'Evrene taş atıyorum, yankılar er geç bizi bulacak'

'Evrene taş atıyorum, yankılar er geç bizi bulacak'
'Evrene taş atıyorum, yankılar er geç bizi bulacak'
Sadece şarkılarının değil, sahne isminin de bir hikayesi var: Mabel, Buket Uzuner'in 'Kumral Ada Mavi Tuna' romanındaki karakterin takma adı. Matiz ise eski Yunanca'da 'aşırı sarhoş' anlamına geliyor. 'Arafta' şarkısıyla tanınıp ilk albümüyle hayranlarını artıran son Myspace şöhretiyle tanışın
Haber: CANSU URAS / Arşivi

Myspace sayesinde her geçen gün müziğin anlamı değişiyor, sürekli yepyeni isimlerle tanışıyoruz. Mabel Matiz de bu isimlerin başında geliyor. ‘Arafta’ şarkısıyla tanınan Matiz’in adını taşıyan ilk stüdyo albümü, Zoom Kurumsal ve Esen Müzik işbirliğiyle geçtiğimiz günlerde piyasaya çıktı. İKSV Salon’daki konseriyle herkesi büyüleyen Mabel Matiz’i kaçıranlar, bu akşam Beyoğlu Alt’ta yakalayabilir. 

Nerelerden geçip geldiniz buraya?
1985, Mersin-Erdemli doğumlu bir Akdeniz çocuğuyum; orada büyüdüm. Üniversite için İstanbul ’a geldim ve İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ni bitirdim. Müzik hep vardı hayatımda. Uzun süre kendi ev kayıtlarımı kişisel web sitem üzerinden yayımladım. Şimdilerde ilk stüdyo albümüm piyasaya çıktı. Ayrıca bu yıl Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku bölümünde yüksek lisansa başladım. Bütün bunları hayalperestliğime bağlıyorum. 

‘Mabel Matiz’ adı nereden geliyor?
‘Mabel’ Buket Uzuner’in ‘Kumral Ada-Mavi Tuna’ adlı romanında geçen Tuna karakterinin takma adı. ‘Matiz’ ise müziğimi ve hayata bakışımı en iyi ifade ettiğini düşünerek ona eklediğim, ‘aşırı sarhoş, düşkün kimse’ anlamlarına gelen eski Yunanca kökenli (methysos) argo bir kelime. Neticede Mabel Matiz, yaşantımın çok daha önceki dönemlerinde, birtakım doğal süreçler dahilinde kendiliğinden oluşmuş ve müziğimi paylaşmaya karar verdiğim ilk andan bu yana kullandığım adım. 

Profesyonel anlamda müzik kariyerine nasıl başladınız?
2008 yazında, kendi şarkılarımı ve demo kayıtlarımı yayımladığım Myspace sayfamı açtım. Bundan yaklaşık bir yıl kadar sonra da, bu kayıtlara büyük ilgi gösteren Engin Akıncı’yla tanıştım ve birlikte bir albüm yapmaya karar verdik. Sonrasında da stüdyo günleri başladı. Evrene bir taş attım, o da bana hep hayalini kurduğum yankıyı, beraberinde de birbirinden değerli insanları getirdi sanki. 

Albümün hazırlık aşamasından bahsedebilir misiniz biraz?
Engin Akıncı aracılığıyla, çalışmalarını yıllarca çok yakından takip ettiğim Alper Erinç’le tanışma fırsatı buldum. Albüm için Alper Erinç Prodüksiyon Stüdyosu’nda çalışacağımız kesinleşince, o sıralar aynı stüdyoda çalışmakta olan Alper Gemici’yle bir araya geldik ve Aralık 2009’da, yaklaşık bir buçuk yıl sürecek olan albüm maceramıza başladık. Alper Gemici, yapmak istediğim müziği gerçekten çok iyi hissetti ve somuta döktü. Albüm sürecini onun gibi yaratıcı, başarılı ve çalışkan bir müzisyenle birlikte geçirdiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum, bendeki emeği büyüktür. Aynı şekilde Engin Akıncı ve Alper Erinç’in de büyük destek ve emekleri söz konusu. Mart 2011’de albümün kayıt, mix ve mastering’i tamamen bitmişti. 

‘Arafta’ adlı şarkınız ‘ Gece , Melek ve Bizim Çocuklar’ı hatırlatıyor bana. İşin ilginç kısmı Facebook’taki fan page’inizde de ‘Gece, Mabel ve Bizim Çocuklar’ yazıyor. Şarkıyla film arasında herhangi bir bağlantı var mı?
Doğrudan bir bağlantı yok. Ancak ‘Gece, Melek ve Bizim Çocuklar’ defalarca izlediğim ve en sevdiğim film olarak, müziğimin ve kendi dünya maceramın en önemli ilham alanlarından biri. Filmin karanlığı, derinliği, künyesi dahilindeki bütün isimler, anlattığı sokakların sesleri, filmle aynı adı taşıyan şarkı ve bütün bunların bendeki sayısız izdüşümü, uzun vadede beni ve müziğimi etkileyen, şekillendiren şeyler oldu. Hatta bir zamanlar ‘Gece, Mabel ve Bizim Çocuklar’ adında bir müzik grubu kurma hayalim bile vardı. Belki Yıldırım Türker’in de izniyle, ileride gerçekleştireceğimiz bir konser serisine bu adı verebilirim. 

İKSV Salon’da verdiğiniz konserde Teoman da sahneye çıktı. Bu süreç nasıl gelişti?
Teoman’la albümü bitirdiğimiz dönemde tanıştık. Albümü çok beğendi ve birlikte bir şeyler yapmak istedi. Kendisine yeni yazdığım bir şarkımı dinlettim; onu da pek sevdi ve önümüzdeki günlerde yayımlanacak yeni albümünde yer vermek üzere kaydetti. Ben buraya kadar olan hikayeye hâlâ inanamazken, İKSV Salon konserinin hazırlık aşamasında kendisine götürdüğümüz ‘konserde eşlik etme’ teklifimizi de büyük bir incelik ve ilgiyle kabul etti. Diğer konserlerimizde de çaldığımız bir Teoman cover’ı olan ‘Hiç Kimse Bilmez’i ve ‘Arafta’yı o gece finalde birlikte seslendirdik. Teoman gibi müzikal yolculuğunu takip etmekten her daim keyif aldığım özel bir müzisyenin bize bu şekilde destek vermesi, ben ve bütün ekibim için gerçekten büyük onur. 

Yakın zamanda başka konserler de olacak mı?
Evet, İstanbul’da ve başka birçok şehirde konserler vereceğiz. Konser atmosferini ve orada dinleyiciyle kurduğumuz ortak zamanı sihirli buluyorum. Bu yüzden mümkün olduğu kadar çok şehre gidip mümkün olduğu kadar fazla insanla birlikte şarkı söylemek, çalmak istiyoruz. Konser takvimi Facebook ve Twitter sayfalarından da mutlaka duyurulacak. 

Gelecekte ne gibi projeler var?
Müziğimi geniş kitlelere ulaştırmayı ve daha uzun zamanlar, konserler, şarkılar boyu beni dinleyenlerle bir arada olabilmeyi istiyorum. Türkçe sözlü müzik üzerine hayalini kurduğum pek çok şey var; biri de uzun vadede pop müzik algısını bir nebze değiştirmek. Neticede evrene taş atmaya devam ediyorum, yankılar er geç bizi bulacak.

Aysel Gürel ve Hrant Dink anısına
Hayranları Mabel Matiz’in gerçek bir ‘kent ozanı’ olduğunu düşünüyor. Albümde ayrıca Aysel Gürel anısına yazılmış bir Yalçın Tosun şiiri olan ‘Peruk Gibi Hüzünlü’, bir Birhan Keskin şiiri olan ‘Zaman’, Hrant Dink’in ölümü üzerine yazılmış, söz ve bestesi Mabel Matiz’e ait olan ‘Öteki’, ‘Barışırsa Ruhum’, ‘Filler ve Çimen’le ‘Söylese O, Ben Söylemem’ şarkıları dikkat çekiyor. ‘Arafta’ adlı şarkısıyla tanınan Mabel Matiz için müzik eleştirmeni Naim Dilmener, Bob Dylan benzetmesi yapıyor. Çocukken kekeme olan ve bu durumu şarkı söyleyerek yenen müzisyenin adını önümüzdeki günlerde sıkça duyacağız gibi görünüyor.