Eskiden ne dinliyorduk?

Osmanlı bugün 'Türk müziği' dediğimiz türde şarkılar söylüyor ve dinliyordu. Elbette, o zamanın enstrümanları, anlayışı,
yorum alışkanlıklarıyla bambaşka bir biçimi vardı.
Haber: ARZU HAKSUN / Arşivi

İSTANBUL - Osmanlı bugün 'Türk müziği' dediğimiz türde şarkılar söylüyor ve dinliyordu. Elbette, o zamanın enstrümanları,
anlayışı, yorum alışkanlıklarıyla bambaşka bir biçimi vardı. 'Osmanlı 18. yüzyılda ne dinliyordu?' diye merak edenlere yarın Cemal Reşit Rey'deki Kantemir Topluluğu konserini tavsiye ediyoruz.
Adını o dönemin ünlü bestecisinden alan
topluluk, Yalçın Tura'nın hazırladığı, Yapı Kredi Yayınları arasından çıkacak, ünlü Dimitri Kantemir'in kitabına ekli CD'deki şarkıları seslendirecek. Kantemir Topluluğu bu kitap ve konser projesiyle mi doğdu?
Hüseyin Tuncel: Hayır bu grup zaten vardı, adı kondu sadece. Uzun yıllar da birlikte çalışmıştık. Belki de bu yaptığımız çalışmaların sonucu buraya gelmemizi sağladı. Çoğu zaman sorulmuştu bu grubun adı nedir diye. Birtakım açılış ve konferanslarda biz hep beraberdik. İsim babamız bu kitap oldu. Siz daha önce de repertuvarınızda Kantemir'in besteleri ve o dönemin müziklerine yer veriyordunuz, peki 16.yüzyıldan bugüne Türk müziği
eserlerini değerlendirir misiniz?
Tuncel: Eserleri incelediğimiz zaman bugünkü anlayışta değiller, makamlar da çok farklı. O zamanlarda nasıl müzik yapılıyordu hep merak etmişimdir. Mesela ney ve kanun önde bir icra tarzı vardı. Gene de farklılıklar tam belirlenmiş değil... Bir de bugünkü kadar temiz bir icra olduğunu sanmıyorum. Özellikle de akort konusunda.
Peki makam anlayışının farklılıklarından söz ettiniz, bugünkü makam anlayışı mı doğru, o zamanki mi?
Murat Aydemir: Bunun kıyaslamasını biz yapamayız. Biz nasıl gerekiyorsa ve nasıl çalınması gerekiyorsa kitaba ekli CD'de ve konser için yaptığımız çalışmalarda öyle çaldık.
Kuşkusuz burada Yalçın Tura'nın rolü büyüktür...
Aydemir: Kesinlikle... Yalçın hoca, Kantemir'in notlarına dayanarak müdahalelerde bulundu. Kantemir'i bugünkü şekliyle çalsaydık çok başka bir şey çıkabilirdi ortaya. Bugün kullandığımız nota sisteminden çok farklı olması gerektiğini gösterdi bize. Eserleri yorumlarken ilk, hızlı bir biçimde çaldık, Yalçın hocanın müdahalesinden sonra neredeyse yarı yarıya ağırlaştı. Çünkü o dönemin tekniği bunu gerektirirmiş. Bizim de kattığımız küçük şeyler oldu, mesela şu eserlerde rebab çalınsın şunlarda çalmasın denildi. Bazı eserlerde kendimize göre ufak partisyonlar yaptık.
Siz müzisyenler olarak, yani bu işin ahçıları gibi kitaptaki eserleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Tuncel: Bu kitap o dönemi bugüne getiren bir eserdir. Osmanlı'dan bugüne böyle yazılı kaynak yok çünkü.
Biraz da Kantemir'in nota yazımından söz eder misiniz?
Tuncel: Kantemir kendine ait bir nota sistemi bulmuş, eski Türkçe harfleri kullanarak. Ses Batı müziği karşılığında duyuluyor. Kitapta bütün dünyadaki müzisyenlerin anlayabilmesi için böyle bir sistem düşünülmüş. Fakat biz onu Türk müziği sistemine transpoze çaldık.
Kitaba ve konsere ilgi nasıl olacak?
Tuncel: Konser programı için kitapta yer alan eserlerin en vurgulularına yer verdik. Melodik açıdan, ritmik açıdan, seyircinin ilgisini çekebilecek eserleri seçmeye çalıştık. 2001 yılında yaşıyoruz, bir sürü şey dinliyoruz, okuyoruz, görüyoruz, bunlardan yoğurduğumuz bir şey var. Yani biz bugünün müzisyeni olarak ortaya bir şey çıkardık. Bu geçmişte yapılan bir müzik,
ama melodileri çok modern. Bugün zannetmiyorum ki, böyle müzik yapılabilsin. Üst düzey melodiler ve üst düzey bir müzik.
Salih Bilgin: Şimdiye kadar bizim dışımızda, yani çalanların dışında destek de hep yurtdışından geldi; İstanbul'da yaşamış Dimitri Kantemir'in kitabının orijinali bile Amerika'da.
Kantemir Topluluğu'nun konseri yarın saat 19.30'da CRR Konser Salonu'nda.
Ayrıntılı bilgi için Tel: 0212 252 47 00/471