Gezi işimi çok kolaylaştırdı

Gezi işimi çok kolaylaştırdı
Gezi işimi çok kolaylaştırdı
Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi Mert Kaya, Brezilya'daki 2013 Haziran direnişini anlattığı 'Aşk Bitti/ Acabou o Amor' adlı bir belgesel çekti. Belgeseli tamamlamak için Indiegogo'da kampanya başlatan ve "Gezi'yi deneyimlemiş bir gözün Brezilya'ya bakması önemliydi" diyen Kaya, Türkiye'den, Gezi'nin yaşandığı topraklardan geliyor olmanın işini çok kolaylaştırdığını söylüyor.
Haber: ÖZGÜR DUYGU DURGUN / Arşivi

‘Acabou o Amor’… Türkçesi ’Aşk Bitti’. Brezilya’da 2013 Haziran’ında yaşanan protestoların Gezi Parkı’ndan bir göz tarafından anlatılacağı bir belgesel. Gezi’den Brezilya’ya bakan bu projenin başında çiçeği burnunda gencecik bir yönetmen, Mert Kaya var. Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimleri ve Uluslararası İlişkiler Bölümü ikinci sınıf öğrencisi olan Mert Kaya, 2011-2012 döneminde Brezilya’da yaşamış, aktivistlerle ve belgesel ekipleriyle tanışmış. Gezi protestolarını takip ederken aynı zamanda Brezilya’da yaşananları araştırmış ve tüm bunlardan aldığı ilhamla bu projeye soyunmuş. İşgal evlerinde, sokaklarda, tümü canlı ve gerçek mekanlarda çekilen ’Acabou o Amor’ Mert Kaya’nın ilk belgeseli. Kurgusu kadar yapımı da kolektif mantığa dayanan belgesel için Indiegogo’da bir kampanya sürüyor. Belgeselin fragmanı ve projenin meramına dair her şey burada: https://www.indiegogo.com/projects/documentary-acabou-o-amor--2
Gerisini Mert Kaya’dan dinliyoruz: 


Hikayenin başına gidelim, seni Brezilya’ya götüren neydi?

Brezilya’da 2013 Haziran’ında yaşanan protestoları Türkiye’de deneyimlediğimiz Gezi Direnişi’nden ayrı düşünmenin çok mümkün olmadığını düşünüyorum. 2010 yılından beri Tunus’tan İspanya’ya, Tahrir’den Wall Street’e yaşanan isyan-işgal deneyimleri de bu iki ülkede yaşadığımız deneyimler birlikte düşünülebilir. Bu anlamda Türkiye’de Gezi’yi deneyimlemiş bir gözün Brezilya’ya bakması önemliydi diye düşünüyorum. Ama neden Brezilya derseniz bu sorunun cevabı aslında daha önce Brezilya’da yaşamamda yatıyor. 2012’de bir yıl boyunca yaşadığım São Paulo’da tanıştığım aktivistlerin Haziran eylemlerindeki etkisi ve onları tekrar ziyaret etme, deneyimlerini dinleme ve aktarma isteği benim için bu projenin çıkış noktalarındandı. Bu proje aslında Gezi Direnişi’nin bıraktığı deneyim ve enerjinin aktığı kanallardan biriydi benim için. Böyle bir süreç sonrasında Gezi’ye tekrar bakmaya ve Brezilya’daki protestoları anlama çabası ise benim için temel motivasyondu diyebilirim. 



İlk belgeselinde nasıl bir deneyim yaşadın? Oradaki aktivistler bu projeye nasıl katıldılar?
Daha önce belgesele dair deneyimim amatör projelere destek vermek, asistanlık yapmaktan çok öteye değildi. Ancak bu deneyimleri edinme safhasında filmimizin yapımcılığını yapan, aynı zamanda da yakın arkadaşım, Umut Kocagöz’ün emeklerinden bahsetmemem mümkün değil. Deneyimlerini benimle paylaşarak beni Brezilya’daki çekim sürecine hazırladı. Sonrası ise orada benimle gönüllü olarak çalışan arkadaşlarım ve São Paulo’da yaşadığım sürede tanıştığım ve dost olduğum yardımcı yapımcımız Ian Okomato’nun yardımlarıyla gerçekleşti. Bu noktada deneyimleri ve varlıklarıyla güven duymamı sağlayan Can Hocam (Can Candan) ve Fikret Hocam’ın (Fikret Adaman) katkıları da asla yadsınamaz. Belgeselde yer alan karakterlerin çoğuyla tanışıklığım Brezilya’da geçirdiğim bir yıllık süreden kalma aktivist ve sinemacı çevre aracılığıyla oldu. Brezilya’daki eylemlerin çağrıcısı olan MPL’den (Movimento Passe Livre, Özgür Geçiş Hareketi) arkadaşlarım aracılığıyla eylemlerin ilk gününden beri sokaklarda olan insanlara ulaşabildim. Bir diğer yandan pek çok insana da sadece bir mail atarak ulaşabildim. Türkiye’den, Gezi’nin yaşandığı topraklardan geliyor olmak sanırım bu konuda önemli bir yardımcı etkendi. Çünkü onlar da en az bizim orayı merak ettiğimiz kadar burada ne olduğunu merak ediyorlar. 



Türkiye ve Brezilya’da yaşanan siyasi konjonktürdeki benzerlikler dışında insan hikayeleri ve talepleri açısından iki ülke halkı arasında ne gibi ortaklıklar gözledin? Siyaset oradaki insanların hayatında nasıl bir yerde, Türkiye’deki kadar merkezi mi?
Politikanın nasıl ve ne yaptığımızda gündemimizde olduğu, ya da Türkiye’de ne kadar/nasıl insanların gündeminde olduğunu bile sorunsallaştırabiliriz bu soru üzerinden. Ancak benim bu konuda söyleyebileceklerim sadece Brezilya’da belgesel çalışmasında görüştüğüm insanların anlattıklarıyla sınırlı olabilir. Benim çekimler için orada bulunduğum dönem Brezilya’da genel seçimler dönemiyle örtüşmekteydi. Bu da insanların bu konu özelinde daha fazla makro politikaya entegre oldukları ve konuştukları bir zamandı. Ancak bunun dışında Haziran protestolarının insanların politik alana katılımlarının artmasında etkili olduğunu söylemek sanırım yanlış olmaz. Görüştüğüm insanlardan kayda değer bir bölümü protestolar sonrasında siyasal alanda daha aktif yer almaya başladıklarını anlatıyorlardı. 



Belgeselinin tamamlanması için bir web üzerinden bir kampanya başlattın. Gereken paraya ulaşıldığında neler olacak? Belgeselin gösterimi için plan ne?
Belgesel 20 bin dolar bütçeli. Ancak bu zamana kadar geçen süreçte insanların gösterdiği dayanışma sayesinde çekimler tamamlandı. Mesela prodüksiyon sürecinde kullanılan ekipmanların tamamı Türkiye ve Brezilya’dan arkadaşlarımdan ödünç aldığım malzemelerden oluşmaktaydı. Yine de şu an belgeseli bitirebilmek için prodüksiyon sürecinde olduğu gibi bir dayanışmaya ihtiyaç var. Deşifreler, çeviriler, tanıtım, kurgu gibi masrafları karşılamak için 10 bin dolara ihtiyacımız var. Bunun için de kitlesel fonlama yöntemiyle bir kampanya başlattık. İhtiyacımız olan şey para olduğu kadar, en ufak yardımla dayanışmanın ortaya konması da. Başından beri kolektif bir süreçle ortaya çıkmasını istediğimiz bu belgeseli, aynı şekilde tamamlama çabasındayız. Filmin Brezilya’da gösterilmesi istiyoruz. Ancak belgeselin asıl amacı Türkiye’deki izleyici kitlesine Brezilya’da yaşananlara dair bir fikir vermek ve Brezilya’daki insanların deneyimleriyle kendi deneyimleri arasında bir karşılaştırma fırsatı vermek.