Evim, evim, sevimli evim...

Evim, evim, sevimli evim...
Evim, evim, sevimli evim...
'Evim', o klişe deyişle çocuklar açısından eğlendirirken öğreten (dostluğu, 'öteki'ye kol kanat germeyi) animasyonlardan
Haber: UĞUR VARDAN / Arşivi

RADİKAL - Her daim istilacı olarak gördüğümüz ‘uzaylı’ profilini Steven Spielberg, ‘ET’yle birlikte değiştirmiş ve ‘gezegen dışı yaratıklar’la gerçek dostluğu çocukların kurabileceklerinin altını çizmişti -hoş daha sonra ‘Dünyalar Savaşı’nı çekerek o bildik algıya kendi de katkıda bulunmuştu-. Bu hafta gösterime çıkan ‘Evim’ (‘Home’) adlı animasyon bir anlamda ‘ET’ye selam gönderiyor ama öte yandan ‘istilacı uzaylı’ motifini de kullanıyor.

Öyküyü kısaca özetlersek, büyük bir güç tarafından yönlendirilen minik ve de sevimli uzaylılar, insanları ait olduğu coğrafyalardan alarak bir tür ‘kentsel dönüşüm’ tadında inşa ettikleri sitelere naklediyorlar. Bu durumda Paris’te Eyfel civarı, Moskova ’da Kızıl Meydan ve Aziz Vasil Katedrali gibi merkezler uzaylılara kalıyor.

İşte bu ortamda annesi kaçırılan ama kendisi bir şekilde evinde saklanmayı başaran Tip adlı minik kız, kendi topluluğu içinde ayrıksı duran Oh -ki bu tipleme ‘Lilo ve Stitch’teki Stitch’le ‘Star Wars’taki Jar Jar Binks’in bir karışımı olarak değerlendirilmiş dışarıdaki eleştirmenlerce- adlı uzaylıyla bir şekilde dost oluyor. İkili, Tip’in annesini aramak üzere yola çıkıyor.

‘Karınca Z’in yönetmeni olarak tanınan Tim Johnson’ın imzasını taşıyan ‘Evim’, her yaştan çocuğa seslenen, son derece sevimli, çekici bir animasyon. Filmin serüveni ise şöyle: Johnson, Adam Rex’in ‘The True Meaning of Smekday’ kitabını beş ve yedi yaşlarındaki çocuklarına okuyor. Evdeki ilgi üzerine de kitap perdeye aktarılıyor. Biz basın gösteriminde filmi orijinal dilinde izledik ama sanırım vizyona Türkçe seslendirmeyle çıkacak. Orijinalde Oh’u ‘The Bing Bang Theory’ dizisiyle tanınan Jim Parsons, Tip’i Rihanna, Oh’un annesi Lucy’yi Jennifer Lopez, uzaylı topluluğunun şefi Smek’i ise Steve Martin seslendiriyor.

Toparlarsak ‘DreamWorks’ yapımı ‘Evim’, o klişe deyişle çocuklar açısından eğlendirirken öğreten (dostluğu, ‘öteki’ye kol kanat germeyi) animasyonlardan. Eyfel Kulesi’nde geçen sahneler çok güzel ama ben en çok Tip’in kedisi ‘Pig’e bittim. Kaçırmayın derim...