Geçmişiyle yüzleşiyor

Nazi askerlerine saygı duruşunda bulunmadığı için beşinci kattaki evinin balkonundan aşağı atılan yaşlı bir adam...

LONDRA - Nazi askerlerine saygı duruşunda bulunmadığı için beşinci kattaki evinin balkonundan aşağı atılan yaşlı bir adam, ailesinin gaz odalarına giden trene bindirilişine tanıklık etmek zorunda bırakılan bir genç ve de küçük çocukların sokaklarda yatan cansız bedenleri... Bunlar Yahudi soykırımının akıllara kazınan acı görüntülerindan sadece birkaçı. Aynı zamanda da Roman Polanski'nin adeta kendi hayatını beyazperdeye aktardığı filmi 'Piyanist'ten (The Pianist) bazı sahneler...
1962 yılında En İyi Yabancı Film dalında Oscar'a da aday gösterilen 'Sudaki Bıçak'la Polonya'daki komünist yönetimin tepkisini çeken Roman Polanski ülkesini terk etmişti. Usta yönetmen 30 yılı aşkın bir dönemden sonra ülkesinde çektiği ilk filmde, Polonyalı piyanist, kompozitör Wladyslaw Szpilman'ın gerçek hayatını anlatan kitabı beyazperdeye taşıyor. Polanski'nin, 'Piyanist'inde başrolü Adrien Brody oynuyor. Karısının vahşice öldürülmesi,
sübyancılık davası nedeniyle Amerika'yı terk etmesi gibi trajedilerle tanınan ünlü yönetmenin hayatına dair az bilinen bir başka dram da bu filmle gündeme geliyor.
Benzeşen yaşamlar
'Rosemary'nin Bebeği' ve 'Çin Mahallesi' gibi filmleriyle dünya çapında üne kavuşan Polanski çocukken, Polonya'nın işgal edilmesi sırasında bir Katolik ailenin yardımıyla Nazilerden saklanmış. Daha önce asla geçmişini ele alan veya anımsatan bir film çekmeyeceğini belirten Polanski, Steven Spielberg'den gelen 'Schindler'in Listesi'ni yönetmesi teklifini de reddetmişti. Szpilman'ın otobiyografisini okuyana dek kendi hayatına bu kadar benzeyip onu film çekmeye teşvik eden bir hikâyeye rastlamadığını belirten Polanski, yeni filminde 'sağ kalabilme' duygusuyla yeniden yüzleşiyor.
Polanski filme belgesel havası katabilmek için oyuncuları özellikle daha önce hiçbir rol deneyimi olmayan kişilerden seçmeye çalışmış. Szpilman rolü için de oyuncu olmayan birini arayan Polanski, aradığını
bulamayınca aktör Adrien Brody'yi tercih etmiş.
Geçen yıl 89 yaşında yaşamını yitiren Wladyslaw Szpilman ve Roman Polanski'nin hayatları birçok yönden benzerlikler taşıyor. Szpilman, 1943 yılındaki ayaklanmadan sonra Nazilerin uyguladığı kıyımdan bir Alman yetkilinin yanında saklanarak kurtulmuştu. Szpilman'ın kitabı, duvardaki bir delikten geçerek gettolardan kaçan bir çocuğa nasıl yardım ettiğini anlatmasıyla başlıyor.
Polanski de çocukluğunda gettolardan, babasının dikenli tellerde açtığı bir delik sayesinde kurtulmuştu. Polanski, savaş sonrası babasına kavuşmuştu. Ancak Szpilman, ailesinin trenle gaz odalarına götürülüşünü seyretmek zorunda kaldı. Hayatlarındaki diğer benzerlik ise ikisinin de Nazi kamplarından kurtulabilmiş olması.
Szpilman, bağımsız Polonya'nın 1939'daki çöküşünün sadece tanığı değil, dokunaklı ve acı bir sembolüydü de. Almanların Polonya ulusal radyosunu tahrip ettikleri sırada Szpilman, canlı yayında Chopin'den bir konçerto çalmaktaydı.
33 milyon dolara mal olacak 'The Pianist'in çekimleri, planlanan biçimde ilerlerse kasım ayında bitecek. (The Independent/afp)