@ErkanAktug

Evet, Taksim yeniden tasarlanmalı

Evet, Taksim yeniden tasarlanmalı
Evet, Taksim yeniden tasarlanmalı

Hakan Kıran ın hayali projesinde AKM yıkılıyor, Şehir Terası oluyor.

Topçu Kışlası'nın yeniden inşası ve trafiğin yeraltına alınmasını öngören Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi etrafında dönen tartışmalar meydanın yeniden tasarlanması gerektiği gerçeğini görünür kılıyor. Ama nasıl?
Haber: ERKAN AKTUĞ - erkan.aktug@radikal.com.tr / Arşivi

Taksim’deki trafiği yerin altına alan, Gezi Parkı’nın bulunduğu yere ise 1930’larda yıkılan Topçu Kışlası’nın yeniden inşasını öngören Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi, iki aydır gündemdeki tazeliğini koruyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nden 16 Eylül 2011’de oybirliğiyle geçip Anıtlar Kurulu’nda onaylanan proje, mimarlık çevrelerinde tartışılırken hayli iddialı, hatta ‘ütopik’ denilebilecek bir öneri Haliç Metro Köprüsü’nün de mimarı olan Hakan Kıran’dan geldi. Hayalindeki Taksim Meydanı projesini Hürriyet’e anlatan Kıran’ın projesinde ne Topçu Kışlası var ne de trafik yeraltına alınıyor. Ve AKM dahil panoramik manzarayı engelleyen tüm yüksek yapılar yıkılıyor, AKM’nin bulunduğu yerin altına kültür merkezi yapılıp üstü ‘şehir terası’ haline geliyor.
Kıran, Hürriyet’e yaptığı açıklamada kışlanın neden yapılmaması gerektiğini “Tek başına Topçu Kışlası’nı yapmanız onu geri getirmez. Ceylan Otel, The Marmara, Hilton, Orduevi, Odakule, Tepebaşı’ndaki TRT’nin modern cam binası, Gökkafes, Swissotel’i yıkabiliyorsak, ‘eski geleneksel dokuyu tamamlayacağız’ deriz. Bunu yapamayacaksak, Topçu Kışlası’nı yapıp içine ruh bile koysanız, onu zavallılaştırırsınız. Ağlayan bina yapacaksınız. Orada kendini kötü hissedecek” diye anlatıyor. Peki projesiyle ilgili mimarlar ne düşünüyor? Ne yapmalı, ne yapılmamalı? İşte mimarların görüşleri...


Yöntemi de niteliği de çok olumsuz
Dr. Devrim Çimen (Mimar, kentsel tasarımcı): Şu an Taksim için gündemde olan projenin gerek yöntem gerekse nitelik açısından çok olumsuz olduğu ortada. Zira Taksim belki de trafik probleminin en az yaşandığı kent mekânlarından birisi. İncelendiğinde görülüyor ki mevcut proje tamamen bu argüman üzerine kurulu. Ama bu projenin vesile olduğu olumlu taraf, Taksim’e yeniden farklı bir gözle bakmaya olan ihtiyacı görünür kılması. Bu bağlamda Taksim’i sadece meydan ölçeğinde ve salt bir fiziki tasarım problemi olarak ele alan yaklaşımlar yerine çevresiyle birlikte sosyal , ekonomik ve mekânsal ilişkilerini irdeleyen, kamusal senaryolar üreten ve bunları yaparken de kentlileri sürece dahil eden katılımcı bir model ortaya konmalıdır. Ancak bu sürecin uzun zamana yayılabileceği de mutlaka göz önünde bulundurulmalı.

Adil yarışma şart
Ömer Yılmaz (Arkitera Mimarlık Merkezi): Karar ve proje üretme süreçleri katılımcı, şeffaf hale getirilmeli. Bunun sonucu zaten otomatik olarak kamu yararına olacaktır. Katılımcılığı ve şeffaflığı sağlamak ise İBB yöneticilerinin görevi. Nasıl yapılacağı bilinemiyorsa da çaresi yarışmadır. ‘Yarışmaymış gibi’ yapılan Yenikapı gibi değil. Herkesin katılımına açık, şartname ve jürisi belirli, adil bir yarışma. Elbette öncesinde iyi bir brif hazırlığı koşulu ile. Topçu Kışlası’nın yeniden yapılması ve trafiğin yeraltına alınması da dahil olmak üzere her şey yapılabilir. Mevcut Taksim Meydanı’nın iyi tasarlanmamış olduğu konusunda sanırım büyük bir çoğunluk uzlaşabilir. Demek ki tasarlanması gerekiyor. Yarışmada jüri olsaydım trafiğin yeraltına alındığı projelere çeşitli nedenlerle mesafeli yaklaşırdım. Sonuç olarak #taksimitasarla diyebiliyorum.

Konut projesi kadar bile özenilmiyor
Hasan Çalışlar (Mimar): İstanbul için sürekli şapkadan tavşan çıkarıverir gibi birtakım projeler ortaya çıkıyor. Bu projeler hangi kurumlar ve kuruluşların fikri alınarak, hangi ihtiyaç programı ve stratejiyle yaptırtılıyor belli değil. Diğer taraftan böyle bir tasarım kime nasıl yaptırtılıyor? Kamuoyu ile paylaşılan projenin içeriğini bir kenara bırakalım sunum kalitesinden anladığımız, şehrin en önemli noktasının tasarımı için küçük ölçekli bir girişimcinin İstanbul sınırlarında geliştireceği yeni bir konut projesi kadar bile özenilmediği. Ülkenin patalojik hale gelmiş genel sorunu zaten kamuya ait alanların nasıl tasarlandığı? Tartışılması gereken Taksim’e kışla yapılması, yol açılması, AKM, cami vs. değil, Taksim’in kendisi, kimliği, dünü, bugünü, geleceği üçgeninde nasıl bir Taksim olacağıdır?

Ne yapılmaması gerekiyorsa o yapılıyor!
Ömer Kanıpak (Mimar): Taksim’in yeniden düzenlenmesi elbette gerekiyor ancak bunun için ne yapılmaması gerekiyorsa o yapılıyor şu anda. Bir kere İstanbul Belediyesi’nin Ankara ’nın güdümünden bağımsız karar verebilmesi, belediye meclisinin de bilgi sahibi olmadan her karara körlemesine el kaldırıp onay vermemesi gerekiyor. 70 sene önce ortadan kalkmış bir kışlanın mumyasını yeniden inşa etmek için bir parkı ortadan kaldırmanın savunulacak tarafı yok. Taksim kavşağındaki yaya ve araç hareketlerinin düzenlenmesi için de ikisini birbirinden ayırmak ve trafiği yeraltına almak şehircilik biliminde terk edilmiş çok eski bir uygulama. Belediyenin ‘shared space’ gibi Avrupa ’da uygulanan yeni yöntemleri biliyor olması lazım artık. Araçları yavaşlatacak zemin düzenlemeleri, özel araçların meydana girişini sınırlandıracak ücretli OGS sistemleri, otobüslerin birikmesini önleyecek İETT hatlarının ve tariflerinin düzenlenmesi, yayaların meydanda vakit geçirebilecekleri sert ve yumuşak peyzaj düzenlemeleri, gölge sistemleri, taksi ve dolmuşlar için yolcu odaklı tasarlanmış cepler ve bekleme noktaları ile belediyenin harcamayı düşündüğünden çok daha düşük bir bütçeye ve daha hızlı şekilde nitelikli bir meydana kavuşabiliriz. Topçu Kışlası mumyasına harcamayı düşündükleri parayla da Tepebaşı’ndaki ucube TRT binasını ve otoparkı yıkıp yeni bir konser salonu ve kültür merkezi yapabilirler.