'Gay' Emmy ile 'hetero' Oscar'ın ortanca kardeşi 'biseksüel' Altın Küre!

'Gay' Emmy ile 'hetero' Oscar'ın ortanca kardeşi 'biseksüel' Altın Küre!
'Gay' Emmy ile 'hetero' Oscar'ın ortanca kardeşi 'biseksüel' Altın Küre!
Ödül sezonu Altın Küre ile 10 Ocak'ta başlıyor. Adaylar perşembe günü duyuruldu. 'Gay' küçük kardeşi Emmy ile 'hetero' ağabeyi Oscar'ın arasında eğlenceli bir yerde duran Altın Küre'nin bu seneki adaylarını Ekranella'dan Aras Bayram değerlendirdi...

Ödül sezonu geldi çattı. Ben bayılıyorum valla. Altın Küre ödül töreni, 10 Ocak 2016’da Ricky Gervais’in sunumuyla yapılacak. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Altın Küre adayları bir şey anlatmaya çalışıyor bize. Bakalım neymiş onlar.

Adayların tam listesine buradan ulaşabilirsiniz

TRENDLER
Altın Küreler’i anlamak için önce birkaç temel şeyi anlamak lazım. Hollywood Yabancı Basın Derneği’nin (HFPA) verdiği ödüller belki en saygın ödüller değil hele en aklı başında ödüller hiç değil. Ama Altın Küre’nin çekiciliği tam da burada işte. Ne Emmy ödüllerini dağıtan TV Akademisi gibi aşırı gelenekselci ve sürprizsizdir ne de Oscar’ları dağıtan Akademi gibi kendini fazla ciddiye alan muhafazakârlardan oluşur.
Bu rahatlık ödül töreninin kendisinden ödül tercihlerine kadar tüm geceye de yansır. Daha rahattır Altın Küre. Emmy gay küçük kardeşi, Oscar olanca hetero büyük ağabeyi kendisi ise hâlâ denemekten kaçınmayan eğlenceli biseksüel orta kardeştir.
Son olarak Oscar yarışının son yıllara oranla çok daha 'açık' olduğunu hatırlamak lazım. Birkaç kategori hariç (En İyi Animasyon-Inside Out, Yabancı Dilde En İyi Film- Son Of Saul) geç girişlerden, lunaparktaki balerin gibi bir oraya bir buraya savrulan adaylar/filmlere kadar neredeyse hiçbir şeyden haberimiz yok. Altın Küre tam da bu kaosun çocuğudur, Oscar kaosun müttefiki olduğunu düşünebilir ama Altın Küre kaostan doğmuştur, onunla yoğrulmuştur. Dolayısıyla böyle bir ortama 1-2 gol sıkıştırması kaçınılmazdı.

'Mustang' Altın Küre'ye aday gösterildi

Film kategorisinde beş adaylıkla başı Carol çekiyor, Innaritu’nun aramıza geç katılan The Revenant’ı, Steve Jobs’la birlikte dört adaylığa sahip, ancak Steve Jobs En İyi Film’de adaylık alamadı. Oscar favorisi Spotlight’ın üç adaylığı var ama ne Michael Keaton’a ne de Mark Ruffalo’ya ekmek çıktı. Birçoklarına göre bunun sebebi iki oyuncunun da Yardımcı Erkek Oyuncu kategorisinde yarışmaları. Altın Küre adaylarından bir gün önce açıklana SAG’de de Keaton/Ruffalo ikilisi aday olamamıştı.
Bir de iki adaylıkla çıkanlar var. Alicia Vikander, 'The Danish Girl’deki rolüyle En İyi Kadın Oyuncu, 'Ex Machina’daki performansıyla En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu kategorilerinde yarışacak. En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünün favorilerinden Mark Rylance (Bridge of Spies), TV tarafında Wolf Hall’la aday. Benim en bayıldığım adamlardan Idris Elba da keza. (Beasts of No Nation, Luther.)

'Mozart In The Jungle' da En İyi Komedi Dizisi adayları arasında. 

Idris Elba demişken, Britanya adasında keyifler yerinde. İngilizlerin ABD televizyonlarını ele geçirmesinden sonra durum sinemaya da sirayet etmiş. Eddie Redmayne geçen seneki gibi aday, Dame’lerden Helen Mirren ve Maggie Smith her zaman oralarda zaten, Kate Winslet da keza. Az önce bakana kadar Fransız zannettiğim Saoirse Ronan (İrlandalıymış idare edin.) Brooklyn’le aday. Mark Rylance ve Idris Elba’yı yazmıştım değil mi? Kalanlar da Damien Lewis, Joanne Froggett, David Oyelowo, Sir’lerin Patrick Stewart ve niyeyse pek eleştirilen Bond şarkısı Writing’s on the Wall’la Sam Smith.

İnternet yayıncılarının ödül törenlerinde daha da fazla anılma serisi devam ediyor. Netflix’in bayrak diziliği görevini 'House of Cards’dan devralan şahane Narcos’un iki adaylığı var, 'House of Cards' ve 'Orange Is The New Black’in ikişer, 'Master of None' ve 'Grace and Frankie’nin birer adaylığı bulunuyor. Ödül sezonu boyunca komedi dallarını domine eden Amazon dizisi 'Transparent' ise üç adaylığa sahip. Hulu’nun Casual’ı ve yine Amazon’un 'Mozart In The Jungle’ı da listeye dâhil.

Amerikan ulusal kanalları artık dizi çekmese de olur, zira paralı televizyonlar ve internet kanalları arayı çok açmış durumda. Netflix’in sekiz, 'Starz' ve HBO’nun yedişer, Amazon’un beş adaylığı var. Öte yandan ulusal kanalların hiçbir komedi kategorisinde adaylığı bulunmuyor. Netflix 8-7’yle HBO’nun önünde. Son 15 yılda HBO tarihinin en düşük aday sayısı bu ve yıllar sonra ilk kez başka bir kanala geçilmiş durumdalar.

Altın Küre’nin Emmy’ye diss atma görevi de kendini TV/drama dalında belli etmiş. Televizyon Akademi’si malum kendisine altı, yedi dizilik bir havuz bulur ve o diziler devam ettiği sürece beşini döndürüp dolaştırıp aday yapar. Altın Küre ise tam tersi çok daha cesurdur bu konuda. Nitekim, En İyi Drama Dizisi kategorisinde daha önce aday olmayan dört yeni dizi var. Geçtiğimiz seneden kalan tek aday ise Game of Thrones.


SÜRPRİZLER
Mad Max:
Fury Road vizyona gireli yedi ayı geçiyor. İzledik, pek sevdik; "Aman ne güzel aksiyon" dedik, "Cinsiyet rollerinin içinden geçmiş, helal olsun" dedik, her ne kadar senin benim yaptığımız 'Yılın En İyi Filmleri' listelerinde yer bulacak olsa da işin buraya geleceğini hiçbirimiz tahmin etmemiştik herhalde. Evet, hem Altın Küre hem Oscar çok çok uzak ihtimaller ama sevinmek için sevmedik. Oscar adaylığına yürüyor film bildiğin.
Altın Küre’nin en komik tarafı da Drama-Komedi/Müzikal diye ayırdığı dalların Komedi/Müzikal kısmındaki garip tercihleri. O değil de 'The Martian’da ne güldük ne eğlendik be. Yoksa dans mı etmiştik? Sanırım ABD’lilerin Matt Damon’ı kurtarma çilesinin bir türlü bitmemiş olması HFPA’e komik gelmiş.

Müzikal/Komedi demişken gerçek bir müzikal komedi var karşımızda: 'Crazy Ex-Girlfriend' ve dizinin başrol oyuncusu Rachel Bloom. Diziyi izlediğinizi zannetmiyorum, ben de çok izlemedim ancak Altın Küre’nin en güzel olduğu yer burası, Rachel Bloom hak ediyor adaylığı.

Bu tamamen kişisel:
Amerikan Futbol Ligi NFL’deki oyuncuların korkunç kafa darbelerinden kaynaklanan travmalarını masaya yatıran Concussion’ın başrol oyuncusu Will Smith’in aday olmasına sevindim. Kariyerinin ilk dönemini kusursuz film tercihleriyle geçiren, sonra enteresan bir bataklığa saplanan Will Smith’in (After Earth, Focus) geri dönüş performansı olabilir.

Lady Gaga’nın AHS ile aday olması sadece televizyon çerçevesinde düşündüğümüzde elbette sürpriz. Tamam rolüne uyuyor, iyi de iş çıkarıyor. Peki ödüllük mü? Değil. Ancak şurası kesin: HFPA’nın Lady Gaga gibi bir süperstarı Altın Küre ödül töreninde görmek istemesi hiç de sürpriz değil.

Süperstar demişken enteresan bir şey oldu aslında. 10 tane Altın Küre adaylığı bulunan, insanlık tarihinin en kötü filmlerinden 'Tourist’le bile aday olan Johnny Depp, 'Black Mass’te olumlu karşılanan performansıyla aday olamadı. Altın Küre bir insan olsa annesi Lady Gaga, babası Johnny Depp olurdu halbuki.

'Scream Queens' tam bir post modern komedi, teen slasher’larla dalga geçmek dünyanın en orijinal fikri değil ama 'Scream Queens' gibi dalga geçmek büyük başarı. Kendini hiç ciddiye almayan, en ufak bir geleneksel dizi kodunu içinde barındırmayan, tam tersi, klişelerden kaçmak için büyük çaba gösteren dizinin en sağlam oyuncusu Jamie Lee Curtis’in adaylığına pek bir sevindim. Beyinsiz bir öğrencisiyle seviştikten sonra aynanın karşısına geçip Scream Queens’te oynamasını kastederek “I’ve done worse.” (Daha kötüsünü de yapmıştım.) demesi bile yeterliydi adaylık için.


GÖZ ARDI EDİLENLER
2007-2008-2009’da üç kere üst üste kazanan, bir daha da esamisi okunmayan 'Mad Men' bu sefer adaylık alamadı 'En İyi Dizi' kategorisinde. Tek aday Jon Hamm. Bunların hepsine eyvallah da ben bazen Elisabeth Moss’un daha ne yapmış olması gerektiğini hiç anlamıyorum.

Tarantino’nun yeni filmi 'Hateful Eight’le ilgili garip bir durum söz konusu. Film her şeyden önce üç saat ve şiddet dozu aşırı yüksek, bunlarda sıkıntı yok, en azından HFPA için sıkıntı olacağını zannetmiyorum. Yalnız malum, ödül sezonunda aday filmler, oy verenler DVD gönderir filmi izlemesi için. Malum ortamlara düşen sağında solunda 'award screening only', yazılı filmler bunlardır esasen. Tarantino, kimseye DVD göndermemiş gelin salonda izleyin demiş. En İyi Yönetmen ve En İyi film dallarında adaylık alamaması bunla alakalı olabilir.
Torrent’e niye 'malum ortamlar' diyoruz, hayatım boyunca anlamayacağım.

The Unbreakable Kimmy Schmidt

Son üç senedir Altın Küre ödül töreninin sunucusu, Amerikalıların sevgilisi, dünyanın en komik insanlarından biri, sunuculuk yeri nasıl dolar diye aylarca tartışılan, tonlarca sayfa yazı yazılan Tina Fey’in dizisi 'The Unbreakable Kimmy Schmidt’in Altın Küre’ye aday olmaması çok garip.

'The Unbreakable Kimmy Schmidt’in aday olamaması bir yana, Tina Fey’in diğer yarısı ve yine üç senedir Altın Küre ev sahibi Amy Poehler’a veda etme fırsatı da tanımadı HFPA. En İyi Kadın Oyuncu kategorisiyle ilgili çok garip bir not: Son 20 yıla her şekilde damgasını vuran Julia-Louis-Dreyfus’ın 1994’ten (Seinfeld) bu yana Altın Küre kazanmışlığı yok.

Yani tamam, Emmy gibi tekrara düşmeyin dedik ama ilk kez aday olanların sayısı inanılmaz.
Sıralı tam liste: Caitriona Balfe, Eva Green, Taraji P. Henson, Rami Malek, Wagner Moura, Bob Odenkirk, Rachel Bloom, Aziz Ansari, Gael García Bernal, Lady Gaga, Sarah Hay, Mark Rylance, Maura Tierney, Judith Light, Tobias Menzies, Ben Mendelsohn, Christian Slater. Göz ardı edilenleri siz düşünün.

Eva Green’in adaylığına sevindim sevinmesine de kategorinin cılızlığından göz ardı edilen sayısı da fazla: Claire Danes, Julianna Margulies, Kerry Washington, Ruth Wilson, vs... Hiçbirine bayıldığımdan değil de işte.

Dünyanın en komik üç şeyinden biri: Altın Küre’yi yayınlayacak olan NBC, tarihinde ilk kez adaylık alamadı.

'The Revenant' En İyi Film, En İyi Yönetmen En İyi Aktör dahil dört adaylık kazandı. Leo, kategorinin favorisi; üstelik ilk Oscar’ına doğru gidiyor. Ancak en az Leo kadar olumlu eleştiri alan Tom Hardy’nin bir ödül törenini daha boş geçecek olması Oscar şansının da tükenmek üzere olduğunu anlatıyor.

KAYNAK: EKRANELLA