Facebook filmi çekti ama hâlâ Facebook hesabı yok

Facebook filmi çekti ama hâlâ Facebook hesabı yok
Facebook filmi çekti ama hâlâ Facebook hesabı yok

Box office de birinci Amerika da cuma günü gösterime giren Sosyal Ağ , ilk üç günde 23 milyon dolar hasılat elde ederek box office listesine bir numaradan girdi. Jesse Eisenberg, Andrew Garfield ve Justin Timberlake in rol aldığı film, imdb deki 10 üzerinden 8.6 lık puan ortalamasına bakılırsa izleyiciler tarafından da beğenildi. Sosyal Ağ , Türkiye de 22 Ekim de gösterime girecek.

48. New York Film Festivali'nin açılışında dünya prömiyeri yapılan Facebook hakkındaki 'Sosyal Ağ'ın yönetmeni David Fincher, 'Facebook'u daha önceden sadece görmüştüm. Şu anda da hâlâ üyesi değilim' diyor
Haber: KEREM AKÇA / Arşivi

NEW YORK - Büyük çıkışını 1995 yapımı ‘Seven’la (Yedi) yapan David Fincher, daha çok kara film alanında ürettiği eserlerle sinemada değişim yaratan bir yönetmen. ‘Oyun’dan ‘Dövüş Kulübü’ne, ‘Panik Odası’ndan ‘Zodiac’a uzanan kariyeri de bunun bir göstergesi. Ancak ilginçtir 2000’lerde farklı alanlarda denemeler vermeye başladı. Destansı aşk filmi alanına giriş yaptığı ‘Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi’nin ardından şimdi de Facebook hakkındaki ‘Sosyal Ağ’la (The Social Network) gençlik filmini kurcalıyor. Yönetmen aslında bu durum karşısında “Kişisel bir tercih. İnsanlar değişebilir. Benden sürekli insanları kesip biçen katillerin filmlerini yapmamı bekleyemezsiniz” yorumunu yapıyor. Dünya genelinde 500 milyondan fazla kişinin kullandığı internetteki sosyal iletişim ağı Facebook’u kurarken en yakın arkadaşıyla arası açılan Mark Zuckerberg ’in otobiyografik hikayesinden uyarlanan ‘Sosyal Ağ’da da bu fark hissedilebiliyor.

Dört dakikalık konuşma
‘Sosyal Ağ’ın 47. New York Film Festivali ’nde yapılan dünya prömiyeri öncesinde düzenlenen, yönetmeni David Fincher, senarist Aaron Sorkin ve oyuncular Jesse Eisenberg, Andrew Garfield ve Justin Timberlake’in hazır bulunduğu basın toplantısındaydık... Yönetmen Fincher, ilk sahnedeki ağır tempo tercihi için şu ifadeleri kullanıyor: “İki kişinin konuşmasına odaklı bir sekansı görünce korkmadım. Sadece bu durumu nasıl yansıtabilirim diye düşündüm. Teaser ve kapanış jeneriğini görenler inanmayabilir ama bu diyalog üzerine kurulan bir sahneydi. Seyirciye de filmi nasıl izleyeceğini öğretiyordu adeta. Dokuz sayfalık diyaloğun perdedeki toplamı dört dakikayı geçmedi. Bu da benim için iyi bir şeydi.” Bunun üzerine de şu sözleri eklemeyi ihmal etmiyor: “Tabii normalde film 139 dakikaydı ancak 120 dakikaya indirmek durumunda kaldım stüdyo baskısıyla.”
Yani bir şekilde her şeyin ilk kareden başladığını vurgulamış oluyor Fincher. Zaten konu ‘teknik ve görsel anlamda’ öne çıkan bir kimliğe sahip olduğuna gelince de “Teknoloji hiçbir filmi iyi yapmaz. İnsanların hızlı yürümesini sağlama şansı var mı ki? Yıllardır gelişen bir şey zaten. Buna paralel olarak benim filmlerim de değişim geçiriyor. Normal bir süreç” diyor.

Facebook’a bakış farkı
Esas merak edilen mesele açığa çıktığında ise Facebook hesabı olmadığını çekinmeden belirten yönetmen, hatta dalgasını bile geçerek “Facebook’u daha önceden sadece görmüştüm. Şu anda da üyesi değilim hala” diye konuşuyor. Ama Facebook’u 16 yaşında biri ile 30 yaşında birinin kullanmasının farklı olabileceğini de itiraf etmekten gocunmuyor elbette. Filmin de böylesi farklı yaklaşımlar üzerine gittiğini ifade ediyor ilk fırsat bulduğunda: “Burada bir bakış açısı olduğunu aklımızda tutmalıyız. Bize anlatılanlar daha trajik, kurnaz ve farklı olabilir. Biliyorsunuz herkesin bir bakış açısı vardır. Sahnedeki her türlü hareketi herkes farklı anlatır. Bu sinemasal anlatı meselesidir.”
Son olarak da bu duruma oyuncu seçimlerini ve üç haftalık provaları ekliyor: “Jesse, Justin ve Andrew’u seçerken esas olan hikayeye uymalarıydı. Metnin içine yapışmaları önemliydi. Prova süresi kısıtlıydı. Bu sebeple de gerçek anlamda çekimler esnasında harekete geçtiler ve birbirlerine uyum sağladılar. Bu da öykünün temelindeki gücü açığa çıkartması açısından önemliydi.”

‘Gossip Girl’de seks daha fazla’ 
Senarist Aaron Sorkin de romanı uyarlarken diyalog odaklı çalıştığını ve bu sebeple David Fincher’ın projeye sıcak bakmasını beklemediğini söyleyip ekliyor: “Filmin çekimlerinden sonra film için bir Facebook sayfası açtım ama önceden bir şey bilmiyordum. Karbüratörü nasıl duyduysam Facebook’u da öyle duymuştum.”
‘Sosyal Ağ’daki erotik sahnelerle ilgili “Bu filmde ‘Gossip Girl’ün herhangi iki dakikasından daha az seks var” diyen Sorkin, “Sansasyon yaratma ve tartışma açma amacımız yoktu. Üç versiyonu vardı hikayenin. Benim yaptığım iş her senaristin uyguladığı gibiydi. Örneğin Peter Morgan ‘Kraliçe’de olaydan olaya atladı ama Elizabeth’le konuşmamıştı. Ama hiçbir şeyi kafadan atmadı. Filmin temposuna uydurdu. ‘Sosyal Ağ’ için de aynı şey geçerli. Kurmaca olmayan bir hikaye bu özünde. Partiler için de özel araştırma yaptık Harvard Üniversitesi üzerinden” sözleriyle iddiasını ortaya koyuyor.

‘Facebook üyesi değildim’
Genelde gençlik filmlerindeki performanslarıyla tanıdığımız oyuncu Jesse Eisenberg, bu sefer Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg rolünde karşımıza geliyor. İşte oyuncunun karakteriyle ilgili görüşleri: “Aslında karakteri oturtmak için internette araştırma yaptım. Bunun tam anlamıyla bir gençlik filmi veya biyografi olmaması bu durumu zorlaştırdı. Ama nihai sonuçta köşeli bir tipleme olmaması işime yaradı. Özgün bir portre çıkarttım. Facebook’a ilk kez provalar süresinde üye oldum. O da karakteri daha iyi anlamak için. Böylece bütün bu Facebook lehçesini öğrenebildim.”