Geçmiş kanatır yarayı...

Geçmiş kanatır yarayı...
Geçmiş kanatır yarayı...
Ozan Açıktan imzalı 'Annemin Yarası'yla Balkan coğrafyasındaki acıların artçıları etrafında dolaşıyoruz. Film, teknik açıdan standartları tutturuyor lakin senaryo ve senaryonun ayrıntıları kimi yerlerde fazla zorlama ve inandırıcılıktan uzak.
Haber: UĞUR VARDAN - ugur.vardan@radikal.com.tr / Arşivi

ANNEMİN YARASI (Not: 2/5)
Yönetmen: Ozan Açıktan
Oyuncular:  Ozan Güven , Meryem Uzerli , Belçim Bilgini, Okan Yalabık  
Yapım: 2016, Türkiye
Süre: 120 dakika

RADİKAL - Yahya Kemal’in “Balkan şehirlerinde geçerken çocukluğum” türünden dizeleri artık uzak bir romantizmin ifadesi. Çünkü Balkan şehirleri, ‘Yugoslavya mozaiği’nin tuz buz olmasından bu yana artık acısı bir türlü dinmeyen derin yaralarla dolu. Sırp, Hırvat, Boşnak, Makedon derken Tito’nun bir arada tuttuğu bütün etnik unsurlar darmadağın oldu ve ortam öyle bir hale geldi ki, herkes en yakın komşusunun boğazına sarıldı. Geriye de onca kötü hatıra, onca sönen ocak ve başta Srebrenitsa olmak üzere insanlıktan çıkılan onca katliamın acıları kaldı. Bütün bu utanç sayfalarında o yörenin sinemacıları uzunca bir süredir dolaşıyor. Savaşın başlarında çekilen ‘Vukovar, jedna prica’ (1994) ve ‘Yağmurdan Önce’ (1994) gibi yapımlar olmak üzere çok sayıda film izledik; meseleyi başından sonundan, yanından, içinden dışından tutan...


Artık hamle sırası sanırım bu yakanın sinemacılarında. Ali Atay’ın ‘Limonata’sından sonra Ozan Açıktan imzalı ‘Annemin Yarası’yla Balkan coğrafyasındaki acıların artçıları etrafında dolaşıyoruz. Filmin konusu kısaca şöyle: 18 yaşına gelince Bosna’da kaldığı yetimhaneden ayrılan Salih, köklerini aramak üzere yola koyulur. Çok geçmeden ne türden bir geçmişi olduğunun farkına varır ve eski bir hesabı kapatmak üzere harekete geçer.

 

BORA AKKAŞ ÇOK İYİ 
‘Annemin Yarası’, teknik açıdan standartları tutturuyor. Yönetmen Ozan Açıktan’ın rejisi de belli düzeyde seyrediyor lakin senaryo ve senaryonun ayrıntıları kimi yerlerde fazla zorlama ve inandırıcılıktan uzak. Sanki bütün olay örgüsü sarsıcı bir finale hazırlanmak için kurulmuş fakat o hedefe kadar çok fazla vakit kaybediyoruz. Bu durumda da filmin duygusu seyirciye pek geçmiyor. Oyunculuklara gelince: Salih’te Bora Akkaş açık ara filmin en iyi performansını sunuyor. BabaanneMevlide rolündeki Sabina Tozija da çok başarılı. Ozan Güven, Meryem Uzerli, Belçim Bilgin ve Okan Yalabık da standartları tutturuyor.


Belki de asıl problem, aynı kulvarda daha önceden çok sayıda film izlemek sanırım. Somut örnekler üzerinden konuşmak gerekirse bu konunun şahikası ‘Esma’nın Sırrı’ydı (‘Grbavica’). Angelina Jolie imzalı ‘Kan ve Aşk’ (‘In the Land of Blood and Honey’), Penelope Cruz ve Saadet Işıl Aksoy’lu ‘Sen Dünyaya Gelmeden’ (‘Venuto al mondo’) gibi filmlerin ardından ‘Annemin Yarası’ gerekli etkiyi yapmıyor. Hele hele yakın bir zaman önce aynı coğrafyada ve meselelerde dolaşan ‘Güneş Tepedeyken’ (‘Zvizdan’) gibi muhteşem bir filmi izlediyseniz...


Ama yine de ‘Umurumda mı dünya’ diyen onca yerli yapım içinde ‘Annemin Yarası’, dertleri ve tasalarıyla ilgiyi hak ediyor.