Genç dansçının zaferi

Başlangıçta sıradan bir öykü Aslı'nınki. Annesi, onu yedi yaşındayken...
Haber: SEDA TOPUZLU / Arşivi

İSTANBUL - Başlangıçta sıradan bir öykü Aslı'nınki. Annesi, onu yedi yaşındayken
'hobi' olarak dans derslerine göndermiş. Tıpkı küçük kızı olan birçok anne gibi. Ardından Aslı, dansın hayatında önemli bir yeri olduğuna karar vermiş ve Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale Bölümü'ne girmiş. Bugün 27 yaşında olan dansçının öyküsü, New York'taki 'Alvin Alley Dans Okulu'na burs kazanınca sıradanlıktan çıkmaya başlamış...
Öncelikle New York'a yerleşmiş. Bu ciddi kararı, Joanna Mendl Shaw ve Pina Bausch gibi dans gruplarının bir seferlik projelerine katılmak izledi. Yetenekli dansçı, Shaw'ın 'Atlarla Dans' (Dancing With Horses) projesinde çalıştığı esnada New York'un dünyaca tanınmış grubu Bill T. Jones'un açtığı sınava katılmayı da ihmal etmedi. Topluluk, önceki yıllarda iki kez İstanbul Festivali'nin konuğu olmuştu.
Sonuçların henüz belli olmadığı o heyecanlı devrede Aslı'ya bir de cazip teklif gelmiş. New York'taki en iyi dans topluluklarından olan David Dorfmann, kendi grubu için yeni bir dansçı aradığını, ama klasik bir New York sınavı yapmak istemediğini, o yüzden önceden tanıdığı birkaç dansçıyı davet edip onların arasından birini seçeceğini, bununla ilgilenip ilgilenmeyeceğini sormuş Aslı'ya. "Tabii bu fikre bayıldım" diyor başarılı dansçı.
Ancak daha buna fırsat bulamadan Bill T. Jones'a kabul edildiğini öğreniyor. Zira New York gibi bir yerde bile dansçılarıyla 'full-time' (tam zamanlı) kontrat imzalayıp maaş ödeyebilen çok az dans topluluğu var. Artık Aslı, bu 'zorlu' topluluklardan birinin kalıcı dansçısı.
Meslek olmasının ötesinde dans etmek bir dansçı için ne ifade eder?
Dans bana verilmiş çok özel bir hediye gibi. Asla eskimeyen, benimle büyüyen ve gelişen. Kendimle karşılaşmaktan korkmadığım yer dans stüdyosu.
Neden modern dansı seçtiniz?
Özgürlüğünden dolayı Dansın sınırları sizin düş gücünüzün duvarlarına dayanır. Tüm dans formlarında en iyi olanlar, kendilerini aşmaktan, yeniyi denemekten korkmayanlardır. Ama modern dansın özelliği böyle bir deneyselliği en baştan teşvik etmesidir. Biz birbirimizi seçtik aslında. Bana söyleyecek bir şeyi olan her türlü hareketten zevk alırım. Mesela Butoh seyrederken transa geçerim bazen. Flamenko dansçısı Pilar Rohja'yi seyrederken de ağladığımı hatırlıyorum.
Modern dansta kendini ifade etme anlamında ortak bir dil var mı?
'Ortak dil'le kastettiğiniz şey 'teknik' ise modern dansta da tercih edilen, sonuç verdiği kanıtlanmış belli başlı teknikler var tabii. Ama günümüzde bu tekniklerin katı, bozulmaz formlarıyla yetinmeyip kendi tekniklerini, kendi öykülerini yaratan insanlar var. Ben şu an Susan Klein ve Barbara Mahler'in geliştirdiği teknik üzerinde çalışıyorum.
Dansta hangi duygu zor anlatılır?
Ölüm, delilik gibi kavramları anlatmak kolay, diyalogları anlatmak hayli zor.
Koreografilerinizde örnek aldığınız sanatçılar var mı?
İşlerine hayran olduğum birçok koreograf var tabii. Trisha Brown, Bebe Miller, Pina Bausch, David Dorfmann, Doug Varone bunların önde gelenleri.
Bir gününüz nasıl geçiyor?
Prova haftaları sabah saat 08.00'de evden çıkıyorum. Bir saat stüdyoda kendim
ısınıyorum, saat 10.00'da ders başlıyor. Saat 14.30'da yarım saat öğlen molası veriyoruz. Mola bittikten sonra saat 18.00'e kadar aralıksız çalışıyoruz. Saat 19.00 gibi evde oluyorum. Ertesi gün provasını yapacağımız bölümlerin kasetlerini seyredip notlar alıyorum. Ardından biraz müzik, yanında bir tütsü ve saat 22.30'da uykudayım...
Gündemde turne var mı?
Bill T. Jones çok sık turne yapan bir grup. Kasımda Fransa, İtalya, Almanya ve İspanya'dayız. Sonra da Washington...
Bill T. Jones hakkında...
1982'de Bill T. Jones ve Arnie Zane Dans Kumpanyası'nın ortaklığıyla kuruldu. Uluslararası arenada adını ilk olarak ünlü baterist Max Roach'ın yer aldığı 'Intuitive Momentum' galasında duyurdu. Repertuvarını dünyanın dört bir yanından dansçılarla genişleten grup 30'u aşkın ülkede gösteri yaptı.
Bill T. Jones, dans ve tiyatronun eşsiz birleşimi olarak nitelendirilen bir grup. 1986'da Lyon Bienali'nde sergilenen 'Last Supper'la (Son Akşam Yemeği), New York Dans ve Tiyatro Ödülleri'nden ikisine sahip oldu.
BBC kanalında belgeseli bile gösterilen grup 1994 yılında 'Still/Here' çalışmasını Brooklyn Müzik Akademisi'nde sergiledi. Başarılı topluluk, son olarak 'We Set Out Early' çalışmasıyla Ekim 1997'de Kennedy Merkezi ve 98'de de Peacock Tiyatrosu'nda sahneye çıktı.