Galeride ölümün gölgesi gezindi

Galeride ölümün gölgesi gezindi
Galeride ölümün gölgesi gezindi
Güncel sanatçı Serkan Özkaya, New York Postmasters galerisinin yeni mekanı Tribeca'da sergilediği yeni işi Mirage'ı ve açılış gününü Radikal'e anlattı.

Öncelikle galeriye yeni bir şey koyarak değil, olanı kullanarak hatta eksilterek bir şey yapmaya çalıştım. Düşündüğünde boş bir galeri, dört duvar, yerler, tavan ve ışıklardan ibarettir. Burada soz konusu gölge ise ışığın eksikliğiyle yapılıyor. Yani galeriye bir şey ekleyerek değil, bir şey çıkartılarak... Bu şekilde gölgenin kendisi neredeyse bir objeye dönüşüyor.
Uçak ise, gölgesi ile kendisi arasındaki baği kopmuş bir nesne olması açısından, geçici olması açısından ve insan tasarımı mucizevi bir araç olması açısından benim için önemli.
Bunun dışında, açılışta farkettiğim bir diğer özellik ise, bu “heykel”in izleyici tarafından karşısına alınamaz olması. Yani mekanda iken dev gölge üzerinden geçiyor ve sen kendini onun bir nevi tahakkümü altında buluyorsun. Dolayısı ile dışarısına çıkmak sadece hayal etmek ile mümkün oluyor. Yani üzerindeki bu karaltıyı, yerleri ve mekandaki herkesi geçici bir şekilde kaplayan bu örtüyü, tepeden hayal ediyorsun. Bir de uçağın boyutlarını galeriden daha büyük tuttum, dolayısı ile tüm resme hiç bir zaman hakim olamıyorsun. Her zaman kafandaki uçak imgesinin bilgisini, onun izdüşümü olduğunu var saydığımız ama bu durumda nesnesinden kurtulmuş olan yani kendi nesnelliğini ilan etmiş olan bu gölgeyi ve geçiciliği hayal ediyor, yapıtı düşünerek algılıyorsun.
Teknik olarak ise oldukça karmaşık bir yol izledik. Ben her zamanki gibi isin kolayına kaçmaya çalıştım ama isin içine bir dolu engel girince bizi bayağı uğrastırdı. Öncelikle video projeksiyon cihazlarını ışık kaynağı olarak kullandık ve özel genis açılı projektörler ile tüm odayı (yerleri ve bütün duvarları) kapsadık.
Sonrasında ise mekanın üç boyutlu video haritalandırması yapıldı ve neticede gördüğümüz karaltı aslında dört ayrı video animasyondan oluştu. Uzun lafın kısası benim ilk baştan hayal edemeyeceğim bir karmaşıklığa büründü ve teknik açıdan da sanırım güzel bir yere geldi.
Acılış çok kalabalık olduğu için (neredeyse her yer insan doluydu) gölge daha ziyade mekanın ve insanların üzerinden süzüldü ve biz bilerek ya da bilmeyerek bu yapıta dahil olduk.
İlk versiyonu New York’ta sergilendiği için akla bir dizi göndermenin yani sıra elbette 11 Eylül felaketini de getiriyor. Ben bunun da ötesine giderek esas kavramın ölüm olduğunu düşünüyorum. Hayalet, memento mori, felaketler, yolculuk denen o aradaki zaman, geçicilik
(vanitas) gibi bir dolu Ortaçağ kavramı da cabası...


    ETİKETLER:

    New York

    ,

    11 Eylül

    ,

    Hakim

    ,

    Galeri

    ,

    İlan

    ,

    eylül

    ,

    dizi

    ,

    zaman

    ,

    dolu