Festivalden gerekçeli 35 film önerisi

Festivalden gerekçeli 35 film önerisi
Festivalden gerekçeli 35 film önerisi
Akbank'ın sponsorluğunda düzenlenen 34. İstanbul Film Festivali yarın başlıyor. 'Hangi filmlere gitsek?' diye kararsızlık yaşayanlar için sinema yazarı Selin Gürel, gerekçeleriyle birlikte 35 filmlik bir liste hazırladı.

1. COURT / MAHKEME

Mahkeme filmi gibi kuralları değişmeyen bir alttürün bile, yeni sulara yelken açabileceğini kim tahmin edebilirdi ki? Mahkeme, işte bunu sağlayan film.

2. PHOENIX / YÜZÜNDEKİ SIR
Christian Petzold-Nina Hoss birlikleri arasında seçim yapmak zorlaşıyor. Yüzündeki Sır, gerçek bir sanat eseri.

3. 45 YEARS / 45 YIL
Akbank Galaları’nda olup da kapısında kuyruğa girmenize gerçekten değecek iki filmden biri. Andrew Haigh, ilişki filmleri çeken yönetmenler arasında ilişkinin doğasına vakıf olan, ender sinemacılardan…

4. A MOST VIOLENT YEAR

Oscar filmleri kalabalığı arasına karışmadı diye, gözden kaçmasın. A Most Violent Year, sessiz sedasız, 2014’ün en iyi filmlerinden biri oldu çıktı. Saygı duruşunda bulunduğu tüm filmlerle boy ölçüşebilecek güçte.

5. UROK / DERS
Ders, izledikten günler sonra bile aklınızdan çıkmayacak, sert ve rahatsız edici bir toplum eleştirisi. Festivalin en iyilerinden.

6. IT FOLLOWS / PEŞİMDEKİ ŞEYTAN
Ergen cinselliğine alerjisi olan teen slasher alttürünü kendi silahıyla vuran Peşimdeki Şeytan, retro bir korku harikası. Devam filmleri ve yeniden çevrimlerden uzak kalması dileğiyle.

7. VICTORIA
140 dakika, tek plan… Film hakkında söylenenlerden bağımsız olarak, gerçek sinemaseverlerin bu deneyime ortak olması zaten kaçınılmaz.

8. GIA PANTA / SONSUZA DEK

Yunanistan’dan birbiri ardına çıkan arızalı aile filmlerine tahammülünüz kalmadıysa, bir de kendine bile yabancılaşan bir kentte, yapayalnız kalan iki bireyin aşkın etrafında attıkları ısınma turlarını deneyin. Sonsuza Dek’in melankolisi, her karesine sinmiş durumda.

9. CITIZENFOUR
İzlediğiniz günden itibaren, yaşadığınız hayata birebir etki edecek, davranışlarınızı, alışkanlıklarınızı sorgulamanıza neden olacak çok fazla belgesel yok etrafta.

10. H.
Bilimkurguyu milyon dolarlık anaakım filmlerde değil, bağımsız sinemada arayanlar ağzının tadını biliyor. H., ağzınıza layık.

11. THE SALT OF THE EARTH / TOPRAĞIN TUZU
Wim Wenders’ın gözü, fotoğrafçı Sebastião Salgado’nun 40 yıllık birikimi ile buluşursa, Toprağın Tuzu çıkar ortaya. Festivalde tek bir belgesel izleyecekseniz, Toprağın Tuzu’nu izleyin.

12. FAR FROM THE MADDING CROWD / ÇILGIN KALABALIKTAN UZAK
Thomas Vinterberg’in elinden çıkan dönem filmi tadından yenmez. Görsel büyüleyiciliği sebebiyle, perdede izlenmesi gereken bir Thomas Hardy uyarlaması.

13. JAUJA / HAYAL ÜLKESİ
Görsel açıdan hipnotize edici bir Lisandro Alonso filmi. Biraz varoluşçu, zaman zaman derinlerde bir yerde kayboluyor. Tanık olmak şart.

14. GETT / İSRAİL USULÜ BOŞANMA
Tamamı mahkeme salonunda geçen İsrail Usulü Boşanma, İsrail toplumunda kadının yerine dair müthiş bir inceleme.

15. PARTY GIRL
Angélique Lizenburger, bu filmde kendini oynuyor. 60 yaşında bir konsomatris. İlk kez evliliğin eşiğinde. Üç yönetmenli bir ilk film.

16. SARMAŞIK
Ulusal Yarışma’nın en heyecanlandıran filmi, Tolga Karaçelik’in Sarmaşık’ı. Gişe Memuru’ndan sonra ne kadar heyecanlansak az.

17. I NOSTRI RAGAZZI / AKŞAM YEMEĞİ
Toplumsal eleştiri okları, sınıflararası uçurumun can acıtan portresi ve aile kurumunun kendini bilmezliğini yemeğinizden önce mi alırsınız, sonra mı?

18. CIALO / BEDEN
W imie… ve Elles gibi iki harika filmden sonra, Polonyalı yönetmen Malgorzata Szumowska, ne çekerse çeksin gözümüz üzerinde.

19. MULA SA KUNG ANO ANG NOON / EVVELDEN
338 dakikalık bu Lav Diaz filmini, bir meydan okuma olarak kabul edebilirsiniz. Hem Diaz’dan hem de festivalden…

20. LISTEN UP PHILIP / BANA BAK PHILIP
Festivallerin yıldızı olan bu küçük bağımsız, “Jason Schwartzman iç sıkıntısı” denen şeyin en güzel örneklerinden. Yarışma bölümü için ise hayli beklenmedik bir seçim.

21. MÜJDELER VAR YURDUMUN TOPRAĞINA TAŞINA, ERDİ SİNEMAM 100 ŞEREF YAŞINA!
Sinemamız gerçekten 100 yaşına mı girdi dersiniz? 100. yılı kutlama havasındaysanız, 22 dakikanızı bu harika kısa filme ayırın. Bakalım daha sonra neyi kutlayacaksınız?

22. LA ISLA MÍNIMA / BATAKLIK
Bu yıl Goya’ları silip süpüren Bataklık, gerek TV dizilerinde gerekse sinema filmlerinde sıkça rastladığımız bir öykünün, karşı konulmaz bir kılığa sokulduğu, parlak bir suç gerilimi.

23. BELYE NOCHI POCHTALONA ALEKSEYA TRYAPITSYNA / POSTACININ BEYAZ GECELERİ
Postacının Beyaz Geceleri, neredeyse bir belgesel. Ama değil. Dış dünyayla tek bir bağlantısı olan, çok uzaklardaki bir Rus köyünde geçiyor. Oyuncuların tamamı amatör. Sadece festivallerde izleyebileceğiniz bir Andrei Konchalovsky harikası.

24. FUSI / BAKİR DEV
Dagur Kári’nin İzlanda’ya dönüşünü kutlayalım. “Sıra dışı dostluk öyküsü” kontenjanınız dolmadıysa, Bakir Dev‘i kaçırmayın.

25. IM KELLER / BODRUMDA
Ulrich Seidl, Paradies üçlemesinden sonra yine işler karıştırıyor? İnsanlar bodrumlarında ne gibi tuhaf şeylerle uğraşıyor? Bodrumda, bir Seidl filmine yakışacak kadar tuhaflık içeriyor doğrusu. Üstelik belgesel!

26. ASHA JAOAR MAJHE / AŞK ZAHMETLİ İŞTİR
Hindistan’dan büyük kısmı diyalogsuz, bir gündelik hayat portresi. Aşk ön planda, ama alışılmadık bir halde. Bulup çıkarmak sizin işiniz.

27. PRIDE / ONUR
Bu filmin çıkışında, coşkudan içiniz içinize sığmayacak. İzlendiği her yerde, bağırlara basıldı. Siz de bağrınıza basmak istiyorsanız, sıraya girin.

28. THE GOOD LIE / İYİ BİR YALAN
Amerika’nın kapısını açtığı üç Sudanlı savaş kurbanına yardım etmeye çalışan Amerikalı yalnız kadının mücadelesini izlemeye değer kılan şey, Reese Witherspoon’un performansı ve dürüst senaryosu. Yeni bir The Blind Side olmamayı becermiş gibi görünüyor.

29. VIRUNGA
Dünyada sadece 800 civarında dağ gorili kaldı ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin sınırları içinde kalan Virunga Milli Parkı gibi korunmuş alanlar dışında yaşama alanları yok. Virunga’yı, aynı anda hem insanlıktan utanmak hem de onunla gurur duymak için izleyin.

30. OMOIDE NO MARNIE / MARNIE ORADAYKEN
Marnie Oradayken, 2014’te üretime ara veren Studio Ghibli’den çıkan son film. Bir süre de, öyle kalacak gibi görünüyor. Ghibli’nin en genç yönetmenlerinden Hiromasa Yonebayashi‘nin henüz ikinci uzun metrajı bu. Yonebayashi‘nin Ghibli’nin yeni varisi olduğu söyleniyor. Takipte kalmakta yarar var.

31. LA VOZ EN OFF / DIŞ SES
Güzelim Bonsái‘nin yönetmeni Cristián Jiménez‘den bir süredir ses çıkmıyordu. Dış Ses, ilginç karakterlerin gücüyle kendini var eden bir aile draması. Dikkat! Kadrosunda Gloria’nın müthiş Paulina García’sı da var.

32. EISENSTEIN IN GUANAJUATO / EISENSTEIN MEKSİKA’DA
Peter Greenaway‘in gözünden Eisenstein’ı izleme fikri, bu filme doğru koşmak için yeterli. Ayrıca Eisenstein’ın cinsel uyanışına, başka bir filmde tanık olamazsınız.

33. GÜEROS
Meksika, Yeni Dalga’ya saygı duruşunda bulunuyor, hem de yaratıcı ve yenilikçi bir şekilde. Güeros, festivalin gizli hazinelerinden biri.

34. CHARLIE’S COUNTRY / CHARLIE’NİN ÜLKESİ
Nicolas Roeg’in meşhur Walkabout’unda oynayan Aborijin aktör David Gulpilil, yıllar içinde oyunculuğa devam etti, ama o günden bugüne ruhunu en iyi yansıtan filmi, Charlie’nin Ülkesi oldu. Avustralya’ya ve Gulpilil’in onunla kurduğu sevgi-nefret ilişkisine dair…

35. NICIJE DETE / SAHİPSİZ ÇOCUK
Sahipsiz Çocuk, medeniyet ile medeniyet fikri arasındaki ince çizgiyi, “garip ama gerçek” bir hikaye üzerinden inceliyor. Çocuk oyuncunun performansı akıllara zarar.