Ev pirtûk bi çendan e?*

Ev pirtûk bi çendan e?*
Ev pirtûk bi çendan e?*

En kalabalık stant Aras Yayınları?nın. Migirdiç Margosyan neredeyse her gün, fuar kapanıncaya kadar kitaplarını imzalıyor. fotoğraf: BAHAR ÇUHADAR

Birincisi düzenlenen Diyarbakır Kitap Fuarı'ndan okurlar da yayıncılar da memnun gözüküyor. En çok ilgi gören kitaplardan biri Kürtçe-Türkçe sözlük. Yazarlara tabii ki Mıgırdiç Margosyan. Okurların ise özellikle aradıkları bütün kitapları bulabildikleri için keyfi yerinde
Haber: BAHAR ÇUHADAR / Arşivi

DİYARBAKIR - ‘Ev pirtûk bi çendan e?’, “Ferhenga Tirki - Kurdi heye?” ‘Yazının kadim coğrafyasının’ okurları, ağızlarında bu iki cümle, standlar arasında yazarlarını arıyor. Zira kadim coğrafya bu hafta, yaz sıcaklarıyla birlikte ilk kez TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş.’nin düzenlediği kitap fuarını buyur ediyor. 120 yayınevi ve sivil toplum kuruluşu, 40 kültür etkinliği ve 300 yazarla TÜYAP Kitap Fuarı, bu sefer de Diyarbakır’da bekliyor okuyucuları.
Salı günü açılan fuarı üçüncü gününde yakaladığımızda, Diyarbakırlılar çoktan ayaklarını alıştırmıştı, Elazığ yolundaki alana. Fiyat soruyor (bakınız, ilk cümle), Türkçe-Kürtçe/Kürtçe-Türkçe sözlük arıyor (bakınız, ikinci cümle) kucağında bebeği, kolunda arkadaşı, eşi yazarının imzasının, kitaplarının peşine düşüyorlardı. Kürt yazınının, Diyarbakır’ın, ‘yasak bir dilde’ yazmanın, sosyalizmin ya da Kürtçe’ye çevrilmiş soneleriyle William Shakespeare’in baş köşeye oturacağı söyleşilere katılmak, Kürt edebiyatının kıymetlisi Mehmed Uzun’un anmak üzere konferans salonlarındaydılar. 

Kürtçe söyleşiler
Fuara İstanbul ve Diyarbakır’dan katılan Kürt yayınevlerinin standlarındaki Kürtçe kitap, dergi ve duyurular, kimi Kürtçe - Türkçe, kimisi sadece Kürtçe söyleşiler, anadili Kürtçe’de yazan edebiyatçılar, dışarıdan gelen edebiyat meraklısını, (Kürtçe bilmiyorsa) Kürt edebiyatının içine giremeyecek olmanın iç sıkıntısına sokacak cinsten. Birbiri ardına kalkışa geçen askeri uçakların gümbürtüsünün hissettirdiği sıkıntıysa... Başka...
Yazının girişindeki cümleleri ‘ödünç aldığım’ kişi; Diyarbakır Kürt Enstitüsü’nün başkanı Servet Deniz. Standında başrolü Kürtçe sözlükler ve Kürtçe çocuk kitapları almış. Bismilli öğretmen Erdinç Aslan bu sırada soruyor, “Türkçe-Kürtçe sözlük var mı?” diye... Sorunca, “Çok istiyorum Kürtçe öğrenmek. Öğrencilerim Kürtçe espri yapınca, biliyormuş gibi yapıyorum!” diyor, gülerek.
“Fuarın Diyarbakır’a gelmesi ne ifade ediyor sizin için?”, sorum iki genç kıza; Oğuz Atay ve Can Baba hayranı Semra ve Zozan Özbek’e... Aradığı kitapları kimi zaman internetten almak ve karşılığında da 10-15 gün beklemek zorunda kaldıklarını anlatıyorlar. Araya İstanbul’dan gelen bir yayınevi çalışanı giriyor. Carpe Diem Yayınevi’nden, Diyarbakır’a ilk kez gelen Murat Aksel: “Beklediğimizden fazla talep var. Önyargılar yıkılmış. Ama bir tek bizim önyargılarımız yıkılmamış, Diyarbakırlılara karşı. Medya çok kötü yansıtıyor, oysa çok güzel bir şehir Diyarbakır.” 

‘Kitap rahatlatıyor’
Fuarın bir alışveriş alanından fazlası olduğunu, buradaki buluşmaların çok daha farklı anlamlara geleceğini özetlemiş oluyor böylece. Daha detaylısıysa yazar Şehymuş Diken’den geliyor: “12 Eylül’den sonraki savaş ortamında çok sıkıntı yaşandı. Hem kent, hem Kürt halkı çok yoruldu. Fuar by-pass görevi de yapıyor. Kitapla buluşma, psikolojik rahatlama getirecektir.”
İletişim Yayınları’ndan Kerem Ünüvar’a soruyorum ‘burada’ olmanın manasını: “Diyarbakırlıların ilgisinden çok memnunuz. Ziyaretçilerin gerçekten kitapları takip eden okurlar olmaları sanırım bütün yayınevlerini sevindirmiştir. Kentin yaşadığı pek çok sıkıntıya rağmen; hem şehrin, hem ziyaretçilerin verdiği moralden ve kitap fuarının hakkını veren bir kentte bulunmaktan dolayı ayrıca mutluyuz.”
Gün sona erdi, kapanış anonsları yapılıyor. Aras Yayınevi’ndeyse hâlâ harıl harıl imza veren biri var: Diyarbakırlı yazar Mıgırdiç Margosyan. Öğretmen Nermin Hanım, “Onun kitapları beni çocukluğuma götürüyor” diyor. Margosyan ise şehrindeki fuarda olmaktan mutlu: “Kürt yayınevleriyle İstanbul’dan gelen yayıncıların tanışması, kültür şehri olarak bilinen bu şehirde bu fuarın açılması çok önemli.”
Pazar günü sona erecek fuarın havası umut verici, son söz olarak ortak dileği dillendirelim, ‘kadim coğrafyanın’ kitap fuarı gelenekselleşsin diye umalım...
* Bu kitap ne kadar?

‘Kürt edebiyatı ulusal sahneye çıkmış oldu’
Diyarbakırlı Kürt yayıncılar, Kürtçe edebiyat eserlerinin yanı sıra dünya ve Türk edebiyatından örneklerin Kürtçe çevirileri, Kürtçe şiir ve çocuk kitaplarıyla alanda. Lis Yayınevi’nin standında William Shakespeare’in Kürtçe soneleri, Kürtçe-Türkçe Leyla Erbil’ler, Müge İplikçi’ler, Oya Baydar’lar dikkat çekiyor. Lis Yayınevi, Kürtçe temel eserleri basmakla yola koyulmuş, hedeflerden biri dünya edebiyatından 100 romanı Kürtçe’ye kazandırmak.
Yayınevinin kurucularından, yazar Lal Laleş, Kürdoloji bölümleri açıldıkça bu kitapların temel referanslardan olacağını söylüyor. Fuarın çok kültürlülüğe hizmet eden bir adım olduğu kanısında. Bir yandan da soruyor: “Kültür Bakanlığı’nın Türkçe eserlerin çevrilmesine destek veren projesi TEDA, neden Orhan Kemal ’in, Yaşar Kemal’in Kürtçe’ye çevrilmesi, Kürt yazarların Almanca’ya, Fransızca’ya çevrilmesine katkı sunmuyor?”
Kürt Yazarlar Derneği Başkanı İrfan Babaoğlu da umutlu: “Fuarın iki dilli olması yöre insanını rahatlatır. İleride bu konularda çekince kalmayacak. Fuarla, Kürt edebiyatı yerelden kurtulup ulusal sahneye çıkmış oluyor.”


    ETİKETLER:

    Orhan Kemal