Brosnan, Salma Hayek, Jessica Alba, Malcolm McDowell
Yapım: 2014, ABD
Süre 115

Bazen yaşlı bir ajan, bazen de yaşlı bir âşık... Pierce Brosnan’ın sinemasal serüveni son dönemde bu tür karakterler arasında gidip geliyor. En son ‘The November Man’ ve ‘Survivor’da izlediğimiz İrlandalı aktör, bu hafta çekim kronolojisi açısından bu iki filmin arasında duran ‘İki Aşk Arasında’yla (‘How to Make Love Like an Englishman’) salonlarımıza uğruyor. İskoç yönetmen Tom Vaughan’ın imzasını taşıyan yapımda Cambridge’de edebiyat profesörü (ki uzmanlık dalı ‘romantik şiir’dir) olan ve genellikle öğrencileriyle ilişkiye giren Richard’ın İngiltere’den Amerika’ya uzanan serüveni anlatılıyor.


Aynı üniversitede görev yapan babasından aldığı edebiyat ve çapkınlık bayrağını daha da öte noktalara taşıyan profesör, bir barda tesadüfen tanıştığı ve flörtleştiği Olivia’nın çok geçmeden Amerikalı kız arkadaşı Kate’in üvey ablası olduğunu anlayacaktır. Lakin sürprizler arka arkaya gelecektir: Kate hamiledir ve Los Angeles’ta bir iş bulmuştur... İkili ‘Yeni Dünya’ya doğru yelken açar. Üstelik aralarına yeni biri daha katılmıştır Jake... Ve fakat Amerika, Richard ve Kate’in evliliği üzerindeki çatlakların başladığı yer olacaktır...

‘Anarşist’ Lord Byron

‘İki Aşk Arasında’, asıl olarak yaşlı bir çapkının evlilikle birlikte çocuk sahibi olmasıyla başlayan ‘duraklama’ dönemine odaklanıyor. Matthew Newman’ın kaleme aldığı senaryo işin içine Cambrigde odağında edebiyat üzerinden filme kendi çapında entelektüel dokunuşlar katmış. Bu cephede filmin altını en çok çizdiği şey, Richard’ın babası Gordon’ın Lord Byron kimliği etrafında sınıfına yaydığı anarşizan hava ve mirası, daha sonra oğlunun benzer şekilde öğrencilerine aktarması. Lakin film görsel açıdan asıl enerjisini Los Angeles’ın ışıltılı hayatından alıyor: Şık malikâneler, plajlar, lüks arabalar içinde Richard’ın “Acaba doğru kadını seçtim mi?”, “Oğlum nasıl yetişecek?” başlıklı dertleri, Kraliçe Marie Antoinette’in, “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” önerisi düzeyini pek aşamıyor. Ama galiba filmin kendince gücü de burada beliriyor; bu sabun köpüğü romantik komediyi bize çok da sıkmadan (ya da az biraz sıkarak) izlettiriyor.


Kuşkusuz filmin bir başka cazibe noktası da kadrosu: Pierce Brosnan, Richard karakterinde filmin orijinal ismindeki ‘İngiliz’ tiplemesini vurguları, pragmatizmi, beceriksizliği ve engin hoşgörüsüyle gayet iyi canlandırıyor. ‘Latin teyze’ Olivia’da Salma Hayek ise idare eder (ama özellikle ‘orgazm taklitleri’ sahnesinde çok iyi). Ki Meksikalı yıldız hatırlanacağı gibi 2004’de ‘After The Sunset’te de Brosnan’la birlikte rol almıştı. Jessica Alba da Amerikalı Kate’te öykünün gençlik ve güzellik kısmını temsil ediyor ama bana kendileri bu film itibariyle biraz çökmüş ve eski ışıltısını kaybetmiş gibi geldi. Kim bilir belki de karakterinin hayal kırıklığını öyle iyi canlandırmış ki ben Kate’le gerçek Jessica’yı karıştırdım! Filmin hoş sürprizlerinden biri de ‘Otomatik Portakal’ın Alex’i Malcolm McDowell’ın Richard’ın babası Gordon’da karşımıza çıkmasıydı. Ve tabii ki Richard’ın katılmak zorunda olduğu terapi grubunda ‘Başka Tanrının Çocukları’ndan Marlee Matlin’e rastmamamız da ayrı bir güzellikti.


Sonuçta ‘İki Aşk Arasında’, kimi kayda değer esprileri, edebi göndermeleri ve ilgiye değer kadrosuyla çok fazla bir şey beklemeden izlenecek romantik komedilerden. Kafa boşaltmak için uygun bir seçenek...