'Fazıl Say'a teşekkür borcum var'

'Fazıl Say'a teşekkür borcum var'
'Fazıl Say'a teşekkür borcum var'
Klasik müzik dünyasının hızla parlayan yıldızlarından Macar trompetçi Gabor Boldoczki, yakın dostu Gidon Klemer'in kurduğu Kremerata Baltica orkestrasıyla 27 Kasım Çarşamba akşamı İş Sanat'a geliyor. Hem orkestrayı yönetecek hem de üç konçerto çalacak Boldoczki, sorularımı yanıtladı.

Trompet sizin seçiminiz miydi, yoksa ailenizin, hocanızın mı?
Babam müzik okulunda, bakır nefesli çalgılar öğretmeni. 8 yaşında piyanoya başladım. Babam evde çaldığında trompeti görüyordum. 9 yaşında bana da bir trompet verdi, çalmasını öğretmeye başladı. Sanıyorum, onun sayesinde sevmiştim bu enstrümanı. 14 yaşında Macaristan’da önemli bir yarışmayı kazandım. Ardından 20 yaşında, doğum günümde, Cenevre Yarışması’nda birinci oldum. Bu sürpriz başarının ardından müzisyenliği seçtim.

Trompet çocuk için çok zor bir enstrümandır. Freddie Hubbart’tan Wynton Marsalis’e pek çok önemli trompetçinin aşırı çalışıp dudaklarını patlattığını, ciddi sorunlar yaşadığını biliyoruz. Siz bu tür sorunlar yaşadınız mı?Hayır, yaşamadım. Nefes verirken dudaklarınızda yarattığınız titreşimle trompette ses yaratıyorsunuz. Dudaklar, yüzün ön bölgesindeki kaslar, nefes sürati, dil, nefes gücü, artikülasyon öylesine özel bir uyuma varmalı ki, doğru ses çıkabilsin. Nefes çıkarken bu sesi yaratması gerçek bir mucize. Bu mucize için her gün çalışmanız gerekiyor. Çocukken günde 5 saat çalışırdım. Şimdi günde 2-3 saat yetiyor. Her gün çalışıp kaslarıma formda kalmalarını sağlayan enerjiyi gönderiyorum. Konser öncesinde sporcular gibi dinlenip kendimi toparlamam gerekiyor. Yeterince çalışırsanız, bu enstrümanda da teknik sorunların ötesine geçebiliyorsunuz.

Piccolo trompet ve flügelhornu ne kadar zamandır çalıyorsunuz?
Temel iki trompet türü: Si bemol ve do. Bu iki enstrümanda iyi bir temel oluşturduktan sonra diğerlerine geçmek mümkün. Piccolo, boyut olarak diğerlerinin yarısı. Yani çok daha tiz. Özel bir ağızlık ve çalmak için büyük bir güç gerekiyor. Hocam 17 yaşından önce piccolo çalmamam konusunda beni uyarmıştı. Flügelhorn’u (büğülü) da dört yıldır çalıyorum. Bir süredir birlikte konser verdiğim Sergey Nakanov’un teşvikiyle bu çalgıya başladım.

8 Kasım’da piyasaya çıkan albümünüz ‘Tromba Veneziana’da özel bir flügelhorn çalmışsınız; bu çalgı müziğinize ne kattı?
Trompet bir şenlik çalgısı, sesi bu coşkuyu, törenselliği taşıyor. Ben trompetin aynı zamanda keman, çello gibi tınlamasını, obuanın melankolisini yansıtmasını hatta insan sesi gibi tınlamasını, kısaca dramatik güce kavuşmasını istiyorum. Son albümde bu yüzden özel yapım bir flügelhorn çaldım. Diğerlerine oranla valf sayısı bir fazla, yani dört. Daha bas sesleri bu sayede elde edebiliyorum. Ayrıca diğer nefesli çalgılar için yazılmış oda müziği eserlerini de icra edebiliyorum.

Caz trompetçilerinin doğaçlama özgürlüğüne imrenir misiniz? Hiç caz çaldınız mı, caz virtüözlerinden etkilendiniz mi?Cazın klasikle çok yakın bağları var. Klasik yazılı müzik, caz doğaçlama. Fakat hiç caz çalmadım. Belki bir gün emprovizasyon yaparım. O güne kadar enerjimi, zamanımı eser siparişi verip trompet repertuvarını genişletmeye adadım. Bu açıdan trompet konçertosu yazan Fazıl Say’a teşekkür borcum var.

Fazıl Say’la konçertonun yazım sürecinde ortak çalışma yaptınız mı?Kısmen. 2010 yılında Almanya’da Festival Mecklenburg-Vorpommern’in resmi sanatçısı olmam teklif edildiğinde tek koşulum eser siparişi vermeleriydi. Çok mutluyum ki bu proje için Fazıl Say’ı bulabildik. Besteleme sürecinden önce trompet üzerine kısa bir konuşma yaptık. Ona enstrümanın kullanımındaki riskleri anlatım. Müthiş bir müzikçi, iyi bir dostluğumuz var. Zaman zaman telefon açıp bir şeyler sorardı. Nihayet tamamlandı...

Bu eser sanatınıza neler kazandırdı?Gerçek bir başyapıt. Barok konçertolar çoğunlukla 15-17 dakikalık eserlerdir. Bu eser 30 dakikayı aşan görkemli bir yapıya sahip. Birinci bölümü harika, klasik yaklaşımlı, trompet geleneksel yöntemlerle kullanılmış. İkinci bölüm ise melodik ve armonik açıdan oryantal yaklaşım sergileniyor. Üçüncü bölüm çok güzel bir Anadolu türküsü formunda. Bir Anadolu türküsünü varyasyonlarıyla birlikte çalmak, böylesine zengin bir duygu dünyasında yolculuk yapmak harika bir deneyim.

Kremerata Baltica/ şef ve trompet Gabor Boldoczki, 27 Kasım Çarşamba akşamı saat 20.00’de İş Sanat’ta.