Fikir hırsızı ayağa kalk!

Öyle bir mahkeme düşünün ki, sanıkları arasında pop şarkıcıları, türkücüler, yazarlar, televizyon sahipleri bir de bangır bangır arabesk çalan sokak satıcıları olsun.
Haber: DEMET BİLGE / Arşivi

İSTANBUL - Öyle bir mahkeme düşünün ki, sanıkları arasında pop şarkıcıları, türkücüler, yazarlar, televizyon sahipleri bir de bangır bangır arabesk çalan sokak satıcıları olsun. Yaklaşık bir yıl önce kurulan 'Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi' işte böyle bir mahkeme.
Birbirlerinin şarkılarını, şiirlerini izin almadan kullanan sanatçılar, kasetleri izinsiz çalan televizyon, radyo yöneticileri,
kitaplardan alıntı yapan yazarlar bir de sokak aralarının vazgeçilmez kaset satıcıları
bu mahkemenin kimi zaman sanıkları, kimi zaman şikâyetçileri oluyor.
Kurulmasının üzerinden bir yıl bile geçmediği halde mahkemenin elindeki dava sayısı çoktan iki bini aşmış durumda. Ancak ünlülerden hiçbiri şimdiye kadar ceza almadı. Değişen yeni yasayla birlikte cezalar iki kat artırılırken, yeni yasanın en ağır cezası ise 'izinsiz' kaset satan bir inşaat işçisine nasip oldu.
Cezalar ağırlaştı
Sanat, edebiyat ve kültür dünyasının en çok sorun yaratan konularından biridir telif hakları. İzinsiz kullanılan, değiştirilen şiirler, şarkılar, bandrolsüz satılan kitaplar ve böylece gasp edilen haklar... Bu konuda yaşanan sıkıntılar, artan şikâyetler üzerine ilk olarak 'Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda (FSEK) değişiklik yapıldı. Şubat 2001 tarihli değişiklikle, bir eseri izinsiz kullanan, kendisinin gibi gösteren, değiştiren, çoğaltan ve satanlar hakkında 4 yıldan 6 yıla ve 50 milyardan 100 milyara kadar ağır cezalar getirildi. Ancak kimse farkında değildi yeni yasanın. Bu arada yine 2001 yılının şubat ayında sadece 'fikir ve sanat eserleri'yle ilgili davalara bakmakla yükümlü olan özel ihtisas mahkemeleri kuruldu. Mahkemeler ellerindeki bu tür dosyaları 'görevsizlik' kararıyla yeni kurulan 'Fikri ve Sınai Haklar Ceza ve Hukuk Mahkemeleri'ne gönderdi. Bir anda yüzlerce kişi ağırlaştırılmış hapis cezaları istemiyle yeni kurulan mahkemelerde hâkim karşısında buldu kendini. Kurulmasının üzerinden daha bir yıl bile geçmeden Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ndeki dava sayısı 1400'ü aştı. Ceza Mahkemesi'ndeki dava sayısı ise 1800'ü buldu. Yaklaşık 750 dava karara bağlandı. Bazıları ise tarafların kendi aralarında anlaşmaları üzerine düştü.
Kurtulması zor
Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi çalışanları diğer mahkemelere göre kendilerini daha şanslı görüyor. Televizyonda gördükleri ünlüler, sanık olarak mahkemeye geliyor, dosyaları ile ilgili bilgi soruyor. Ünlü bir sanığın duruşmasının olduğu günler iple çekiliyor. Ancak yetkililere göre sanıkların büyük kısmını korsan kitap, kaset, CD satan sokak satıcıları oluşturuyor. Bir yetkili, "Halkın da sanatçıların da yeni yasadan haberi yok. Bir eserin kullanılması için yazılı izne ihtiyaç var. Yazılı izin yoksa, sanık ceza alıyor. Cezalar çok ağırlaştı" diyor. Yasaya göre cezalar ertelenemiyor ve paraya da çevrilemiyor. Yani çalışanları için keyifli olan bu yer, sanıklar açısından da kurtulması oldukça zor bir mahkeme.
Sanıkları arasında çok sayıda ünlü olmasına karşın en çok ceza alanlar şimdilik sokak satıcıları. Her sokak başında bangır bangır arabesk çalan sokak satıcıları mahkemenin elinden kurtulamıyor. Son olarak Eminönü'ndeki tezgâhında bandrolsüz CD satarken yakalanan inşaat işçisi Mehmet Ali Keskin yasa uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 41 milyar 666 milyon 666 bin lira para cezasına çarptırıldı.
***
Ünlüler birbiriyle davalı
Mahkemenin esas defterinde sokak satıcılarının yanı sıra ünlü isimlere de rastlanıyor. İşte bunlardan birkaç örnek:
Erdoğan ve Âşık Mahsuni..
Yılmaz Erdoğan, Vizontele filminde kullanılan 'İşte Gidiyorum Çeşmi Siyahım' adlı eser nedeniyle mahkemelik oldu. Eserin bestecisi Âşık Mahsuni Şerif, filmin senaryo yazarı Erdoğan ile yapımcılarının FSEK'ya muhalefet ettiklerini iddia ederek, sanıkların 100 milyar lira tazminata mahkûm edilmesini ve filmin gösterimden kaldırılmasını istedi.
Urfalı Abdi, Ceylan'a karşı
Şarkıcı Ceylan'ın seslendirdiği 'Urfalı Zeyno' isimli türkünün kasette yazıldığı gibi İbrahim Tatlıses'e ait olmadığını öne süren Urfalı Abdi Çakıcı mahkemeye başvurarak "Türküyü ben yazdım" dedi. Türküyü sevdiği kıza yazdığını iddia eden Çakıcı'nın davası devam ediyor.
Terim şikâyetçi
Fatih Terim kendisinden izin alınmadan yayımlanan 'Terimizm-Bir İsyan Modeli' adlı kitabın yazarı Necati Kola ile Zaman Kitap Yayınevi'nden 20 milyar lira tazminat istiyor. Terim davada, kitabın kendisi dışındaki kaynaklardan faydalanılarak hazırlandığını ve haksız kazanç elde edildiğini öne sürüyor.
Önal ve Levent'in 'Mektup' kavgası
Sezen Cumhur Önal ise Haluk Levet'in söylediği 'Mektup' isimli parçanın kendisine ait olduğu iddiasıyla sanatçı ile kasette şarkının söz yazarı olarak görünün Arif Tilkan hakkında dava açtı. Yaklaşık dört yıl süren yargılamanın ardından Önal toplam 23 milyar lira tazminat kazanmış ancak Yargıtay davayı usul yönünden bozmuştu. Dava şimdi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde devam ediyor.
Mustafa Sandal
Pop şarkıcısı Mustafa Sandal ile kaset yapımcıları Burhan Aydemir ve Hilmi Topaloğlu, Yunanlı Yorgios Teofanus'un 'Kane Stın Akrı' parçasını izinsiz kullandığı gerekçesiyle yargılanıyor.