Geldiler, ürettiler, bağış yapıp gittiler

Geldiler, ürettiler, bağış yapıp gittiler
Geldiler, ürettiler, bağış yapıp gittiler
2009'da Brooklyn'de bir doğum günü partisi gibi başlayan Artsho etkinliği geçen hafta sonu İstanbul'daydı. Uluslararası sanatçı grubu, Sumahan'da ürettikleri işleri Koruncuk Vakfı yararına satışa çıkarttı
Haber: HANDE OYNAR - handeoynar@gmail.com / Arşivi

Karaköy’ün Suma Han’ı, bu hafta sonu 12 sanatçının geçici atölyesine dönüştü. Berlin menşeili fikir üretici ekip Spokehub’un düzenlediği Artsho5, Experiment (Deney) başlığıyla 24 Kasım akşamına kadar İstanbul ’daydı.
Artsho hikayesi, Onika Simon’ın 2009’da Brooklyn’de yaşarken düzenlemek istediği doğum günü partisiyle başlıyor. Çevresindeki tüm sanatçı ve tasarımcıları 30. doğum günü için birer üretip büyük bir garajda verdiği parti sırasında satmaya davet eden Simon, satıştan elde ettiği tüm geliri Dünya Kanser Araştırmaları Fonu’na bağışlıyor. Bir sonraki yıl Londra’ya taşınan Simon, hiç aklında yokken sanatçı arkadaşlarının ısrarıyla, bu kez bohem Camden Town’da düzenliyor Artsho’nun ikinci edisyonunu. Büyük ilgi gören etkinlik, Budapeşte’ye, Berlin’e ve son olarak da Karaköylü bağımsız sanat mekanı Space Debris Art’ın işbirliğiyle, bu yıl İstanbul’a geldi.
Space Debris Art’ın kurucusu ve etkinliğin küratörlerinden Seyhan Musaoğlu, Artsho’yu “dünya çapında akademik, kültürel ve girişimci düşünürlerin, yaratıcı süreçlerden esinlenerek oluşturdukları fikirler ile yeni işlerin üretileceği bir alan’’ olarak tanımlıyor. Fikir annesi Onika Simon ise İstanbul edisyonunun, işlerin ilk kez izleyicilerin gözü önünde üretilmesiyle öncekilerden ayrıldığının altını çiziyor.
Sumahan’ın Yanıkkapı Sokak’taki mekanına girdiğinizde, öncelikle sizi yüzlerce çiviyi birbirine lehimleyerek bir İstanbul Boğazı heykeli yapmaya çalışan Tom Horak karşılıyordu. Sanat okuyup dijital iletişim uzmanı olarak çalışan ve keyif için takı tasarımı yapan Horak, Artsho’daki multidisipliner yaklaşımın iyi bir örneği. Onun tam karşısında konuşlanmış olan Catherine Greig ise Londra’nın yoksul mahallelerinde yaşayanların hayatını iyileştirmek için çalışan tasarım şirketi Make:Good’un ortağı. Make:Good, inşaat şirketleri ve yerel yönetimlerle çalışarak çocuklar için oyun alanlarından tüm mahallelinin katkıda bulunarak çıkardığı mahalle gazetesine birçok yaratıcı projeyle kamusal alana müdahale ediyor. Greig; Artsho’da izleyicilerin verebilecekleri bir hizmetle karşılığında almak istedikleri hizmeti yazmalarını rica etti ve daha sonra birbirine yardımcı olabilecek kişileri Twitter üzerinden tanıştırdı. Etkinliğin yerleşim tasarımı da açılışta herkesi elinde kamerasıyla karşılayan küratör Gaspar Bonta'ya ait.
Berlinli serigrafi ustası sanatçı Dolly Demoratti, tuval üzerine çizdiği üçgenleri geçici mürekkep ile boyadı ve kurutma makinesini tuttuğumuzda boyanın yok olduğunu ve altından yepyeni desenler çıktığını gördük. Tim Boyce, izleyicileri kişisel metal objelerini asma kattan aşağıya sarkıttığı rüya kapanındaki zillere asmaya davet etti. Yan taraftaki dans stüdyosunda ise Valerie Schmidt, beyaz fon önünde beyaz bir yatağa kendini bırakıveren izleyicileri, hatta bir ara binanın huysuz kedisini havada fotoğrafladı. Stüdyoda aynı zamanda Valencia James’in yapay zeka ürünü dansçı avatarıyla oynayabiliyordunuz. Avatara yalnızca 50 hareket öğreten James, avatarın bu 50 hareketten yeni figürler oluşturduğunu ve artık kendisinin avatardan ilham alarak dans ettiğini aktarıyor.
Anlayacağınız Artsho’da sanatçılar, izleyicileri de sürekli içine kattıkları hummalı bir çalışma içindelerdi. Proje sonunda ortaya çıkan işler bugünden itibaren internet üzerinden açık artırmayla satılmaya başlıyor ve tüm gelir Koruncuk Vakfı’na bağışlanıyor. İşleri görmek için artsho.org’a tıklayın. 
FOTOĞRAFLAR: GASPAR BONTA