Etkileyici ve sağlam 'Abluka'

Etkileyici ve sağlam 'Abluka'
Etkileyici ve sağlam 'Abluka'
'Polis devleti' uygulamaları sonucu büyük bir ablukanın herkesi kuşattığı bir ortamda ağır psikolojik yükler sonucu yavaş yavaş akıl sağlıklarını yitirmeye başlayan iki kardeşin hikayesini anlatan 'Abluka' için sanırım hayattaki 'abluka'nın salondaki uzantısı demek mümkün. Yönetmen Emin Alper, 'Tepenin Ardı'yla bize hissettirdiği 'sinemacı kumaşı'nın hakkını 'Abluka'da da veriyor.
Haber: UĞUR VARDAN - ugur.vardan@radikal.com.tr / Arşivi

ABLUKA (Not: 3.5/5)
Yönetmen: Emin Alper
Oyuncular: Mehmet Özgür, Berkay Ateş, Tülin Özen, Müfit Kayacan, Ozan Akbaba
Yapım: 2015, Türkiye
Süre: 119 dk.

Emin Alper’in ilk filmi ‘Tepenin Ardı’, metaforlarla yüklü bir anlatım eşliğinde karşımıza gelirken öykü, kendi varlığını ve iktidarını sürdürme adına ‘Dış güçler’ ve ‘Düşman’ motiflerine başvurma meselesine güçlü bir vurguyla değiniyordu. Genç yönetmenin ikinci uzun metrajlı çalışması ‘Abluka’da ise bence şöyle ilginç bir durum var: Film yer yer metaforlarla flört etse de öyküsünün hayattaki karşılığını, adeta gündelik gerçeklerimizde ve 90’lardan şimdiki zamana uzanan bir siyasal arka planda bulmuş.

Emin Alper: Karanlık dönemler bizim gerçeğimiz

‘Abluka’nın öyküsü kısaca şöyle: Kadir, 20 yıllık bir hapis süresinin ardından polis adına ‘muhbir’lik yapma şartıyla tahliye edilir. ‘Çöp toplama’ görevi altında sokaklarda asıl amacı istihbarat toplamaktır. Öte yandan köpek itlaf ekibi içinde olan kardeşi Ahmet, karısının iki çocuğunu da yanına alarak kendisini terk etmesiyle zor günler geçirmektedir. Kadir, kardeşine kol kanat germek istese de Ahmet ağabeyinin uzattığı eli her seferinde adeta geri çevirmektedir.

‘Abluka’, karakterlerini kaotik bir kenar mahalle İstanbul’u içinde sahaya sürüyor. ‘Polis devleti’ uygulamaları sonucu büyük bir ablukanın herkesi kuşatmışken iki kardeş, kaldıramadıkları ağır psikolojik yükler sonucu yavaş yavaş akıl sağlıklarını yitirmeye başlıyorlar.
Emin Alper, senaryosunu da kendisinin kaleme aldığı ‘Abluka’da girift görünen, zor bir yapı kurmuş. Ama filmi çözülmesi gereken bir denklem olarak alırsak, üstesinden gelmeyi ve seyircisine de doyurucu bir şekilde sonuca ulaştırmayı başarmış. Yarattığı atmosfer, çizdiği toplumsal doku, devlet-birey tarifleri, karakter derinlikleri ve olay örgüleri itibariyle ‘Abluka’, etkileyici ve sağlam bir tasvirin görsel ifadesi olmuş. Öykü içindeki psikolojik oyun gibi görünen kimi duraklar yer yen şaşırtıcı, öte yandan seyirci için böylesi bir sürüklenme cezbedici olduğu kadar karanlık bir yolculuk.

Alper bence ‘Tepenin Ardı’yla bize hissettirdiği ‘sinemacı kumaşı’nın hakkını ‘Abluka’da da veriyor. Film, “Bu toprakların distopyası nasıl olmalı?” sorusunun da tatminkâr bir cevabı adeta.
Filmin kadrosu dahilinde yer alan Mehmet Özgür ve Tülin Özen, neler yapabileceklerine daha önceden vâkıf olduğumuz isimler. ‘Abluka’ bize Berkay Ateş adlı yeni bir yeteneği de tanıtıyor. Keza ben polis şefi rolündeki Müfit Kayacan’ı da çok beğendim.

Sonuç? Bu yıl Venedik’te ‘Jüri Özel Ödülü’ kazanan Alper’in filmi için sanırım hayattaki ‘Abluka’nın salondaki uzantısı demek mümkün. Sezonun en iyi yerli seçeneklerinden, kaçırmayın.