Gerçekten 'efsane' bir geceydi

Gerçekten 'efsane' bir geceydi
Gerçekten 'efsane' bir geceydi

John Legend, bir canlı performanstan beklenen her şeyi tam kıvamında sundu izleyenlerine. FOTOĞRAF: MUHSİN AKGÜN

20. İstanbul Caz Festivali'nin son gecesinde Harbiye Açıkhava'da sahneye çıkan 9 Grammy'li John Lagend, soyadına yaraşır 'efsane' bir performansa sergiledi.
Haber: ÇAĞLAYAN ÇEVİK - ccevik@hurriyet.com.tr / Arşivi

Düzenli futbol maçı izleyenler veya en azından büyük turnuvaları takip edenler, bilir. Zaman zaman öyle futbol maçları olur ki, ertesi gün gazetelerde atılacak manşetleri tahmin etmek hiç de zor olmaz. Sabah gazetelerde maça dair haberlere baktığınızda ya manşetler ya da yorum yazıları muhakkak beklenen cümleyi kurarlar. Bunun iki sebebi vardır. Ya kötüdür, ya da iyi. 20. İstanbul Caz Festivali’nin son gecesinde sahneye çıkan alan 9 Grammy ödüllü John Legend konserin manşeti de bir gece önceden belli futbol maçları gibiydi. Dün akşam ilk defa İstanbullularla bir araya gelen John Legend, hakikaten soyadının hakkını veren ‘efsane’ bir performans sergiledi.
Birkaç yıl önce adını ilk defa duyduğumuzda ‘Daha eti ne budu ne, Legend adıyla çıkmış piyasaya’ diye sorguladığımız John Legend, gerçekten bu ismin hakkını veren bir müzisyen olduğunu canlı izleyen herkese bir kere daha ispatladı.
Bilhassa 2000’lerin başı itibariyle Amerikan müzik piyasasında izlenen bir yoldur. Adı sanı duyulmuş birkaç hiti olan şarkıcılarla düet, feat yap, kısa süre sonra albüm çıkar, beraber klipte oyna... Başarı garantili bir şöhret olma metodu. Şeklen benzer yolu izleyip ilk solo albümünden önce Jay-Z, Kanye West, Alicia Keys gibi ünlü birçok isimle görünüp düet yapan John Legend, biraz farklı ama. Daha önceki senelerde karşımıza çıkan Justin Timberlake çevresinden yola çıkıp daha sonra R&B görünümlü rap, hip-hop sularına girenlerden çok farklı olarak şarkıları arasındaki hip-hop örneklerini bile soul’la harmanlayıp genellikle soul-gospel kulvarında ilerleyen isimlerden. Kendisinin her fırsatta Stevie Wonder hayranı olduğunu söylemesi boşuna değil. 29 Temmuz akşamı güncellenmiş ve tertemiz bir Motown gecesi yaşattığını söylemek hiç yanlış olmayacak.
Sanki yan mahallenin delikanlısıymış gibi rahat ve süsten uzak sahneye adımını atan Legend, herkese ‘takma adı’ ile ilgili samimi itiraflar yaptıracak performansına kısacık bir selamın ardından hızlı kontra atakla başladı. Şarkılarını uzun aralar vermeden birbiri ardına söyleyen Legend, ‘Everybody Knows’, ‘Dancing in The Dark’, ‘Again’ gibi herkesin eşlik ettiği şarkılar kadar, yeni şarkılarından da seslendirdi.
Canlı bir performanstan beklenen her şeyi tam kıvamında sundu izleyenlerine. İyi ses, iyi beste, iyi müzik, sağlam bir eşlikçi orkestra unutulmaz bir geceye imza atan Legend, sahneye çıktığı andan itibaren izleyicileri o kadar çabuk etkisi altına aldı ki, tek bir el hareketiyle ritm kaçırmadan eşlik ediyordu Harbiye Açıkhava. Legend’i dinlemeye gelen binlerce kişi de gecenin hakkını veriyordu aslında, genç yaşlı herkesin nota sektirmeden eşlik etmesi gecenin etkileyici anlarındandı.
Konserin tam ortasında ses The Doors cover’ı ‘Light My Fire’ı soul sosuyla dinlettikten sonra vitesi yükselten Legend, beşinci şarkıda ceketi çıkarıp hayranlarına çığlık attırdı. ‘Yan mahallenin delikanlısı bir ara seyircilerin arasına da daldı, Açıkhava’daki çığlıklar eşliğinde ve hayranlarını ‘atletli’ bir bisle uğurladı. Legend’i kariyerinin zirvesindeyken buralara getiren İKSV’ye (ve konserin sponsoru Matraş’a) teşekkürü borç biliriz.