FESTİVAL'DE DÜN (7 NİSAN)

FESTİVAL'DE DÜN (7 NİSAN)
FESTİVAL'DE DÜN (7 NİSAN)
Festival dolu dizgin gidiyor. Pazartesi söyleşiler, gösterimler ve özel programlarla geçti. İşte kısa bir özet.

PAZARTESİ SENDROMUNDAN ESER YOK

(!) Pazartesi sendromu yok, çünkü artık bu gündemle çok daha başka dertlerimiz var. Bu yıl festival tam da ihtiyacımız olduğu dönemde herkes için bir nefes alma yeri oldu. Üç günün geride kalmasıyla özlediğimiz eski festival günlerine dönüş yapmış olduk. Akşam seansları Atlas, Beyoğlu, Feriye ve Rexx sinemalarında bir Pazartesi akşamından hiç de beklemediğimiz kadar aktif geçti. Filmler bazen anlattığı hikâyelerle bizi zorlasa da yalnız olmadığımızı bilmek umut veriyor, dayanışmayla devam etme gücünü sağlıyor. Gözyaşlarımızı tutamadık Durgun Hayatı izlerken. Ningen yine izleyicinin kalbini kazandı. Humus’a Dönüş ise bizi Suriye’de olan bitenler konusunda gözyaşlarıyla birlikte dehşetle sarstı. Karşı yakanın festivalcileri Büyük Budapeşte Oteli’yle gecelerine renk kattılar.
Bir Pazartesi akşamından daha ne bekler ki insan. Ningen’in amatör Japon oyuncularının performanslarına bayıldı seyirci. Durgun Hayat ’ın gösterimi sonrasında Atlas sineması çıkışında Pasolini gençlerle muhabbete dalmışken, Aykan Safoğlu’nun kendi sunumun sırası gelince kalabalıktan ayrıldılar. O sırada Beyoğlu Sineması’nda da Talal Derki’yle sohbet vardı. Gösterim sonrasında yönetmenle tanışıp böyle bir film yaptığı için özel teşekkürlerini iletti seyirciler. Hatta içlerinden biri Suriye’deki süren savaş ve direnişle ilgili pek bilgisi olmadığını, belgesel sayesinde durumu farkettiğini söyledi. Feriye’deyse İnceldiği Yerden Kopsun’un yönetmeniyle senaristi aşkın cinsellikten ayrılmayabileceğini bize anlatıyordu.

YABANCILAŞMA VE YALNIZLAŞMA

Medealar’ın ikinci gösterimine Los Angeles’ta yaşayan İtalyan asıllı yönetmen Andrea Pallaoro katıldı. Sinema yazarı Esin Küçüktepepınar, yönetmeni sunduktan sonra filmin ana temasının yabancılaşma ve yalnızlık olduğunu vurgulayarak sözü yönetmene bıraktı. “Film, iletişime geçme arzusuyla ilgili. Parça parça kadrajlarımdan da anlaşılacağı gibi bizim de bütün olmadığımızı, bütün olmak istediğimizi vurgulamak üzerine bir sinema dili kurmaya çalıştım” dedi.

SURİYE’DEN KAÇIŞ, HUMUS’A DÖNÜŞ

Sundance’te Jüri Büyük Ödülü’nü kazanan ilk uzun metrajlı belgeseli Humus’a Dönüş’ün gösteriminde yönetmen Talal Derki, başta Humus’ta filmi yapmasına yardım eden herkese teşekkür ederek onlar olmadan bu filmin olmayacağının altını çizdi. Gösterim sonunda Humus’un bugünkü durumuyla ilgili kısa bir bilgi veren Derki, Humus’ta şu an halkın %95’inin kaçtığını, geriye sadece fakirlerin kaldığını, onların da filmde izlediğimiz cephelerde değil nispeten daha güvenli olan arka taraflarda yaşadıklarını söyledi. Rejimin bu ailelerin bir kısmının çıkmasına izin verdiğini ancak kalanların yiyecek bile bulamadıklarını da ekledi. Yarın 14.00’teki “Savaş Zamanı Belgesel Yapmak” panelinde Talal Derki deneyimlerini daha ayrıntılı anlatacak.

JAPON MASALLARINDAN BEYAZ PERDEYE

Dün de izleyicilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan yönetmenler Çağla Zencirci ve Guillaume Giovanetti, oyuncular Masahiro Yoshino, Masako Wajima, Xiao Mu Lee, Megumi Ayukawa ile yapımcı Hiroyuki Tanimoto’nun da katıldığı gösterimde filmleri hakkında merak edilen soruları yanıtladılar. Filmin senaryosunu oluşturmak ve Japon kültürünü yakından tanımak için 6 ay Japonya’da kalan yönetmenler, bu süre içerisinde filmin oyuncularıyla tanışmışlar. Filmdeki tilki ve rakun hikâyesinin, gerçekten kilinikte tedavi görmekte olan hastalar tarafından yazıldığını dile getiren yönetmenler, filmin oluşumunda birçok mitolojik hikâyeden etkilendiklerini ve farklı toplumlardaki benzer hikâyelerin de filmin bütünü içerisinde harmanlandığını sözlerine eklediler.

İNCELDİĞİ YERDEN KOPSUN

Eli Leven'in romanından yazarın kendisi ve filmin yönetmeni Ester Martin Bergsmark tarafından senaryoya uyarlanan İnceldiği Yerden Kopsun seyirciden büyük alkış alırken, Bergsmark ve Leven izleyicilerin sorularını büyük bir heyecanla yanıtladılar. Filmin yönetmeni Bergsmark özellikle kitabın kanayan bir gencin yüreği gibi romantik dilinden etkilendiğini söyledi ve filminde de aynı dürüstlüğü yansıtmaya çalıştığını belirtti. Filmin içerdiği cinselliği ise karakterin ruhani yolculuğunun bir parçası olarak tasarladıklarını dile getiren ikili, kim olduğunu bulmaya çalışan bir karakterin hikâyesini anlatmaya çalıştıklarını söylediler.

BİR FOTOĞRAF OYUNU

James Baldwin’in İstanbul ’da geçirdiği uzun zamanı merkezine alan Kırık Beyaz Laleler’in dünkü gösterimine katılan yönetmen Aykan Safoğlu, onu bu filmi çekmeye iten sebepleri, Baldwin’in eserleri ve İstanbul’da bulunuşuyla, kendisinin 90’lardaki çocukluğu arasında kurduğu bağı izleyicilerle paylaştı. Farklı anlatımı, Türkiye ’deki pop kültürü, dönemin milli meselesi olan Eurovision Şarkı Yarışması gibi nostaljik temaları da barındırması ile oldukça beğeni toplayan filmin biçimi üzerine Safoğlu “Aslında filmde Baldwin’in fotoğraflarıyla oynuyorum ve bu filmde de çok basit bir şey yaptım, çocukluğumda oyuncaklarla yaptığım şeyi filmde fotoğraflarla denemek istedim” dedi. Aykan Safoğlu’nu sunan üniversiteden hocası Fatih Özgüven, yönetmenin doğumgününü de sahneden kutlamış oldu. İyi ki doğdun Aykan!

KİM KORKAR EURIMAGES BAŞVURUSUNDAN?

Özellikle ortak yapım projesi olan ve proje geliştiren yapımcıları hedefleyen Köprüde Buluşmalar sinema derslerinden ilki dün Akbank Sanat’ta Eurimages temsilcisi Susan Newman-Baudais ve deneyimli yapımcılar Emine Yıldırım (Giyotin Film) ve Nadir Öperli (Bulut Film) eşliğinde yüksek bir katılımla gerçekleşti. Susan Newman Baudais adım adım online Eurimages başvurusunu gösterirken, başvuru sırasında herhangi bir problem ile karşılaşan adayların kendilerini arayarak yardım isteyebileceklerini söyledi. Nadir Öperli ve Emine Yıldırım da Türkiye'deki yapımcıların bu süreçte karşılaştıkları zorluklardan ve bunları nasıl aşabileceklerinden bahsettiler. Özellikle ilk başvurusunu yapacaklar için online başvurunun büyük kolaylıklar sağladığını belirten Öperli, başvurunun kılavuz niteliğinde hazırlandığına dikkat çekti. Sektörden pek çok yapımcının ve yönetmenin bulunduğu sinema dersine, Sinema Genel Müdürlüğü’nden Selçuk Yavuzkanat, yapımcılar birliği SEYAP’tan Yamaç Okur ve Zeynep Özbatur Atakan da katıldı.