Gideni aratmayacak

Sanat dünyasında 2001 yılının önemli gelişmelerinden biri de 3 Mart 2001 tarihinde yürürlüğe giren 5846 sayılı yeni Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu.
Haber: GÜL ALTAN / Arşivi

İSTANBUL - Sanat dünyasında 2001 yılının önemli gelişmelerinden biri de 3 Mart 2001 tarihinde yürürlüğe giren 5846 sayılı yeni Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu. Ancak, fikir hırsızlarına ciddi yaptırımlar getiren,
'fikir sahiplerinin' haklarını koruma iddiasındaki yasa, bir türlü çıkmayan tüzükler yüzünden uygulamaya geçemedi.
Dünyanın neresinde olursa olsun bir yasanın tam anlamıyla uygulanabilmesi için, kademe kademe ve zaman alan değişikliklerin yapılması gerekiyor. Bu yüzden umut vaat eden, ancak uygulamaya geçilemeyen yeni yasa konusunda karamsar değiliz. Geçtiğimiz hafta Pera Palas'ta yeni yasaya açıklık kazandırmak için Kültür Bakanlığı Telif Hakları Daire Başkanı Günay Görmez ve Müzik Yorumcuları Birliği (MÜYORBİR), Müzik Eserleri Sahipleri Grubu (MSG) ve Radyo Televizyon Yayıncıları Birliği (RATEM) katılımıyla dört gün süren toplantılar düzenlendi. Yasanın bir maddesini 'doğru' bulmayarak dava açan MÜYAP ise bu toplantılara katılmadı.
Bakanlık 'gözetleyecek'
Toplantılar sonucunda, yasaya aykırı bir şekilde davranan kuruluşların 'ekran kapatma, yayın durdurma' gibi cezalarla karşılaşacakları, yasal boşluklar nedeniyle çıkan sorunların 'kısa' zamanda çözümleneceği ve Kültür Bakanlığı'nın
'denetleyici' konumunu sürdüreceği kesinlik kazandı.
Ancak hâlâ meslek birliklerine dair tüzüğün neden geciktiğine, tüzüğün hazırlanan taslağının neden antidemokratik bulunduğuna dair sorular yanıtlanmadı.
TESİYAP (Televizyon ve Sinema Yapımcıları Meslek Birliği), FİLMYÖN (Film Yönetmenleri Meslek Birliği) ve SESAM (Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği) gibi, sinema alanında Türkiye'nin önemli meslek birlikleri, yeni yasa söz konusu olduğunda 'gelenin gideni aratmayacağı' konusunda hemfikir. Ama geciken yönetmeliklerden de kaygılılar...
Görüş almak üzere bu sefer de soluğu, yapımcı ve yönetmen meslek birliklerinde aldık.
***
KADRİ YURDATAP (SESAM Başkanı)
Her çıkan yasa eskisine göre daha faydalıdır,
bu da eskisine göre çok faydalı ama eksikleri vardır. Örneğin 1995'ten önceki yapımlara uygulanmıyor bu yasa. Bu da 6 bin filmin içinde telif hakkının dışında kalacak 5 bin 950'nin üzerinde yapım anlamına geliyor! Telif Hakları Yasası sinema alanında tam yeterli değil şu anda. Yine de bu yasa, birçok konuda çok yararlı. Hırsızlığı engelliyor her şeyden önce. O küçük insanlar şu anda bilmiyorlar ne olduğunu ama, milyarlarca lira para, yıllarca hapis... Bunlar son derece caydırıcı.
***
YAVUZ ÖZKAN (FİLMYÖN Başkanı)
Eski yasaya göre, yeni Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu elbette çok ileri bir adım. Ancak yeni yasanın uygulanması, bir sistem kurulması ya da oturma sürecinde bazı sıkıntılar yaşanıyor. Bunlardan en önemlisi yasa ile yasanın uygulanması için gerekli olan yönetmeliklerin yer yer çelişiyor
olması. Bu nedenle çeşitli davaların açılmaya başlandığını biliyoruz. Öte yandan yasada hak verirken bir başkasının hakkını gasp eden maddeler de var. Çok önemli olan bir başka nokta ise yönetmeliklerin çıkarılmasının gecikmesi. Yasal zorunluluklara göre, bütün yönetmeliklerin yasanın yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde çıkarılması gerekiyordu. Ancak 9.5 ay geçmesine rağmen halen çıkmamış yönetmelikler var. Bu da bazı hak kayıplarına neden olacak.
***
OSMAN SINAV (TESİYAP Kurucu
Yönetim Kurulu üyesi)

Yeni yasa Türk sinemasına yarar sağlayacak. Biz bu yönde TESİYAP'ı kurma çalışmasındayız.
Bu yeni yasayla bugüne kadar yapımcının genel bir imzayla devraldığı bütün haklar artık tek tek yazılı olacak ve hiçbir zaman bir eserin manevi hakları devredilemeyecek. Dolayısıyla o eserin formatıyla ilgili değişiklik bütün eser sahiplerinden onay alınmadan yapılamayacak.
Tabii ki yönetmeliklerin bir an önce çıkması gerekiyor. Ancak komik olan Türkiye'nin, Avrupa Birliği'ne girmek üzere olan bir ülke olması ve Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu
yönetmeliklerinin hâlâ hazır olmaması. Yasası ve yönetmeliği olmayan, hakları
korunamayan bir sektör uluslararası platforma açılamaz ve hatta varlığını sürdüremez.
***
UMUR BUGAY (TESİYAP Başkanı)
Yasa, yazara, yönetmene, müzikçiye yani bir filme can verenlere, haklar veriyor. Eskiden sadece yapımcıların oluyordu haklar. Yapımcı olmamıza rağmen, kendimiz riske girip para kazanıyor ya da kaybediyor olmamıza
rağmen biz bu yasanın çok olumlu sonuçları olanacağına inanıyoruz.
Eğer ki karşılıklı medeni, yasaya uygun anlaşmalar yapılırsa hiç kimsenin şikâyeti olmayacak. O eski karanlık dönem bitmiş olacak. Hepimizin filmleri, kimimiz senaryosunu yazmışız, kimimiz çekmişiz bunca zamandır oynuyor ve bütün hakları satılmış durumda. Bu yasa, hakları gerçek sahiplerinin
eline veriyor. Tabii uygulamada büyük bir sorumluluk alınmalı. Çıkan yasa Avrupa ölçülerinde, yönetmeliği de çıkacak elbet. Biz de çıkacak olan tüzüğe göre yapılanma önlemlerimizi alıyoruz. Sanatçı haklarını karşılıklı oturup maddelere, yasal noktalara bağlayacağız.