Genişleyen ufuklar

TÜRSAK'ın Garanti Bankası sponsorluğunda düzenlediği 5. Uluslararası Çevre Filmleri Festivali, Bodrum'da geçen dört yılın ardından, İstanbul'da ilk kez seyirci karşısına çıktı.
Haber: SEVİN OKYAY / Arşivi

İSTANBUL - TÜRSAK'ın Garanti Bankası sponsorluğunda düzenlediği 5. Uluslararası Çevre Filmleri Festivali, Bodrum'da geçen dört yılın ardından, İstanbul'da ilk kez seyirci karşısına çıktı. Festivalin ana teması, 'Doğadaki Ayak İzlerimiz'di. Bunların pek de hayırlı izler olmadığını söylemeye gerek yok.
Çevreye karşı duyarlılığı artırmayı amaçlayan festival, ekonomik kriz nedeniyle TÜRSAK'ın şehri İstanbul'da düzenlendi ama, gerçekleştirilmiş olması, hepimizin artı hanesine yazılabilir. Garanti Bankası'nın yanı sıra, Kültür Bakanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi desteklerini esirgemediler, Doğal Hayatı Koruma Derneği-WWF Türkiye de danışmanlık hizmeti sundu.
Umarız Çevre Festivali, bütün zorluklara rağmen kalıcı bir etkinlik olur.
Danslı, gösterimli açılış
5. Uluslararası Çevre Filmleri Festivali, hayli farklı bir törenle açıldı. TÜRSAK, bu kez yalnızca film gösterimiyle kısıtlı kalmayıp, 'Seyahatname'den çevre temalı bir bölümüyle bir dans gösterisi de sundu. Ama festivalin tek farklı yanı, açılış töreni değildi. Özellikle konulu uzun metraj filmlerde, 'çevre' kavramının kapsamı daha da genişlemişti. Doğrudan doğruya fiziki çevreyle ilgili filmlerin yanı sıra, sosyal ve kültürel çevre sorunlarını da ele
alan filmler izledik. Özellikle 'Kentlerin Doğası' bölümündeki filmler (ki, jüride yer alan iki yönetmenin filmleri, Fred Kelemen'in 'Alacakaranlık'ı ile Erik De Bruyn'ün 'Vahşi Hayaller'i de bunlar arasında yer alıyordu), benzer festivallere paralel olarak, TÜRSAK Çevre Filmleri Festivali'nin de ileride daha geniş ufuklara açılacağına işaret eder gibiydi.
Yazar (Muhteşem Süleyman) ve senarist (Himalaya) Louis Gardel'in başkanlık ettiği, evsahibi üyeliğini ise Mustafa Altıoklar'ın üstlendiği uluslararası uzun metraj jürisinin beşinci üyesi Dominique Soyer ise, çizgi filmleriyle Monachus Monachus (Akdeniz Foku) Belgesel ve Kısa Film yarışmasına da yarışmacı olarak katıldı. Süha Arın
başkanlığında Hale Künüçen, Nergis Yazgan, Hatıra Şenkon ve Elif Verün'den oluşan jürinin değerlendirdiği filmlerin yanı sıra, programdaki diğer belgeseller ise
'Doğaya Saygı', 'Doğadaki Ayakizlerimiz' ve Yeşil Şemsiye' bölümlerinde seyircinin beğenisine sunuldu.
Belgesellere yoğun ilgi
İstanbul'da ilk yılı olmasına rağmen, 5. Uluslararası Çevre Filmleri Festivali, izleyiciden yoksun kalmadı. Festival sponsorlarından Bilgi Üniversitesi'ndeki gösterimler fazla ilgi görmese de, Fransız Kültür ve Alman Kültür salonlarındaki belgesellerin kalabalık bir izleyici kitlesi çekti. Girişler ücretsizdi ama, malum, mevsim yaz. 5. Uluslararası Çevre Filmleri Festivali'nin diğer gösterim salonları, Levent'teki Sinema TÜRSAK ile, uluslararası jürinin filmleri izlediği Beyoğlu Beyoğlu Sineması'ydı.
Nefes nefese bir tempo
5. Uluslararası Çevre Filmleri Festivali, uzun metraj ile belgesel ve kısa film yarışmalarının sonuçlarının açıklandığı ödül töreniyle sona erdi. Bu festivalin en olumlu, umut verici bölümü olan kısa film maratonunda gerçekleştirilen filmler de kapanış gecesinde gösterildi. Genç sinemacıların nefes nefese bir tempoyla çektiği bu filmlerin varlığı festivale renk, enerji ve umut katıyor.
Kapanış Gecesi'nde ayrıca, 'Park', 'Üç Kıtada Devri Âlem Anadolu' ve uluslararası uzun metraj film yarışmasında birinci olan film de gösterildi. Önümüzdeki yıla, ufku daha da genişlemiş bir 'Çevre Filmleri Festivali'nde buluşmak umuduyla.
Bir yönetmen: Erik de Bruyn
Uluslararası Uzun Metraj Jürisi üyesi Hollandalı yönetmen Erik De Bruyn, aynı zamanda 'Vahşi Hayaller'(Wild Mussels) adlı filmiyle festivale katıldı. Açılış gecesinde ilk sorduğu şey, 'Kentlerin Doğası' bölümündeki filminin neden yarışmalı bölümde yer almadığıydı. De Bruyn böylece, 'çevre filmleri' konusundaki iki kamptan birinde doğal olarak yer aldı: Çevre filmi deyince 'akdeniz fokları' ve
'denizkaplumbağaları' bekleyen seyircilerle daha geniş anlamda bir çevrenin varlığını kabule açık olanlar. 'Vahşi Hayaller', onun beş yıllık bir hazırlık sonrası gerçekleştirebildiği ilk uzun metrajlı filmi. Anlaşılan Hollanda'da da film çekecek parayı bulmak hiç kolay değil. Yönetmene göre, devlet yardımı ve TV katkısı sağlayabilmek için, yönetmenler ister istemez bir özsansür uygulamak durumunda kalıyor. Sosyoloji ve iletişim bilimlerinden sonra sinema eğitimi de gören De Bruyn, sinemada yönetmenliğin yanı sıra asistanlık, müzik çalışmaları ve oyunculuk da yapmış. Şu sıralarda, para sorunlarıyla boğuşarak yeni filmine hazırlanıyor. Burada festivalde izlediğimiz 'Vahşi Hayaller' ise 21 Haziran'da başlayacak olan Moskova Film Festivali'ne katılacak.