Genel resim doğru ama...

Genel resim doğru ama...
Genel resim doğru ama...
Deniz Gamze Ergüven'in yönettiği Fransa'nın en yabancı film Oscar'ı dalındaki adayı 'Mustang', mahalle baskısına maruz kalan beş kız kardeşin öyküsünü anlatıyor.
Haber: UĞUR VARDAN - ugur.vardan@radikal.com.tr / Arşivi

MUSTANG (Not: 2.5/5)
Yönetmen: Deniz Gamze Ergüven
Oyuncular: Güneş Nezihe Şensoy, Doğa Zeynep Doğuşlu, Elit İşcan, Tuğba Sunguroğlu
Yapım: 2015, Fransa - Türkiye
Süre: 97 dakika

Doğru hikâye, yanlış karakterler...’ Bu yıl Fransa’yı “En iyi yabancı film Oscar’ı” dalında temsil edecek olan Deniz Gamze Ergüven imzalı ‘Mustang’i ben kendi adıma kısaca böyle özetleyebilirim. Karadeniz yöresindeki bir sahil kasabasında beş kız kardeşin gelenekler, örf ve âdetler, çevre baskısı vs. altında varoluş mücadelesini anlatırken bu topraklara ait ikiyüzlü ahlaki normları ve erkek egemen kültürü sorgulamaya çalışan film, genel resmi doğru konturlarla çiziyor ama detaylarda istediği etkiyi sağlayamıyor.

Fransa Oscar için Türkçe 'Mustang'i neden seçti?

Samimi, samimi olmasına da...
Hikâyenin geçtiği yöreden çok başka yerlerde yetişmiş ve oraya tesadüfen yolları düşmüş gibi görünen kızlar, giyim kuşamları, tavırları, konuşma biçimleri, tarzları ve yaklaşımlarıyla zaten yeterince ‘yabancı’lar, bir de işin içine arka plandaki ‘Yerellik’ girince, sanki filme buradan bakanlar bir noktadan sonra yabancı gibi duruyor.
Ergüven’in, Fransız sineması etkileri taşıyan yumuşak anlatımı esnasında öykü birden çok çarpıcı olaya ve meseleye uğrarken film bu aşamalarda bence hızını ve vuruculuğunu da kaybediyor. Öte yandan ‘Mustang’in genel olarak anlattıklarını gündelik hayatın içinde görmüyor muyuz, elbette görüyoruz. Bu yanıyla da film, izleyenini farklı duygularla ve gelgitlerle baş başa bırakıyor.


Bu arada Ergüven’in burayı ‘oryantalist’ bir bakış açısıyla ele aldığı ve Batı’nın ‘Mustang’i bu tür bir refleksle bağrına bastığı şeklinde ‘kulağımıza çalınan’ iddia ve eleştirilere gelince... Evet, dışarıdan bakan biri filmdeki karakterlerin genel resme oturup oturmadığını belki fark etmeyebilir ama Ergüven’in birtakım hesaplarla yola çıktığını ve filminin bütün gücünü ‘Oryantalizm’den aldığını düşünmüyorum. Naçizane düşüncem şudur ki, yönetmen iyi bir hakem misali gördüğünü çalmıştır, yani filmde anlattıkları bence Ergüven’in, oradan (yaşadığı Fransa’dan yani) kökleri olan bu coğrafyaya baktığı ve gördüklerinin ifadesidir. Yani yönetmen ve filmi, samimidir. Ama aynı filme biz buradan baktığımızda ‘Mustang’in meselesinin samimiyet değil, derinleşemeyen ve havada kalan karakterler ve olay örgüleri olduğunu görüyoruz...

İneboluluların Oscar heyecanı

Meksika'da Melisa Sözen'li jüriden 'Mustang'e ödül

Türk yönetmenin filmi Fransa'nın Oscar adayı oldu