!f'in en havalı filmleri tükenmeden...

!f'in en havalı filmleri tükenmeden...
!f'in en havalı filmleri tükenmeden...
Gaspar Noe'nin sansasyonel filmi 'Love 3D/Aşk 3D'den Tilda Swinton'lı 'A Bigger Splash/Sen Benimsin'e yılın merakla beklenen filmlerine ev sahipliği yapacak !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali'nin biletleri yarın ön satışa çıkıyor. Biletleri tükenmeden seçiminizi yapmanız için festivalin havalı bölümü 'Galalar'daki filmleri tanıyalım...

İş Bankası Maximum Kart partnerliğinde ve Mars Cinema Group ortaklığında düzenlenen 15. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, biletleri 5 Şubat Cuma günü Biletix üzerinden ön satışa çıkıyor. 3 gün sürecek ön satışlarda bütün filmlere % 10 indirim uygulanacak. Ön satışı kaçıranlar ise 8 Şubat’tan itibaren biletix perakende satış noktalarından, biletix.com’dan ve biletix çağrı merkezinden, 13 Şubat’tan itibaren de festival gişelerinden biletlerini satın alabilecek.

Bu yıl 40 ülkeden 112 filmin gösterileceği festival, bağımsız sinemanın en iyilerini, yılın çok konuşulan ve bol ödüllü filmlerini sinemaseverlerle buluştururken, !f music partileriyle İstanbul’un eğlence hayatına alternatif olacak, !f² ile de Ramallah’tan Batman’a 33 şehir, 50 farklı noktaya film götürecek. 18 Şubat’ta İstanbul’da başlayacak festival, 3-6 Mart arası Ankara ve İzmir’e uğrayarak 15. yaş yolculuğunu tamamlayacak. Biletler 19 - 21 Şubat tarihlerinde de Ankara ve İzmir için biletix’te % 10 indirimle ön satışa çıkacak. Bu yıl festival biletleri biletix’ten ve sinema gişelerinden satın alınabilecek.
Biletleri tükenmeden seçiminizi yapmanız için festivalin havalı bölümü ‘Galalar’daki filmleri tanıyalım...

Love 3D/Aşk 3D:
Galalar bülümünün en heyecan uyandıran filmlerinden biri hiç kuşkusuz, Gaspar Noé’nin Cannes’da kuyruklara yol açan ve izleyen herkesi şoke eden son filmi “Love 3D/Aşk 3D”! The Guardian’ın “Noé’nin seks ile hikâyeyi evlendirme denemesi. Fiziksel aşkın görüntüsünü, sesini ve hissini ekrana yansıtma çabası…” olarak tanımladığı film, Arjantinli auteur Noé’nin “I Stand Alone”, “Irreversible/Dönüş Yok” ve “Enter the Void” filmleriyle deneysellikte sınır tanımadığı sinemasında 3 boyutlu, sıra dışı bir deneyim... Paris’te yaşayan Amerikalı Murphy’nin deli-dolu sevgilisi Electra’yla olan tutkulu birlikteliğini konu alan “Aşk 3D”, yılın en cesur sinema tecrübelerinden biri olacak.

A Bigger Splash/Sen Benimsin:
2000’lerin en tartışmalı filmlerinden “Melissa P.” ve kısa sürede modern klasikler arasında yerini alan “I am Love/Benim Adım Aşk” ile tanıdığımız İtalyan yönetmen Luca Guadagnino’nun Tilda Swinton, Ralph Fiennes, Matthias Schoenaerts ve Dakota Johnson gibi etkileyici bir kadroyu buluşturduğu film, Variety’nin “Sinsi, muzip ve tahmin edilemez bir gerilim” sözleriyle merakımızı kamçılıyor.

Mon Roi/Prensim:
2011’de Cannes’da Jüri Ödülü aldığı “Polis” filmiyle yönetmenlik kariyerini iyice sağlamlaştıran Fransız aktris Maïwenn’in yönettiği film Altın Palmiye için yarıştığı Cannes’da “Jules and Jim/Unutulmayan Sevgili”, “A Man and a Woman” gibi romantik klasiklerle karşılaştırıldı.

He Named Me Malala/Adımı Malala Koydu:
Oscar aldığı “An Inconvenient Truth/Uygunsuz Gerçek” ve “Waiting for ‘Superman” belgeselleriyle tanınan Davis Guggenheim’ın Nobel Barış Ödüllü feminist aktivist Malala Yusufzay’ın hayatını konu alan etkileyici belgeseli.

Boris without Beatrice/Beatrice’i Olmayan Boris:
Nev-i şahsına münhasır auteur Denis Coté’nin Berlin’de Altın Ayı için yarışacak karanlık ve gerçeküstücü komedisi.

Brand: A Second Coming/Brand: Diriliş:
İngiliz komedyen, aktör, radyo ve televizyon sunucusu, şarkıcı, köşe yazarı, yazar, kısacası her şey olan ve elbette, hayranları kadar nefret edenleri de eksik olmayan Russell Brand’in uyuşturucu bağımlılığı, narsistliği ve Hollywood star’lığından geçen yolculuğunu ve beklenmedik bir şekilde ateşli bir devrimci olarak yeniden doğuşuna tanıklık edeceğiz.

I Smile Back/Bakıp Gülümserim:
90’larda “Saturday Night Live” ile başlayan komedi kariyerini sarsmadan sürdüren Sarah Silverman’ın canlandırdığı ve mutlu görünen evliliğinin gerisinde uyuşturucu ve alkol bağımlılığıyla mücadele eden bir kadının trajik hikâyesi...

Into the Forest/Ormana Doğru:
Cannes’dan ödüllü “I’ve Heard the Mermaids Singing” ve görkemli uyarlaması “Mansfield Park” ile tanıdığımız usta yönetmen Patricia Rozema’nın evlerinden uzakta, elektriksiz ve insansız bir ortamda bir başlarına kalan iki kız kardeşin hikâyesini anlattığı ve Ellen Page ile Evan Rachel Wood’u buluşturan kıyamet filmi.

This Changes Everything/İşte Bu Her Şeyi Değiştirir:
Dünyanın en namlı sosyalisti Naomi Klein’ın yer kürenin kapitalizmle olan savaşını irdelediği aynı adlı kitabından eşi Avi Lewis’in yönetmenliğinde çekildi.

The End of the Tour/Yolun Sonu
2008’de intihar ederek yaşama veda eden David Foster Wallace’ın Time dergisince “1923’ten beri yayımlanmış En İyi İngilizce Romanlar” arasında yer alan meşhur kitabı “Infinite Jest”in yayımlanması sonrası 1996 yılında çıktığı kitap turunun hikayesi...

Krisha:
Trey Edward Shults’ın ilk yönetmenlik denemesiyle Cannes’da Eleştirmenlerin Haftası’nın en beğenilen filmlerinden birine dönüşen, dört kuşağı bir araya getiren Şükran Yemeği için kız kardeşine konuk olan ve varlığıyla patlamaya hazır bir bombaya dönüşen Krisha’nın hikâyesini hüzünlü ve cesur bir dille anlatan filmin başrolündeki Krisha Fairchild yılın en akılda kalıcı performanslarından birine imza atıyor.

Sparrows/Serçeler:
4 yıl önce !f İstanbul’da da gösterilen ilk filmi “Volcano/Volkan” ile takibe aldığımız İzlandalı yetenek Rúnar Rúnarsson’ın etkileyici bir büyüme hikâyesini Sigur Rós’dan Kjartan Sveinsson’un büyüleyici müzikleri ve enfes İzlanda görüntüleri eşliğinde sunan yapım, San Sebastián, Varşova ve Zagreb film festivallerinde En İyi Film seçildi.

The Wolfpack:
Crystal Moselle’in Sundance’de Büyük Jüri Ödülü alan filmi gerek çarpıcı konusu gerek konuyu ele alış biçimiyle yılın en çok konuşulan belgesellerinden birine dönüştü.

Two Friends/İki Arkadaş:
Bernardo Bertulucci’nin “The Dreamers/Düşler, Tutkular, Suçlar”ıyla tanıdığımız Fransız aktör Louis Garrel’in sürprizli sonuyla şaşırtan üçlü bir aşk hikâyesini Fransız Yeni Dalga sineması esintileriyle anlattığı romantik komedisi...

Green Room/Dehşet Odası
“Blue Ruin” ile adını bir kenara yazdığımız Jeremy Saulnier’ın Neo-Nazi’lerin peşine düştüğü bir rock grubunun korku dolu gecesini anlattığı film, şimdiden yılın en sıra dışı ve yaratıcı korku filmlerinden birine dönüştü.

The Assassin/Suikastçı:
Cannes’da gösterildiğinde festivalin en iyilerinden biri sayılan ve tartışmasız bir şekilde En İyi Yönetmen Ödülü’ne uzanan, Sight&Sound dergisi tarafından “2015’in en iyi filmi” seçilen “The Assassin/Suikastçı”, 9. yüzyılda Çin’de geçiyor ve sevdiği adamı öldürmesi için görevlendirilen bir kadın suikastçının duygusal ikilemini konu alıyor. Tayvan Yeni Dalga sinemasının en önemli yönetmenlerinden Hsiao-Hsien Hou’nun imzasını taşıyan filmde yönetmenin fetiş oyuncusu Qi Shu’yu başrolde.

Innocence of Memories/Masumiyet Müzesi:
Radiohead ve Muse için çektiği efsane kliplerinin yanı sıra “Joy Division” ve “Patience (After Sebald)” gibi kült belgeselleriyle tanıdığımız Grant Gee’nin Orhan Pamuk’un ‘Masumiyet Müzesi’nden esinlenerek çektiği film, dünya prömiyerini yaptığı Venedik’te hayranlıkla karşılanmıştı.

The Diary of a Teenage Girl/Bir Genç Kızın Gizli Defteri:
Sundance’te Görüntü Yönetmeni Ödülü kazanan, Berlin’in Generation bölümünde “En İyi Film” seçilen yapım, bağımsız sinemanın en önemli ödüllerinden Gotham’da da Bel Powley’e En İyi Kadın Oyuncu Ödülü getirmişti.

James White:
“Martha Marcy May Marlene”, “Simon Killer” gibi bağımsız klasiklerin yapımcısı olarak tanıdığımız Josh Mond’un John Cassavetes filmleriyle kıyaslanarak övgülerle karşılanan, Sundance’te Seyirci Ödülü’nü, Locarno’dan da Özel Mansiyon’u kapan ilk filmi.

Tangerine:
Duplass Kardeşler’in yapımcılığını üstlendiği ve Sean Baker’ın iPhone 5s kullanarak çektiği, hem hikâyesi hem de tekniğiyle senenin en yenilikçi yapımları arasında yer alan filmi, özellikle başrol oyuncuları Kitana Kiki Rodriguez ve Mya Taylor’ın enerjik performanslarıyla seyircinin gönlünü kazandı.

Kill Your Friends/Arkadaşlarını Öldür:
John Niven’ın aynı adlı çoksatan romanından kendisinin senaryoya uyarladığı ve İngiliz müzik endüstrisinin hâlâ yeni yetenekler aramak için çuvalla para harcadığı 90’ların sonunda bir plak şirketinde dönen oyunları gün yüzüne çıkaran yapım, yılın en sert İngiliz filmi sayılıyor.

Ayrıntılı bilgi ve program için: www.ifistanbul.com

30 yıldır kayıp olan 12 Eylül filmi Türkiye'de ilk kez...

!f İstanbul'u Jake Gyllenhaal ve Naomi Watts kapatacak

Aşk ve Başka Bi' Dünya için...

David Bowie İstanbul'da!

Yılın 'Keş!f' filmleri açıklandı

!f İstanbul yılın animasyonu 'Anomalisa'yla açılıyor

Batman'dan Ramallah'a !f İstanbul her yerde

Janis, Cobain, Blur... Yılın müzik filmleri !f İstanbul'da

Dörtlü bir aşk: Kışkırtıcı sinsi, muzip, erotik

'Bir Genç Kızın Gizli Defteri' !f'te açılıyor

Yılın en iyisi 'Suikastçı' ilk kez !f İstanbul'da!


 


    http://www.radikal.com.tr/150512415051240

    YORUMLAR

    Bu habere henüz yorum yazılmamış.